• 20-12-2007, 14:33:17
    #1
    Çok değil bundan otuz otuzbeş yıl öncelerine gidelim isterseniz. Bayram denildiğinde büyük küçük herkesin içini kaplayan heyecan nasıl anlatılabilir o,bayram telaşesi buKurban-bayrami-mesajlari-

    O yıllarda 8-9 yaşlarında bir çocuk olarak bende kalanları siz değerli kardeşlerimle paylaşmak o günleri yaşamamış olan sizlere bir büyüğünüz olarak anlatmak bana adeta bir borç ancak kendi adıma da bir mesaj verme kaygısı diyebilirsiniz.

    “Nerdeee o eski bayramlar ” klişesini sık sık duyar ancak o eski bayramları öylesine özel yapan şeylerin neler olduğu hakkında pek açıklayıcı şeyler duymazsınız. Geçmişe duyulan özlemin yansıması sanılır bu şikayetler.Ancak maalesef bu geçmişe duyulan özlemin değil,ruhunu yitirmeye başladığımız bu özel günlerin,her yeni sene ile biraz daha yok oluşuna şahit olmanın,bizlere binlerce yıldır o özel günlerde aynı sevinçler ve aynı heyecanlar tattıran duyguları kaybetmenin serzenişleridir.

    Bayram öncesinden tüm ülkede başlardı o büyük telaşe.Devletin en üst kademesinden tutun en mütevazi aile reisine .Öncelikle bayram alışverişi bir ritüel gibiydi.Olmazsa olmaz yani.Ev hanımları haftalar öncesinden bayram münasebeti ile ev temizliğine girişir,çocuklar ise ellerinde hesap makinası olmaksızın bayramda toplayacakları başhiş’in hesaplarını yaparlardı.(Her ne kadar yapılan hesapları hediye edilen mendiller bozsa da.)

    Ve Arife akşamı çocuklar bu ritüelin bir parçası olarak muhakkak banyo yaptırılır (arife gecesi banyo yapmak boy uzatırmış inancı nedeni ile) sabah giyeceği cici bayramlıklar muhakkak yatağın başucunda olur.Ve uzun heyecanlı bir gecenin ardından sabahın erken saatlerinde baba’nın seslenmesi ile birlikte cami nin yolu tutulur.

    Bayram namazı sonunda genellikle hepside birbirini tanıyan cemaat cami kapısının önünde saf olur istisnasız herkes bir biri ile bayramlaştıktan sonra herkes önce evlerine sonrasında ise sırası ile aile büyüklerinden başlayan ziyaret silsilesi ile bayramların en büyük özelliği olan buluşma,ziyaret,hasbıhal bunun yanısıra en büyük özelliklerden biri olan küskünlüklerin son bulması dargın insanların buna son vermesi o eski diye adlandırılan bayramların güzel olarak hatırlanmasında en büyük etkenlerdir.

    Sokaklar çocuklarla dolu maytaplar,çatapatlar,mantar tabancaları en büyük eğlenceleri.

    Toplanılan hasılatlar genelde bu işlerde tüketiliyor.Macuncular,elma şekerciler,baloncular ve pamuk şekerciler her sokağın başında etraflarında onlarca çocuk.Haa bir de ayı oynatıcılarımız vardı o günlerde mahalle aralarından eksik olmayan.Ben her ne kadar çok korkuyor olsamda uzaktan bir yerlerden o hayvanın vahşi görüntüsünün yanısıra nasıl da o adama saldırmadan onun dediklerini yaptığına hayretle bakıyor,akıl sır erdiremiyordum.

    Bu gün bayram.

    Birey olarak toplum olarak bayramın bizlerde yaptığı en büyük çağrışım nedir sizce ?

    TATİL….

    işte bizlere sıklıkla “nerdeee o eski bayramlar”dedirten olgu bu.Bayramı 8/9 günlük tatil olarak algılatan bunun haricinde bayram’ın ruhunu yok eden ,aile büyüklerini, komşularını ,akrabalarını unutan küskünlüklerinin sürmesine,bu toplumun bir nev’i tutkalı olan bu alışkanlıklarımızın terkedilmesinden duyulan bir rahatszlık bir şikayettir bu sözün aslı…

    Kaynak: Seni Çook Seviyorum
  • 20-12-2007, 14:40:30
    #2
    Üyeliği durduruldu
    aynen öyle nerede o eski bayramlar, eskiyi aramıyor değilim. keşke hep çocuk kalsak tertemiz saf duygularımızla
  • 20-12-2007, 14:48:33
    #3
    Eskiler güzeldi de, yinede yenilerde güzel yaa.. hepberaber olduktan sonra =)
  • 20-12-2007, 14:54:05
    #4
    bu kurban olmamış ramazan bayramı olmuş.Nerde et nerde kesim nerde kurbanın yanında yapılan kavurmanın anlatımı
  • 20-12-2007, 20:01:38
    #5
    Ersen.E adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bu kurban olmamış ramazan bayramı olmuş.Nerde et nerde kesim nerde kurbanın yanında yapılan kavurmanın anlatımı
    Aslında haklısınız.Ancak sanırım burada genel bir bayram heyecanı,telaşesi resmedilmeye çalışılmış.Çünkü yazan kişi için o günlerde bayramın ne bayramı olduğundan çok, bayram olması ve o bayramın çoşkusunun bugünlere aktarılması esas alınmış gibi görünüyor.Hoş bir yazı olmuş bence.
  • 21-12-2007, 02:55:26
    #6
    Ya eskinin elemi ve üzüntüsüyle veya geleceğin kaygısıyla hep bu anı yaşamadan gideriz şu dünyadan ne hikmetse...Evet ben de kendi yaşımın dairesi içinde eskileri özlüyor ve eskilere takılıp kalıyorum.Bir de bakmışım içinde yaşadığım an uçup gitmiş...Galiba biz insanoğlunun ortak paydası bu...Tabi bu arada yazıda temas edilen sosyal birlik ve münasabetlere dayalı olguları özlememek elde değil...
  • 21-12-2007, 14:28:59
    #7
    Bu konu hep konuşulur ama ben artık olayın eski bayramlardan ziyade yaşımızla alakalı olduğunu savunuyorum bizim mükemmel dediğimiz yıllardada babalarımız nerde eski bayramlar diyorlardı demekki olay bayramdan ziyade bayramın yaşandığı yaşta
  • 21-12-2007, 14:55:07
    #8
    Tabi yaşta önemli, bir de bayramı güzel yapan, ev büyüklerinin olması dede, nine bunlar olmayınca hiç tadı tuzu kalmıyor. Yani başka deyişle eski insanlar. Ah ah.