Hadi işlerden bıktık, birazcık sohbet olsun...
Çok para kazanmak için kendini yiyip bitirmeye gerek yok...
Senin olan başkasına gitmez, başkasının olan sana gelmez...
İnsan yaratılmadan, rızkı yaratıldı...
Ancak nasılsa rızkım bellidir, Rabbim kefil dir diye atalete düşmek, yan gelip yatmak da caiz değil.
Bir Allah cc dostu şöyle der:
İnsan geçimi için maişetini kazanmak için evden çıkarken şöyle niyet etmeli; "Ya Rabbi sen rızkına kefilsin, beni şimdiye kadar doyurduğun gibi her zaman korur gözetirsin ancak sen bize çalışmayı, rızkımız için koşturmayı vacip kıldın, senin rızanı kazanmak, emrine uymak için çıkıyorum, sen işlerimi kolaylaştır."
Para kazanmak az veya çok kazanmak zekayla, güçle, kuvvetle alakalı değil, tamamen Rabbul Alemin dilemesiyle alakalı..
Çok para çok mutluluk değildir, önemli olan gönül zenginliği ve kanaattir...
EN büyük zenginlik kanaattir...
Hatta bazen Allah cc daha az zeki, daha tembel bazı insanlara çok mal mülk verir ve adeta der ki; kulum bu iş sadece benim dilememle olur...
Bir gün padişahın birinin yolu bir dervişin yanına düşmüş,,, Dervişe sormuş, derviş der misin bu dünyada benden daha zengini var mı?
Padişahım onu bilemem ancak sizin servetinizin bir bardak su kadar değeri yoktur onu bilirim...
Padişah şaşırır, ey derviş bu nasıl olur der...
Derviş der ki;
padişahım diyelim ki, ıssız bir çöle düştünüz ve suyunuz tükendi, günler geçti bir yudum su içemediniz,,,
-ee
-O zaman size bir bardak su versem ve desem ki servetinin yarısını ver bu suyu sana vereyim, ne dersiniz?
-Yani öleceğime verdim gitti yarısını.
-Peki suyu içtiniz ama çıkaramıyorsun günler geçti ama dışarı çıkaramıyorsun, çatlayacaksınız nerdeyse,,
-Eeee
- Dışarı çıkarabilmek için kalan servetinizi de verir misiniz?
- Ölmekten iyidir, verdim gitti..
-Gördünüz mü sizin servetinizin değeri bir bardak su kadar bile değil...
Çok para kazanmak senin elinde mi
9
●566
- 13-02-2022, 02:36:40
- 13-02-2022, 02:42:44Kesinlikle bu konuda nasip, kader işine inanıyorum.
Bende çok sevdiğim bir hikaye alıntılayayım.
Tebdil-i kıyafet İstanbulu teftiş etmeye çıkan Sultan II. Mahmudun yolu bir kahvehaneye düşer
Müşteriler bu kahvehanenin sahibine Tıkandı Baba diye seslenmektedir
Padişah bunu garipser ve merak edip sorar: Bu Tıkandı Baba namı nereden gelmektedir?
Bunun üzerine uzun hikayesini anlatmaya başlar Tıkandı Baba
Bundan birkaç sene önce rüyamda bir havuzun etrafını çevrelemiş bir kalabalığa rastladım
Bir baktım burada herkesin gürül gürül akan bir çeşmesi var
Benimkini sordum, ince bir suyun nazlanarak aktığı küçük bir çeşme gösterdiler
Üzüldüm tabi
Sonra Benimki de onlarınki gibi aksa´ diye biraz sitemle bir ağaç dalı aldım ve oluğu açmaya uğraştım
Ben böyle uğraşırken elimdeki dal kırılarak çeşmeyi tıkadı ve biraz evvel incecik de olsa akan su, artık sadece damlıyordu
Bu kez ´Hiç olmazsa eskisi kadar aksın´ diye zorladım, çeşme tamamen tıkandı
Ben yine açmak için uğraşırken birden Hızır göründü ve bana ´Tıkandı baba tıkandı, artık uğraşma´ diye seslendi
O gün bu gün adım ´Tıkandı Baba´ kaldı
Hangi dala elimi attıysam o dal kurudu
Tıkandı Baba´nın anlattıkları merhametli Sultan Mahmud´u üzer
Saraya dönerken adamlarına bir hindinin içine altın doldurup kahveye götürmelerini emreder
Akşamüzeri hindiyi alan Tıkandı Baba çok mutlu olur
Ancak ´Viran olası hanede evlad u iyal var. Çoluk çocuk evde aç biilaç bekleşirler. En iyisi ben bu hindiyi satayım da evimin ihtiyaçlarını göreyim´ der ve hindiyi satar.
Ertesi gün adam göndererek Tıkandı Baba´nın durumunu soran padişah, bir değişiklik olmadığını öğrenince adamlarına:
Bir ay boyunca bu adama her gün bir tepsi baklava göndereceksiniz. Her baklava diliminin altında da bir altın olacak diye emir verir
Adamlar söylenileni yerine getirir ve bir tepsi baklavayı götürüp Tıkandı Baba´ya verirler.
Ancak Tıkandı Baba, tıpkı daha önceden gönderilen hindi gibi bu baklavayı da satar
Tabi Tıkandı Babanın aklına nereden gelsin baklavadan hindiden altın çıkacağı
Sultan Mahmud bir ay sonra, bu sefer üzerinde padişah kıyafetleri ile Tıkandı Baba´nın kahvehanesine gider
Padişah, Tıkandı Baba´ya sorar:
- Tıkandı Baba sana hiç baklava gelmedi mi?
- Geldi Sultanım, hem de her akşam.
- Peki sen ne yaptın o baklavaları?
- Sattım, evimin ihtiyaçlarını giderdim Sultanım.
Bunun üzerine padişah, Tıkandı Baba´nın bu haline dayanamaz ve onu alıp saraya götürür
Hazine odasının kapısını açtırarak ´Şuradan küreği al, daldır, ne gelirse hepsi senindir´ der
Tıkandı Baba heyecandan küreği ters tutarak altın yığınına daldırır. Küreği kaldırıp bakar ki küreğin ucunda düşmek üzere olan bir altın var. Bunun üzerine padişah, ´Baba senin burada nasibin yok´ der.
Sonra da adamlarına ´Alın bu adamı Mahmutpaşa´ya götürün. Bir taş beğensin. O taşı ne kadar uzağa atarsa o mesafedeki malı mülkü ona verin´ diye emreder
Çok sevinen Tıkandı Baba, büyük bir taş parçasını alır, büyük gayretler sonucu kaldırır ancak tam atacağı sırada heyecandan elindeki taş başına düşer ve Tıkandı Baba oracıkta ölür
Adamlarından bu durumu öğrenen Sultan Mahmud artık ne yapsın?
´Vermeyince Mabud, neylesin Mahmud´ sözüyle bu hikayeyi özetler... - 13-02-2022, 02:47:53bütün zenginliği de ilmi de hristiyanlara vermesi de ne bilim.. fakirlik ise müslümanlara has bir şey. acaba biz yanlış taraftamıyız diye insan sorgulamıyor değil.masumkurt adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 13-02-2022, 02:53:32Çalışkanlık , temizlik , adalet vs. vasıflar eskiden bizlerdeydi şimdi ise Avrupa insanına geçmiş durumda malesefKaRneL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 13-02-2022, 02:54:01eğer çok çalışmayla olsaydı en çok çalışanlar madenciler. onlar en zengin insanlar olurdu. herşey kader kısmet nasip işi ama çalışmakta var işin içinde.
çok para kazanmak bizim elimizde olsa; herkes zengin olmak isterdi.kim fakir olmak isterki.
kiminin parası var aklı yok. kiminin aklı var parası yok. - 13-02-2022, 03:01:15Çok güzel anlatmışsınız fakat biz nasip-kader'e kadar geliyoruz yani orda tıkanıyoruz. Ama Nasip-Kader den sonra ki muhabbetler nötr kalıyor. Sonrasında pasif kalıyoruz kendimizi kilitliyoruz sanki. Zihnimiz pasifleşiyor haddim deģil belki ama elbette fakirlik peygamber mesleğidir derler ama peygamberimiz zamanının en zengin insanı da olmuştur. Bu kısmıysa herkes bir iki kelimeyle geçiştirir. Fakat derinlemesine ya bir araştıralım diyen pek fazla bulamazssınız. Yani fakirlik güzellemesi belli bir yerden sonra zarar veriyor nasıl ki her şeyin fazlası zararsa bu da öyle. Şuna benziyor bu olay Yoldan geçerken çok çok kötü halde bir insan görünce ne diyoruz "Allah yardım etsin" yahu Allah zaten bizi göndermiş insanlara yardım için "birbirinize yardım edin" demiş.
Yine haddim değil ama kendimizi bu alanlara sıkıştırıp kendi kendi kendimizi kodluyoruz resmen.
Hatam varsa affola. Hayırli vakitler... - 13-02-2022, 03:03:22Yanlış anlamayın bende Müslümanım ama hangimiz Müslümanlığın şartlarını gerektiği gibi yerine getiriyoruz ki?KaRneL adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Bir yerde parayı eksik vermiş olayım en yakın zamanda gider veririm hak geçmesin diye.
Ama gel gelelim sinirlenince küfür ediyorum çok.
Yanlış para dönüşü olsun veya hakkımdan fazlası verilsin hemen söyler geri dönüş yaparım hak geçmesin diye.
Ama gel gelelim senelerce bahis oynadım.
Bunlar kendimden örnek.
Geçtiğimiz aylarda Honda Türkiye de fabrikasını kapattı ve verilen tazminatlar ve işçilere davranışlarını gördük.
Kaç müslüman şirket sahibi aynı davranışı yapar ki?
Kuran-ı kerim de bahsedilenleri hangimiz düzgünce yapabiliyoruz.
Ona göre kefen biçmek gerekir.
Müslüman ülkeler din ve bilimi beraber götüremedi.
Müslüman ülkelerde ki üst makamlar din'le hep halkı oyaladı kendi çıkarları için.
Din'ler insanları ilgilendirir ülkeleri değil, ülke liderleri din'leri insanlara bırakıp bilime yönelmediler ki.