• 30-12-2018, 00:06:47
    #10
    Yılbaşında gündem yapıldığı, daha yüksek ikramiye verildiği ve daha geniş bir kitlenin algıları ile oynandığı için sizin tabirinizle "tantana" yapılıyor. "Neme gerek" mi diyelim? "Boş ver adam sen de, ne gerek var tantana yapmaya" mı diyelim? Ne diyelim sizce? Görüşlerimizi açıklamayalım mı? Faydalı bir işse izah edin biz de kuyruğa girelim!

    F.Gungor adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Milli piyango her 10 günde bir olan bir etkinlik zaten. Yılbaşında niye bu kadar tantana oluyor anlamış değilim.
  • 31-12-2018, 20:26:17
    #11
    Üyeliği durduruldu
    İbretlik paylaşım, tam elim bilete gitti bu yazıyı gördükten sonra vazgeçtim. Allah razı olsun.
  • 31-12-2018, 21:36:47
    #12
    Amin, ecmain.

    Bir tek kişinin kaybına mani olabildiysem ne mutlu
    mstfcvrm adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    İbretlik paylaşım, tam elim bilete gitti bu yazıyı gördükten sonra vazgeçtim. Allah razı olsun.
  • 31-12-2018, 21:43:15
    #13
    güzel bir şekilde anlatmışsın teşekkürler gayet akıcı ve düzgün bir uslup sonuna kadar zevkle okudum tebrikler verdiğin mesajı çok iyi anladım
  • 31-12-2018, 21:48:55
    #14
    Memnun olum Hocam. Teşekkür ederim, sağolun.
    dandanakan01 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    güzel bir şekilde anlatmışsın teşekkürler gayet akıcı ve düzgün bir uslup sonuna kadar zevkle okudum tebrikler verdiğin mesajı çok iyi anladım
  • 05-12-2019, 12:40:03
    #15
    Yine bir "milli" piyango dönemi geldi. Hala bilet alıyor muyuz gençler?
  • 06-12-2019, 06:12:38
    #16


    Haram kulturel ahlaki hayal mutsuzluk vs bunlari tamamen gectim. Sonuçta insanın kendisinin karar verebileceği şeyler.

    Su goruntuye dikkatli bakarak sans oyunları oynamamak ( Türkiye ) için en büyük neden olur. Küre icerisinde 36 duruyor ve dusen top 36 gozukuyor. Bunun mantikli aciklamasi var mi?
  • 06-12-2019, 09:25:02
    #17
    Şahsen milli piyango oyunlarında bu şekilde bir dolandırma olduğunu düşünmüyorum (şahsi görüşüm). Bu piyango sistemi zaten başlı başına bir nitelikli dollandırıcılık. 100 lira veriyorsun adam karşılığında sana 1 milyonda bir kazanma şansı veriyor, bundan âlâ dollandırıcılık mı olur? Millet hala topla dollandırıcılık yapıldığını savunuyor. Ben böyle bir sistemin sahibi olsaydım ve insanlar kuzu kuzu bana paralarını verseydi (ve nitelikli dollandırıcılık yapma niyetine sahip olsaydım) bu sistemin devamı için gereken tüm güvenlik önlemlerini alırdım.

    eren1989 adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Haram kulturel ahlaki hayal mutsuzluk vs bunlari tamamen gectim. Sonuçta insanın kendisinin karar verebileceği şeyler.
    Su goruntuye dikkatli bakarak sans oyunları oynamamak ( Türkiye ) için en büyük neden olur. Küre icerisinde 36 duruyor ve dusen top 36 gozukuyor. Bunun mantikli aciklamasi var mi?
  • 06-12-2019, 10:52:01
    #18
    the_white adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Milli Piyango bileti almak haramdır veya helaldir demeyeceğim. Zaten dini hassasiyeti olan kişiler neyin ne olduğunu biliyorlar.

    Bu yazıda Milli Piyango dahil her tür şans oyununu etik ve ahlaki yönden yorumlamak istiyorum.

    Yaklaşık 20 yıl öncesine kadar piyango bileti ve (daha çok) kazı kazan bileti alır ve "Belki de sıra sizde" sloganındaki gibi belki bu sefer olur deyip şansımı denerdim. Çok para harcadım. Bir keresinde, akşam vakti otobüsle evime gidecektim (İstanbul Avrupa Yakasından Anadolu Yakasına). Ama elimi cebime attığımda cebimdeki paranın bilet parasına yetmediğini gördüm (bilenler bilir karşı tarafa o zaman çift bilet ücreti ile geçiliyordu). Ben de cebimdeki son paramla kazı kazan bileti aldım. İşte o zaman insanların çaresizlikten ve algılarının yönlendirilmesinden dolayı şans oyunlarına yönlendirildiğini fark ettim. O bilet aldığım son bilet oldu.

    Şans oyunlarında bildiğiniz üzere her zaman mekan kazanıyor. Zaten Milli Piyango'nun 1939 yılında kurulma amacı da bir vesile ile halktan para toplamak ve bu para ile devlet kurumlarının giderlerine katkı sağlamaktı. Oysa bu halk, Kurtuluş Savaşı zamanında elinde olanın büyük kısmını devlete karşılık beklemeden vermişti. Kapitalist şirketler kar amacı güdebilir, kar elde etmek için etik ve ahlaki değerleri görmezden gelir. Kapitalizmin doğasında bu vardır ve normaldir. Ancak vatandaşını düşünen bir devletin tutumu bu olmamalıdır bence.

    Günümüzde vatandaşlar kazanma umudu ile Milli Piyango bileti almak isterken neleri kaybediyorlar?

    - "belki" kelimesini düşük ihtimal olan (%10-20) şeyler için kullanırız. Örneğin "Bu akşam belki yağmur yağabilir". Ama insanlar "Belki de sıra sizde" denilerek yıllarca uyutuldular. Oradaki "belki"nin aslında "milyonda bir ihtimal" olduğunu görmezden gelmek, algıları yönetilmeye alışmış toplumlar için olağan bir tutumdu. İnsanlar muhakeme yeteneklerini kaybettiler.

    - "Belki de sıra bende" deyip saatlerce meşhur biletçilerin bilet kuyruklarında beklediler. Oysaki bu gerçekten bir şans oyunu ise ihtimaller eşitti. Meşhur olan biletçilerin daha fazla ikramiye kazandırmasının yegane sebebi daha fazla sayıda bilet satmalarından başka bir şey olmamalıydı. İnsanlar bunu umursamadılar ve bilet kuyruklarında zamanlarını kaybettiler.

    - Bilet aldığım zamanlarda her ne kadar aksine çaba göstersem de acaba benim biletime ikramiye çıkarsa ne yaparım düşüncesi beynimi meşgul ederdi. İkram... İkramiye... Şans, lütuf gösterip bana ikramda bulunacaktı. Ama hayallerim hep boşa çıktı. İnsanlar, ayağı yere basan hayaller kurma yeteneğini kaybettiler (ve onlarla birlikte ben de kaybettim).

    - Başarılı olmak, para kazanmak için odaklanmak gerekliydi. Çaba göstermek, farklı bir şeyler yapmak ve alın teri dökmek lazımdı. İnsanlar alın teri dökmeden de para kazanabilme ihtimalini tercih edip karşılığında ahlaki değerlerini kaybettiler.

    - Çok para kazanmak isterken gönüllü olarak ceplerindeki parayı kaybettiler (ve işin kötüsü bütün bunlar olurken kendilerini dolandırılmış gibi hissetmediler bile).

    - İnsanlar tecrübe biriktirme konusunda zayıflardı. Devletin yetkilileri, ellerindeki verileri kullanarak vatandaşının çıkarını düşünmeli ve gönüllü olarak zarara girmeye çalışsalar bile vatandaşını korumaya yönelik önlemler almalıydı. İnsanlar "insanı yaşat ki devlet yaşasın" anlayışında olan devlet yetkililerini kaybettiler.

    - Biletlerini aldılar ve sonuçlar açıklanana kadar hayal kurmaya başladılar. Çalışma gayretleri, zaten kısa süre sonra çok zengin olma ihtimalinden dolayı azaldı. Sonuçlar açıklandı ve her kumarın sonunda olduğu gibi içlerini bir hüzün kapladı. Bunca kayıp vermelerine rağmen hüznün etkisi ile yine işlerine odaklanamadılar. Çok değerli olan konsantrasyonları ve beyin güçlerini kaybettiler.

    - Rüyalarında kazanan numarayı gördüler. Bu numaranın kazanacağına adları gibi eminlerdi. Ama gerçekle kurgunun arasındaki farkı anlamalarını sağlayan basiretlerini kaybettiler.

    MİLYONDA BİR ZENGİNLİK İHTİMALİNİ SATIN ALIP YÜZDE YÜZ KAYBETTİLER
    Ama olsun, onlar sırf eğlenmek ve (geçici süre ile de olsa) mutlu olmak için bilet alıyorlardı. Ve böylece eğlencenin anlamını, gerçek mutluluğu kaybettiler!

    Sonra oturup sebebini anlamaya gayret gösterdiler: Neden mutsuzum, neden başarılı olamıyorum, neden odaklanamıyorum neden? Neden!
    Her bir kelimesine katılıyorum, ısrarla kumar piyango vs ile uğraşanlara tek soru soruyorum, "bugüne kadar bu tarz işlerden para kazanmış ve mutlu hayatı olmuş 1 kişi gösterin bana". Yani büyük ikramiye kazanan ve mutlu huzurlu yaşayan bir tane örnek yok iken diyorum ve susuyorum...