İlk kez fransalı bir siyasetçiyi tebrik ettim. Nede güzel söylemiş. Ne işimiz bizi AB'de ? Bizi isteyen yok ki zaten...

Fransa'da iktidardaki Ulusal Halk Hareketi UMP ile muhalefetteki Sosyalist Parti arasında kıyasıya bir Türkiye tartışması yaşanıyor. İçişleri Bakanı Nicolas Sarkozy'nin lideri olduğu UMP, Türkiye'nin hiçbir zaman AB üyesi olamayacağını savunurken, Sosyalistler “tam üyelik hedefiyle müzakereye devam” diyor. Fransız Dışişleri Bakanlığı'nın düzenlediği organizasyon çerçevesinde görüştüğümüz UMP Uluslararası İlişkiler ve Avrupa İşleri Direktörü Pascal Drouhaud imtiyazlı ortaklıkta ısrarlıydı. Drouhaud, “Gümrük Birliği'nde, siyaset, savunma ve teknoloji alanlarında imtiyazlı ortaklık istiyoruz. Türkiye'nin fedakarlıklarını anlıyoruz ama gerçekleri de görmemiz lazım. 10 yıl sonra Türkiye'nin değişeceğini söylüyorlar ama bunlar tuzak. Türk halkı büyük hayalkırıklığına uğrayacak” dedi. Drouhaud, genişleme sürecine karşı olduklarını da ilginç bir örnekle dile getirdi: “Avrupa'nın motoru durdu. Ünlü transatlantik Titanik'te de böyle olmuştu. Gemi bir süre motorsuz gitmişti. Türkiye'nin girmesi AB'de patlamaya yol açar. Kamuoyu öncelikle yeni giren 10 ülkenin entegre edilmesini istiyor. Önümüzdeki 10 yılda da bu kamuoyunun değişeceğini hiç sanmıyorum. 10 yıl sonra 50 yıldır bekliyor olacaksınız. O zaman da hadi 20 yıl daha bekleyin demek saçma olur.”
UMP'li yetkili Fransızlar'ın aslında AB'nin 2004'teki 10 ülkeyle genişlemesini de istemediğini, halkı dinlemek gerektiğini söylüyor. Ama kendisine, AB'nin, Romanya, Bulgaristan ve Hırvatistan'a hatta diğer Balkan ülkelerine de genişlemesi ile ilgili bu kadar tartışma kopmadığını hatırlattığımızda, Türkiye'yi istememe nedenlerinden birinin de din olduğunu, Avrupa'nın Hıristiyan köklere sahip olduğunu söylüyor.
UMP'den, “Türkiye'yi AB'ye almayacaklar” düşüncesiyle çıktıktan sonra görüştüğümüz Sosyalist Parti yetkilileri tablonun o kadar da karanlık olmadığını gösterdi. Zaten Partinin Uluslararası İlişkiler Direktörü Alain Chenal'in ilk sözleri de “Sosyalist Parti'nin çoğunluğu Türkiye'nin AB üyeliğini destekliyor” şeklindeydi. Türkiye'nin AB için tehlike değil, artı olacağını söyleyen Chenal, Türkiye'nin başta Fransa olmak üzere tüm Avrupa'da imaj çalışmasına girmesi gerektiğini vurguluyor.
KKTC'den asker çekin
Fransız Dışişleri kaynakları ise daha dikkatli bir dil kullanıyor. Fransız yetkili “Oyunun kuralları var. Bu kurallara uyup uymadığına bakılarak Türkiye kararı verilecek” diyor. AB'de Türkiye'den Kıbrıs konusunda pozitif bir hareketin beklendiğine dikkat çeken Fransız yetkili “Kuzey Kıbrıs'taki asker sayısının azaltılmasının” çok iyi bir jest olacağını savundu.
Vatan
28 Aralık 2005 - 10:23