• 11-07-2006, 20:52:44
    #1
    Üyeliği durduruldu
    TÜRKÇE ÜZERİNE

    Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum.
    Göreniniz, bileniniz, Duyanınız var mı?
    Bir ferman yayınlamıştı:
    "Bu günden sonra, divanda, dergâhta,Bârgâhta, mecliste, meydanda
    Türkçe'den başka dil konuşulmaya" diye
    Hatırlayanınız var mı?

    Dolanın yurdun dört bir yanını,
    Çarşıyı, pazarı, köyü, şehri, Fermana uyanınız var mı?
    Nutkum tutuldu, şasırdım merak ettim,
    Dolandığımız yerlerdeki Türkçe olmayan isimlere,
    Gördüklerine, duyduklarına üzüleniniz var mı?

    Tanıtımın "demo", sunucunun "spiker",
    Gösteri adamının "showmen", Radyo sunucusunun "diskjokey",
    Hanım ağanın, "firstlady" olduğuna
    Şaşıranınız var mı?

    Dükkânın "store", bakkalın "market", torbanın "poşet",
    Mağazanın "süper", "hiper", "gross market",
    Ucuzluğun, "damping" olduğuna
    Kananınız var mı?

    İlan tahtasının "billboard", sayı tablosunun "skorboard",
    Bilgi alışının "brifing", bildirgenin "deklarasyon",
    Merakın, uğrasın "hobby" olduğuna
    Güleniniz var mı?

    Bırakın eli, özün bile seyrek uğradığı,
    Beldelerin girişinde"welcome" çıkışında "goodbye" Okuyanınız var mı?

    Korumanın, muhafızın, "body guard",
    Sanat ve meslek pirlerinin "duayen",
    İtibarın, saygınlığın,"prestij" olduğunu
    Bileniniz var mı?

    Sekinin, alanın "platform", merkezin "center", Büyüğün "mega", küçüğün "mikro", sonun "final",
    Özlemin hasretin, "nostalji" olduğunu
    Öğreneniniz var mı?

    İş hanımızın "plaza", bedestenimizin "galeria",
    Sergi yerlerimizi, "center room", "show room",
    Büyük şehirlerimizi, "mega kent" diye
    Gezeniniz var mı?

    Yol üstü lokantamızın "fast food", Yemek çeşitlerimizin "menü",
    Hesabını, "adisyon" diye
    Ödeyeniniz var mı?

    İki katlı evinizi "dubleks", Üç katlı komşu evini "tripleks",
    Köşklerimizi "villa", eşiğimizi "antre", Bahçe çiçeklerini "flora" diye
    Koklayanınız var mı?

    Sevimlinin "sempatik", sevimsizin "antipatik", Vurguncunun "spekülatör", eşkıyanın "mafya", Desteğe, bilemediniz koltuk çıkmağa, "sponsorluk"
    Diyeniniz var mı?

    Mesireyi, kır gezisini "picnic",
    Bilgisayarı "computer", hava yastığını "air bag", Eh pek olasıcalar, oluru, pekalayı, "okey" diye
    Konuşanınız var mı?

    Çarpıcı önemli haberler, "flash haber", Yaşa, varol sevinçleri, "oley oley", Yıldızları, "star" diye
    Seyredeniniz var mı?

    Virvirik dağının tepesindeki köyde,
    "Cafe show" levhasının altında,
    Acının da acısı
    Kahve içeniniz var mı?

    Toprağımızı, bayrağımızı,
    İnancımızı çaldırmayalım derken,
    Dilimizin çalındığına, talan edildiğine,
    Özün el diline özendiğine,
    İçi yananınız var mı?

    Masallarımızı, tekerlemelerimizi,
    Ata sözlerimizi unuttuk,
    Şarkılarımızı, türkülerimizi,
    Ninnilerimizi kaybettik,
    Türkçe'miz elden gidiyor,
    Dizini döveniniz var mı?

    Karamanoğlu Mehmet Bey'i arıyorum,
    Göreniniz, bileniniz,
    Duyanınız var mı?

    Bir ferman yayınlamıştı ...
    Hayal meyal hatırlayıp da,
    Sahip çıkanınız var mı ?


    YUSUF YANÇ

    Internette salak salak gezinirken buldum bu yaziyi.Bilmem hepimiz kendimize pay cikarmaliyiz aslında ( özelliklede ben )
    Dünyanın en eski,en geniş,en güzel dillerinden biriyiz ama bunun farkında olmayıp dilimizi en çok sömüren,karalamaya çalışan milletiz.Keşke Fransızlar kadar dilimize düşkün olsaydık.Artık ülkemizde ne kadar yabancı kelime ile derdimizi anlatırsak,o kadar bilgili olduğumuzu zannediyoruz.Gelişmiş ülke diye tabir ettiğimiz ülkeler bizim dilimizi kıskanması gerekirken,biz onların dilini kıskanıyoruz.Dilimizi kaybediyoruz farkında değiliz.Örneğin Bilgisayar; Bu kadar güzel çevirilen ve tamamen ÖzTürkçe bir kelimeyi neden "PC" ya da "kompütır" olarak kullanıyoruz? Çok mu zor bilgisayar demek?Neden Özgeçmişe neden background diyoruz?Daha mı çekici oluyor?Daha mı kulağa hoş geliyor?Hayır,o zaman Neden?Daha kaç yüzyıl "yoğurt" kelimesiyle gurur duyacağız.Bu kadar geniş ve güzel bir dilden dünyada kullanılan sadece "bir kelime" mi olması gerekir?Tamam dil bilmek çok güzel birşey ama asıl dilini kaybettikten sonra hiç bir anlamı yok.Bunu ne zaman anlayacağız?Unutmayın ki bir milletin bağımsızlığını kaybetmesi,yavaş yavaş ana öğeleriyle başlar ve bunun önemli bir parçası dildir.Ulu Önderimiz Atatürk de bunu sözlerinde zaman zaman vurgulamıştır.Önce Türk Dil Kurumu'nu daha sonra halkımızı bu konu üzerinde hassasiyete davet etmeliyiz.Sandığımızdan çok çok daha önemli bir konu bu
  • 12-07-2006, 10:53:20
    #2
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Teşekkür ederim.
    Bugün için anlamlı bir yazı.
    -----------------------
    Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu yüce Atatürk'ün isteği doğrultusunda 12 Temmuz 1932 günü Samih Rifat, Ruşen Eşref, Yakup Kadri ve Celal Sahir tarafından kurulan Türk Dil Kurumu, yetmiş dördüncü kuruluş yıl dönümünü 12 Temmuz 2006 günü bir dizi etkinlikle kutlayacak.

    İlk tören 12 Temmuz 2006 Çarşamba günü saat 9.30'da Anıtkabir'de düzenlenecek. TDK yöneticileri, çalışma grubu üyeleri ve çalışanları Anıtkabir'i ziyaret ederek çelenk sunacaklar ve saygı duruşunda bulunacaklar.

    Türk Dil Kurumu konferans salonunda 10.30'da başlayacak törenin açış konuşmalarını Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Doç. Dr. Abdüllatif Şener, Atatürk Yüksek Kurumu Başkanı Prof. Dr. Sadık Tural, Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Şükrü Halûk Akalın yapacaktır. Açış konuşmalarının ardından sanatçı Kenan Işık Türkçe üzerine bir söyleşi yapacaktır.

    Türk Dil Kurumunun bütün bilim ve sanat terimlerini tek bir yazılımda toplama çalışması olan Bilim ve Sanat Terimleri Ana Sözlüğü yazılımı da Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Doç. Dr. Abdüllatif Şener tarafından kullanıma açılacaktır. Yazılımda yirmi dört bilim ve sanat dalına ait yaklaşık 23.000 terim yer alıyor. Üretimi tamamlanan ve kullanıma sunulan yazılıma hâlen yürütülmekte olan terim çalışmalarında ve TDK'nin önceki yıllarda yayımladığı bütün terim sözlüklerindeki terimlerin yazılıma aktarılmasıyla yaklaşık 150.000 terimden oluşan sözlük öğretmenlerin, bilim adamlarının, öğrencilerin ve konuya ilgi duyan herkesin temel başvuru kaynağı olacak.

    TDK'nin e-devlet kapsamında yürüttüğü e-Türkçe çalışmasının bir parçası olan Bilim ve Sanat Terimleri Ana Sözlüğü ile birlikte dört yıldır kullanımda olan Güncel Türkçe Sözlük, Kişi Adları Sözlüğü ve önümüzdeki yıllarda kullanıma açılacak olan Derleme Sözlüğü, Tarihsel Sözlük, Atasözleri ve Deyimler Sözlüğü Türkçenin Söz Varlığı Veri Tabanını oluşturuyor. Önümüzdeki yıllarda tamamlanacak olan bütün bu sözlüklerle Türkçenin en büyük sözlüğü 600.000'i aşan söz varlığı ile halkımızın hizmetine sunulacak ve tam metin olarak yayımlanacaktır.

    Kuruluş yıl dönümü etkinlikleri, son bir yılda yapılan çalışmaların değerlendirileceği TDK çalışma gruplarının toplantılarıyla sona erecektir.

    Herkese açık olarak düzenlenecek etkinlikler Türk Dil Kurumu adresinden canlı olarak izlenebilecektir.

    Kamuoyuna saygıyla duyurulur.





    TDK