ABD yönetimi, Amerika ve genel olarak Batı toplumlarında 11 Eylül mağduru rolünü oynarken, İslam ülkelerinin de içinde bulunduğu Doğu toplumlarında komplo teorilerini tartıştırarak "yenilmez imparatorluk" imajını güçlendiriyor

ABD doğu ve batı dünyasında farklı propaganda faaliyetleri sürdürmeye devam ediyor.

Kendi ülkesinde kamuoyunda 11 Eylül saldırılarını örnek göstererek "demokrasi ve özgürlüklerin" tehlike altında olduğu şeklinde bir kampanya yürütüyor.

ABD seçimlerinin Demokrat ve Cumhuriyetçi iki adayı da bu propagandayı devam ettirmeye hevesli olduklarını 11 Eylül törenlerine birlikte katılarak gösterdiler.

Ancak, ABD yönetimi üçüncü dünya diye tanımlanan geri kalmış ülkelerde ve özellikle İslam dünyasında, saldırıların El-Kaide gibi kendisine düşman örgütlerin işi olmadığı şeklindeki komplo teorilerinin tartışılmasını el altından destekliyor.




ABD yönetimi bir yandan 11 Eylülle ilgili kahramanlık figürleri üretiyor

Çok sayıda ABD'li öğretim görevlisi bu teorilerin yaygınlaştırılmasında görev alıyor.

Bu öğretim görevlileri kamuoyunda tartışılan teorilerin gündemden düşmesi ya da inandırıcılığını yitirmesi durumunda yeni teorileri piyasaya sürüyorlar. Bir yandan da ABD yönetimi muhalifi etiketini kullanarak etki altına almaya çalıştıkları üçüncü dünya ülkelerinde sempati kazamayı hedefliyorlar.
ABD bu sayede "yenilmez imparatorluk" imajını güçlendiriyor.
ABD'ye hiçbir gücün bilgileri dışında zarar veremeyeceği inancını yaygınlaştırıyor.

ABD yönetimi bu kampanyasında aslında oldukça başarılı.

Son olarak ABD'li bir araştırma şirketi tarafından yapılan kamuoyu anketi ABD'nin propaganda savaşında önemli bir mevzi kazandığını gösteriyor.

Dünyanın farklı 17 ülkesinde yapılan araştırmaya katılanların sadece yüzde 46'sı saldırılardan El Kaide'nin sorumlu olduğuna inanıyor.

Yoklamaya katılanların yüzde 15'i saldırılardan ABD hükümetini sorumlu tutarken yüzde 7'si saldırıların arkasında İsrail'in, yüzde 7'si de bir başkasının bulunduğuna inandığını söylüyor.

Araştırmanın Türkiye bölümü çarpıcı

World Public Opinion'ın araştırmasına göre, Türklerin yüzde 36'sı, Filistinlilerinse yüzde 27'si saldırıdan Amerikan hükümetini sorumlu tutuyor.

Yani Türkiye üzerindeki propagandaya inanç, Filistin'den daha fazla. Ancak Mısır'ın biraz gerisinde.
Mısırlıların yüzde 43'ü, Ürdünlülerin yüzde 31'i, Filistinlilerinse yüzde 19'u saldırıların arkasında İsrail'in bulunduğuna inandığını söyledi.

İslam ülkelerinde yapılan araştırma, Müslüman toplumların komplo teorilerine daha fazla inandığını gösteriyor.

Batı'da propaganda ters yönlü

Batı ülkelerinde eylemin El-Kaide tarafından yapıldığına inananların oranı daha yüksek.

İslamafobia diye tanımlanan "İslam korkusuna karşı eyleme geçme bilinci"nin körüklendiği Batı dünyasında propaganda 11 Eylül hakkında ajitatif bir dille Hristiyanlığın ve Batı değerlerinin saldırı altında olduğu şeklinde.

Bu propaganda faaliyetinde, El Kaide imajı olabildiğince korkunç hale getirilerek toplumda kaos ve infial hali oluşturulmaya çalışılıyor.

İngilizlerin ve İtalyanların yüzde 56'sı, Fransızların yüzde 63'ü, Almanlarınsa yüzde 64'ü El Kaide'yi işaret etti.

Almanların sadece yüzde 23'ü, İtalyanlarınsa yüzde 15'i ABD'yi sorumlu tuttu.


Meksika'da halkın yüzde 30'u ABD hükümetini, yüzde 33'ü ise El Kaide'yi sorumlu gördüğünü söyledi.



ABD halkının George Bush etrafında kenetlendiği imajı veriliyor


kaynak