Kanald de duyduğum bir habere göre Başbakan Erdoğan BUGÜN incelemye alındı.
Başbakan Erdoğanın Öcalana 2 Kere '' Sayın Öcalan '' dediği için incele başlatıldı Başsavcılık tarafından.
Başbakan Erdoğan İncelemeye Alındı!
36
●2.108
- 26-03-2007, 19:11:23MisafirErdoğan aktaşın çok güzel bir yazısı var
‘Sayın krizi’ ne kadar mantıklı?
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın yıllar önce yaptığı bir konuşmada terör örgütü lideri Abdullah Öcalan’dan “Sayın” diyerek söz etmesi ne anlama gelir? Buradan yola çıkarak, Türkiye Cumhuriyet Başbakanı’nın, bir teröriste ‘saygı duyduğu’ sonucunu çıkarmak ne kadar mantıklı? Soruları çoğaltalım…
Başbakan, PKK sempatizanı olabilir mi?
Örgüte yakınlık mı duyuyor?
Bir siyasi partinin lideri olarak, Öcalan’ın liderliğini mi yüceltiyor?
Bu soruların her biri ne kadar saçma sapansa, Başbakan Erdoğan’ın, Öcalan’a “Sayın” dediği gerekçesiyle tartışma yaratmak da o kadar saçma değil mi? Bu konuda laf söylemenin, nefes tüketmenin, vakit kaybetmekten başka bir anlamı var mı?
Siyasilerin, siyaset ilişkileri gereği en çok kullandıkları kavram ‘sayın’ değil midir? Başbakan ana muhalefet liderine, muhalefetin adamları iktidarın isimlerine, milletvekilleri diğer partilerin temsilcilerine her zaman ‘sayın’ diye hitap etmez mi? Hatta en ağır ithamlar, hakarete varan söylemlere, ‘sayın’ diyerek başlamazlar mı? Bu bir alışkanlık değil midir?
Tayyip Erdoğan’a siyaseten destek olması için söylemiyorum tüm bunları. Sadece haksızlık yapıldığını düşünüyorum. Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı’nın bir teröriste saygı duyduğunu düşünebiliyor musunuz?
Basit bir ‘dil sürçmesi’ ya da ‘alışkanlık’ niçin bu kadar abartılıyor? Ayrıca ‘sayın’ kavramı üzerinde bu kadar tartışıldıkça ve ‘sayın’ ifadesini kullananlar cezaevine gönderildikçe, bu ifadenin normalleştiğini, hata sanki sadece bir teröriste aitmiş gibi hayatımıza girdiğini ve her ‘sayın’ denildikçe akla sadece o ismin geleceğini niye düşünmüyoruz?
‘Sayın’ ifadesi bir yana, terör örgütünü ve onun temsilcilerine bu zamana kadar nasıl hitap edildiğinin farkında mısınız? Bizim geleneğimizde, çok yakın, samimi bulduğumuz insanlara adının kısaltılmasıyla hitap ederiz. “İbo, Reşo, Mami, Memo” gibi.
Yıllardır bu ülkede, siyasetçiler dahil herkes, bir teröriste, çok samimi ifadeyle “Apo” diye hitap etmedi mi? Bu alışkanlık dile oturmadı mı? Kim o? Komşunuz mu? Akrabanız ya da askerlik arkadaşınız mı? Birlikte okula mı gidip geldiniz? Ne demek Apo? Bu ne samimiyet?
Konu terörle mücadele olunca, kullanılan kavramlar, kelimeler çok daha önemli hale geliyor. Neyin ne zaman ve nasıl kullanılacağı daha da bir anlam kazanıyor.
Daha öncede yazmıştım. PKK terörü ile mücadele için ABD ile işbirliği yapıldı, ve Türkiye Emekli Orgeneral Edip Başer’i görevlendirdi. Edip Paşa’ya da “PKK Koordinatörü” sıfatı verildi. Bu kadar saçma bir isimlendirme olur mu? Neyi koordine edecekler, terör örgütünü mü? Oysa bu işin adı ‘Terörle mücadeledir.’ Ve bu alanda kavramları doğru kullanmak zorundasınız.
Yıllarca bir teröriste çok samimi arkadaşınmış gibi “Apo” dedik, ondan sonra bir dil sürçmesine takıldık. Olacak iş mi?
Tartışacağımız daha ciddi sorular var. - 26-03-2007, 19:13:54Üyeliği durdurulduEvet. Halkın çoğnluğu siyasetten uzaklaştırılmasını istiyor Erdoğanın.****** adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 26-03-2007, 19:14:42MisafirO lafları başbakan iken söylememiş ayrıca lütfen yukarıdaki yazıyı oku abi.Haymac adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
kısa ve öz ''Basit bir ‘dil sürçmesi’ ya da ‘alışkanlık’ niçin bu kadar abartılıyor? ''
