• 13-03-2009, 19:57:00
    #1
    Üyeliği durduruldu
    Su krizi ile ilgili olarak oluşturulan Ulusal Komisyonda, bir süre önce rafa kaldırılan, Türkiye'den su ithali konusunun uygulanabilir olup olmadığı tartışıldı.

    Yahudi Ulusal Fonu yöneticilerinden Russell Robinson, Ulusal Komisyonda yaptığı konuşmada, geçtiğimiz yıllarda unutulup gitmiş olan fikrin yeniden yaşama geçirilmesi için Fonun hem İsrail ve Türk hükümetleriyle hem de İsrailli özel girişimcilerle görüşmeler yürüttüğünü açıkladı.

    Yahudi Ulusal Fonu yetkilileri, bugünkü global mali kriz ortamında, deniz suyunun arındırılıp tatlı su elde edilmesine yönelik projeler için yatırımcı bulmanın zorluğunu dile getirdiler. Aynı yetkililer, söz konusu kriz ortamının, yeni koşullar ortaya koyduğunu, nakliye maliyetlerini de düşürerek, su ithalini daha ekonomik bir duruma getirdiğini ifade ettiler.

    Robinson ile diğer Fon yetkilileri, Türkiye'den su ithalinin yanı sıra İsrail'in bir yenilik geliştirmeye odaklanmasının yararlı olacağını söylediler.

    İsrail Dışişleri Bakanlığı danışmanlarından Ehud Keinan da, Türkiye'den su ithaliyle ilgili planların gerçekleşememesinin nedenlerine işaret ederken, yüksek maliyetler, teknik zorluklar ve Türkiye'deki bazı içsel sorunları buna gerekçe olarak verdi. Keinan'ın, Türkiye'den su ithali konusunda 2002-2006 yılları arasında bilfiil çalıştığı belirtiliyor.

    -SON YILLARIN EN BÜYÜK SU DARBOĞAZI-

    Kış mevsiminin büyük ölçüde kurak geçmesi ve Mart ayı başındaki yağışların da yetersiz olması nedeniyle İsrail, son 10 yılın en ciddisi olarak nitelenen su krizinin içinde bulunuyor.

    Ülkenin belli başlı su kaynaklarının düzeyinin, bu yaz sonu itibarıyla tehlike sınırlarının da altına düşmesi bekleniyor. Örneğin, ülkenin en büyük su kaynaklarından biri olarak kabul edilen Kinneret Gölü'nde (Celile Denizi) su yüzeyinin, tatlı su teminindeki en önemli kaynaklar olarak kabul edilen bir kaç yeraltı su havzasındaki seviyelerin kabul edilebilir minimum seviyelerin de altına ineceği öngörülüyor.

    Son yağışlar öncesi, ülkenin son 80 yılın en büyük su krizi ile karşı karşıya bulunduğu ifade ediliyordu.

    AA
  • 13-03-2009, 20:03:53
    #2
    Üyeliği durduruldu
    Aslında manavgat ırmagı denize akacagına satsak gelir olabilir.


    (Şahsi düşüncem)
  • 13-03-2009, 20:11:45
    #3
    Üyeliği durduruldu
    Dakota adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aslında manavgat ırmagı denize akacagına satsak gelir olabilir.
    (Şahsi düşüncem)
    arkadaşım o gelir ve gider bize bi faydası olmaz yani
  • 13-03-2009, 20:12:08
    #4
    Zıkkımın kökünü içsinler Gerçi,suyun klorlanması da bizden deyip suya onların vahşiliklerini teskin edici bir ilaç geliştirip suyla beraber göndersek de olur.
  • 13-03-2009, 20:14:24
    #5
    şimdi bunlar ilerde su içinde savaş çıkarırlar.ama illa alacak olursa parayla alırlar türkiyeden kimsenin bundan şüphesi olmasın.ama susuzluktan ölseler fena olmazdı.
  • 13-03-2009, 20:17:16
    #6
    medya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    arkadaşım o gelir ve gider bize bi faydası olmaz yani
    Bunun nedenini açıklayabilir misiniz? (meraktan soruyorum)
  • 13-03-2009, 20:23:10
    #7
    Üyeliği durduruldu
    Cenk adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bunun nedenini açıklayabilir misiniz? (meraktan soruyorum)
    TÜRKİYE DE yaşıyorsan zaten bilmen lazım
  • 13-03-2009, 20:25:04
    #8
    Bunlar suyu alırlarsa en az 99yıllığına alırlar
    Sonra da manavgat şelalesiymiş, şuymuş, buymuş, kullandırtmazlar kendi suyumuzu parasını verdik diye...
    En iyisi tanker başına satmak yada dökülsün denize...
  • 13-03-2009, 20:25:30
    #9
    medya adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    TÜRKİYE DE yaşıyorsan zaten bilmen lazım
    Herhalde biliyoruz neyin ne olduğunu. Farklı görüşler veya fikirler duymak açısından sordum.

    O yüzden yok Uganda'da yaşıyorum açıkla o zaman?