bir kaç gün önce 1 haftalık istanbulda uzun aradan sonra tatil yapmak için istanbulda bulundum.
uzun zamandır istanbulda olmadığım için ilk önce biraz mutluydum. ( neticesinde tekrar istanbul gibi güzel şehiri görüp gezeceğim diye )
5-7 gün arasında öyle şeylere şahit oldum ki , en sonunda şu kanıya vardım. İstanbul türkiyeye ait bir şehir değilmiş. Bizler istanbulda turistmişiz. Aslında suriyelilerin şehriymiş bunu anladım.
-Dükkanların kapıları önündeki her ilanın ilk yazısı arapça , ikincisi ingilizce üçüncüsü bulgarca. allahtan ingilizce ve bulgarcayı koymuşlar. Yoksa ne yazdığını okumak imkansız.
-Duvarlarda satılık ev ilanları gördüm hepsi arapça.
-Taksiye bindim , arap olmadığım için taksiden atıldım. ( nerdeyse taksicinin ümüğünü sıkıyordum ki elimden trafikteki diğer şöförler aldı )
Farklı taksiye bindim , 10 km lik bildiğim yolu 25 km yaparak 3 katı fiyat ile karşıma geldi. Taksi metredeki parayı sordum bu ne diye. Ödemen gereken tutar dedi. Ordada taksiciyi elimden polis aldı. Bir güzel ceza + arabası bağlandı.
-Bir gün boğaz manzaralı bir yere gidip güzel bir kahvaltı yapmak istedim nişanlımla , gittik çok güzel bir yerdi. Oturduk muhabbet sohbet derken , sipariş almaya geldiler. Siparişi alan kişi yine suriyeli ve arapça sipariş almaya çalışıyor. En sonunda anlaşamadık türkçe bilen arkadaşı geldi. Bende huylandım ve yemek istemeden önce mutfağı görmek istedğimi söyledim , ilkin sokmak istemediler sonra polise ihbar ederim diyince korkuyla sokmak zorunda kaldılar. Gördüğüm manzara tüyler ürpetici. Mutfak mutfağa benzemiyor. Yerde böcek ölüler, pis bulaşıklar , kokmuş bir oda. Hemen kalktım.
-Bir gecede hadi ortaköy'e gidip bir kaç parça hediyelik eşya alalım dedik. Girdiğim her dükkan arapça konuşuyor. Aralarında türkçe bilenide var. Ardık sinir ve inat ettim. Tek tek girdiğim dükkanlara sahibi türkmü arap mı diye sorar oldum. Koca çarşıda 2 tane türk sahipli dükkan gördüm ve tüm alışverişimi onlardan yaptım.
-Bir gecede taksime gidelim dedik. Eski taksim aklımda eğlenceli , sokak sanatçıları müzisyenleri var ümidiyle gittik. Evet bir tane grup gördük. 5 10 dakika bir güzel izledik eğlendik. Ardından polis sansürü yediler ve eğlence yarıda kesildi. 3 5 adım sonrasında sağlı sollu , suriyeli arkadaşları gördüm. polis sansürü yok. Yapılan şarkılar , komediler vs vs hepsi arapça .
Demem o ki , burda söylediklerim aslında ırkçılık olarak mı adlandırılır bilmiyorum ama , asıl içimi yakan içler acısı durum şu ki kendi ülkemizde istabul gibi tüm dünyanın gözünün üstünde olduğu şehrin, türklerin şehrinden çıkıp arap şehrine dönmesi beni çılgına çevirdi. Ben istanbul'u her zaman iyi hatırladım. Her zaman hayran kaldım . Ama bu son gidişimle beraberinde istanbul'a artık iğrenti gözüyle bakıyorum.
Siyasi olarak yorum yapmadım. Zannedersem ban sebebide değildir. sadece bir türkiye vatandaşı olarak kendi ülkemde turist olarak dolaşmamın zoruma gitmediğini söylemem koca bir yalan olur.