• 15-02-2009, 13:19:23
    #1
    Fransa’nın eski Avrupa İşleri Bakanı Jouyet, AB Dönem Başkanlığı sırasında Cumhurbaşkanı Sarkozy’nin Türkiye’nin önemini kavradığını ve AB üyeliğine daha sıcak baktığını bildirdi

    Geçen aralık ayında Fransa’nın Avrupa İşleri Bakanlığı’ndan ayrılan Jean-Pierre Jouyet, 6 aylık AB Dönem Başkanlığı’nı gazeteci Sophie Coignard ile birlikte değerlendirdiği, “Une Presidence de Crises” (Krizlerle geçen bir başkanlık) adlı kitabında, sözü edilen dönemde Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy’nin Türkiye’ye bakışında önemli değişim olduğunu savundu.
    SARKOZY'DEN U DÖNÜŞÜ
    Avrupa İşleri Bakanlığı’ndan ayrıldıktan sonra “borsa polisliği” olarak da bilinen Fransız Finans Piyasaları Kurumu (AMF) Başkanlığı’na getirilen Jouyet, kitapta kendisini, “Türkofil” (Türk dostu) olarak nitelendirdi. Jean-Pierre Jouyet, Sarkozy’nin Türkiye’ye bakışındaki olumlu değişimde ciddi rolü olduğunu ve bu yüzden Ermeni kökenli Bakan Patrik Deveciyan’la sıkıntı yaşadığını savundu.

    SARKOZY'Yİ NASIL İKNA ETTİLER?

    Sarkozy’nin, başta Türkiye’nin AB üyeliğine şiddetle karşı olduğunu ve “Türkiye’ye istikrar getireceğim diye AB’de istikrarı bozamam” dediğini hatırlatan Jouyet, Dışişleri Bakanı Bernard Kouchner ve Cumhurbaşkanlığı Diplomasi Başdanışmanı Jean David Levitte’le birlikte Sarkozy’nin bu konuda “yol almasını” sağladıklarını belirtti. Jouyet, Sarkozy için, “Onu, Türkiye’nin Avrupa savunmasında bir temel direk olduğuna, içinde yer almadığı veya tam onay vermediği müddetçe bir şey yapılamayacağına ikna ettik” ifadesini kullandı.

    NASIL İKNA OLDU?
    Jean-Pierre Jouyet, Türkiye’nin Ortadoğu’da Suriye ve İran’la diyaloğun anahtarını elinde tuttuğunu, üstelik Avrupa kapısında laik bir ülke olduğunu vurguladı. Türkiye ve Fransa’nın Avrupa’da laik cumhuriyet niteliği olan iki ülke olduğunu belirten Jouyet, “İstanbul’da gezinirken Londra ve Brüksel’den daha az çarşaflı kadın görüyorsunuz” şeklindeki gözlemini aktardı.

    Eski Bakan, “Hem Asya ve Ortadoğu ile diyaloğu geliştirmeyi istemek hem de Türkiye’ye üyelik perspektifi vermemek nasıl olabilirdi?” diye sordu.

    Jouyet ayrıca, eski Cumhurbaşkanı Jacques Chirac’ın Fransız Anayasası’na 2005’te Türkiye’yle ilgili zorunlu referandum hükmü koydurmasını, “ikiyüzlülük” şeklinde değerlendirdi.


    Yola gelmesi beni sevindirdi doğrusu..Umarım en büyük engelimiz olan SARKOZY ve devleti yolumuzdan çekilir..

    İ.Haber
  • 15-02-2009, 13:25:32
    #2
    iki ihtimal var
    1) Gördüler ki sesimiz gür çıkıyor.
    2) Yine oyalamak için bir laf başlattılar.
  • 15-02-2009, 16:34:52
    #3
    was
    Üyeliği durduruldu
    Türkiyeyi avrupa birliğine al maz laar. 70 milyon küsür genç nüfuslu bir ülke avrupanın dengelerini alt üst eder.Siz olsanız kabul eder miydiniz birliğinize? Ben etmezdim maalesef.Ayrıca Türkiye'nin mevcut sorunları devam ettiği sürece Avrupaya alsalar ne olur almasalar ne olur.Biz istenen seviyeye geldiğimizde kendileri Avrupa birliğine girmemiz için ısrar edecekler.Ama o günlere daha çok var.Ayrıca birini kapıda bekletip istediğiniz şeyleri yaptırmak ve şart koşmak varken ne diye direk eve alasınız.Yaptıkları sadece evden biraz uzaklaştığımızda "hadi gel gel birazdan içeri alacaz seni" demek.Avrupaya girmemize en az 25 yıl var bir mucize olmazsa.
  • 15-02-2009, 16:42:01
    #4
    was adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Türkiyeyi avrupa birliğine al maz laar. 70 milyon küsür genç nüfuslu bir ülke avrupanın dengelerini alt üst eder.Siz olsanız kabul eder miydiniz birliğinize? Ben etmezdim maalesef.Ayrıca Türkiye'nin mevcut sorunları devam ettiği sürece Avrupaya alsalar ne olur almasalar ne olur.Biz istenen seviyeye geldiğimizde kendileri Avrupa birliğine girmemiz için ısrar edecekler.Ama o günlere daha çok var.Ayrıca birini kapıda bekletip istediğiniz şeyleri yaptırmak ve şart koşmak varken ne diye direk eve alasınız.Yaptıkları sadece evden biraz uzaklaştığımızda "hadi gel gel birazdan içeri alacaz seni" demek.Avrupaya girmemize en az 25 yıl var bir mucize olmazsa.
    +rep... süpersin
  • 15-02-2009, 16:47:36
    #5
    Üyeliği durduruldu
    Durduk yere yola gelicek değil tabiki.. Ayak yapıyor söyledikleri haricinde kim bilir neler var bunun altında..
  • 15-02-2009, 17:04:54
    #6
    Türkiye'yi AB. ye almazlar, çünkü AB. meclisinin sandalye sayısı ülkelerin nüfusuna göre belirleniyor, kimin nüfusu fazla ise onun birlik içindeki rölü artıyor, Türkiye şuan AB. ye girmiş olsa en büyük nüfusa sahip 3. ülke olacak.

    Sadece bu da değil Türkiye'nin nüfusu genç ve hızla artıyor, oysaki Almanya ve Fransa'nın nüfusları durağan yada azalıyor, bu da gelecekte onların AB. yönetiminde Türkiye'nin gölgesinde kalacağını gösteriyor, tek korktukları şey bu. Eğer birliğe bizi alırlarsa 20-30 yıl sonra Avrupa birliği değil Türkiye birliği gibi birşey çıkacak ortaya.

    Düşünün; Fransa-Almanya bir araya geliyor Avrupa birliğini kuruyor, amaç tamamen kandi çıkarları. Türkiye geliyor birlik içindeki bütün kozlarını ellerinden alıyor yada bu kozlara ortak oluyor, siz olsanız böyle bir ülkenin üye olmasını istermiydiniz? Yada bir tezgah kurup kapı kulu mu yapmak isterdiniz?
  • 16-02-2009, 13:05:31
    #7
    Üyeliği durduruldu
    was adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Türkiyeyi avrupa birliğine al maz laar. 70 milyon küsür genç nüfuslu bir ülke avrupanın dengelerini alt üst eder.Siz olsanız kabul eder miydiniz birliğinize? Ben etmezdim maalesef.Ayrıca Türkiye'nin mevcut sorunları devam ettiği sürece Avrupaya alsalar ne olur almasalar ne olur.Biz istenen seviyeye geldiğimizde kendileri Avrupa birliğine girmemiz için ısrar edecekler.Ama o günlere daha çok var.Ayrıca birini kapıda bekletip istediğiniz şeyleri yaptırmak ve şart koşmak varken ne diye direk eve alasınız.Yaptıkları sadece evden biraz uzaklaştığımızda "hadi gel gel birazdan içeri alacaz seni" demek.Avrupaya girmemize en az 25 yıl var bir mucize olmazsa.
    Hangi istenen seviyesinden bahsediyorsunuz. Romanya ve Bulgaristan permeperişanlar. Onların yanında biz dünyanın en müreffeh ülkesiyiz. Onlar girebiliyor da biz giremiyorsak altında başkla şeyler aranmalıdır, ki zaten neler olduğunu da herkes biliyor.
  • 16-02-2009, 13:23:03
    #8
    was
    Üyeliği durduruldu
    spider58 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Hangi istenen seviyesinden bahsediyorsunuz. Romanya ve Bulgaristan permeperişanlar. Onların yanında biz dünyanın en müreffeh ülkesiyiz. Onlar girebiliyor da biz giremiyorsak altında başkla şeyler aranmalıdır, ki zaten neler olduğunu da herkes biliyor.
    Bahsettiğim Atatürk'ün hedeflediği muassır medeniyetler seviyesi.Uzun uzun anlatırsam şimdiye kadar gelmiş geçmiş siyasilere eleştirilerden tutun ağır ihtamlara da başvuracağımı düşünüyorum ve bunun yeri r10 değil.Konuyu siyasete çevirmemek için kısa kesiyorum.Benim bahsettiğim istenen seviye , muassır medeniyetler seviyesinden , hayallerinizdeki ve Atatürkün hayalindeki Türkiye'den ne anladığınıza göre değişir. İyi günler dilerim.