• 29-04-2009, 01:46:58
    #1
    Öncelikle bir r10 sakini olarak aşağıda paylaştığım mikro söyleşimizi, yani röportajımızı, teklif aşamasında olumlu karşılayan Yiğit'e teşekkür ediyorum. Birçoğumuzun backdoor ismi ile özdeşleştirdiği Yiğit Konur, bakalım kimmiş, nelerden hoşlanırmış Seo üzerine de internet sektörünün geleceği hakkında yaptığımız bu mikro söyleşinin tamamına Mikro Söyleşi - Backdoor adlı sayfadan ulaşabilirsiniz...
    Bu keyifli söyleşi için Yiğit'e, ardından kaliteli paylaşımları için SeoTeknikleri.Com ekibine teşekkürler...
    1) Söyleşiye Backdoor’u, daha doğrusu Yiğit’i tanımakla başlayabilir miyiz?
    2006 yılından beri “backdoor” rumuzunu kullanıyorum. Anlamına dair net bir fikrim yok aslında. Varolan anlamları da kişiliğim ve geçmişimle alakasız “hacking” terimleri ile çelişiyor. Bir anda aklıma gelmiş olan bir rumuzdu diyebilirim. Kendimden bahsetmem gerekirse; tahmin edilenin aksine çok gencim. 19 yaşındayım. Varolan eğitimimi sürdürüyor,bununla beraber gelir edinmek ve kişisel hobim olan internetle olan yakınlığımı sürdürmek için SEO Danışmanlığı hizmeti veriyorum. Pek çok firma ile sözleşme temeline dayalı olarak çalışmalarda bulundum.
    Karakterim gereği paylaşımı seven bir insan olduğumdan ötürü,bilgilerimin (bilinmesi gereken) bir kısmını seoteknikleri.com blogu üzerinde yayınlıyorum. Kısa sürede çok fazla sükse yapan bir blog oldu gerçekten de. Bu kadar yoğun bir talep beklemiyordum. İlk etapta zevk için yazdığım basit bir blog olduğundan ötürü. Şimdi olayların rengi çok değişti,SEO kelimesinde 1. sıraya yükseldim. Ekibimizi çok genişlettik. Yakuter.com ‘un sahibi “Erhan Yakut” gibi büyük bir değeri bünyemize kattık. Bununla beraber “İbrahim Çakıcı” ve “Hakan Özcan” gibi yazarlarımız da blogumuzda aktif olarak yazı yazıyorlar.
    “…Para kazanmak çok güzel bir şey,ama bunu hakkıyla ve emeğiyle yapmak en güzeli,en tatlısı…”
    “…Deniz Feneri faciası öncesi ,R10 ile beraber, bağış karşılığı pek çok iş yapmıştık; Bağışlarımız insanlara ne kadar ulaşabildi bilemem ama, biz R10.net olarak üstümüze düşeni yaptık…”
    2) R10 webmaster merkezi bir yer ve backdoor bu merkezin seo merkezinde yer alıyor…
    R10.net,senin de dediğin gibi gerçekten çok büyük bir kitle. Bu kitle arasında çok kaliteli insanları cımbızla seçebildiğimiz gibi,avuçla bilgisiz insanı da taşıyabiliriz. Ancak kimseyi bilgisizliği ile aşağılamak haddime değil. Nitekim ben de yolun başında iken SEO hakkında çok sınırlı bilgi birikimine sahiptim. Esas olan,içinizdeki araştırma ilgisi ve sektörünüz ile aranızda olan duygusal bağ Ben SEO’yu çok seviyorum. Karakterim gereği olarak,heyecan ve adrenaline düşkün bir insanım. Bir site üzerinde uyguladığım yeni bir tekniğin sağladığı dönüşümler beni çoğu zaman heyecanlandırıyor. Ayrıca zevk aldığım bu işten para kazanarak eğitimimi sürdürmem,aileme destek olmam ve hayatımı geçindirmem de bana hâz veren duygular. Çevremdeki insanların mutluluğu ile mutlu olabilen bir insanım.
    Daha önce kişisel blogumda da biyografi bölümünde yazmııştım; insanların mutlulukları çok dolaylı yoldan olsa da beni mutlu ediyor. Örneğin,benim yazdığım bir makaleden faydalanarak sitesine optimizasyon yapan ve 100 dolar fazladan kazanan bir kimsenin kız arkadaşına bir adet kırmızı gül alıp onu mutlu etmesi veya ailesine o ay destek çıkması ihtimali dâhi, gece yatağa girip başımı yastığa koyduğum zaman huzur dolu uyumamı sağlayan etkenler. Bu yönüyle çoğu webmastera göre insancıl düşündüğümü,düşünüyorum
    3. Seo dediğimiz uğraşı sürekli tartışılıyor, etik mi değil mi? Sence…
    Bence tamamı ile etik değil. Sonuçta arama motorları belirli programlara ve mantıklara göre sıralama yapıyorlar. Bu sıralama algoritmalarının yine bir insan mantığı ile yazıldığını düşünürseniz olay tamamen etik oluyor. Ancak işin programcılık boyutu böyle değil. Bunu burada net olarak anlatmam mümkün değil ancak programcılık ile ilgilenen arkadaşlar da bana hak vereceklerdir. Sonuçta burada yapılan sıralamada insan zekası yok. Sadece algoritmalar oluşturulurken insan zekası kullanılıyor. Lisede mantık dersi görür müydünüz bilmiyorum ama; p ise q diye bir şey vardır mantıkta. SEO da böyledir. Google belirli kriterleri size sunar,bunların kimisi herkesçe bilinir, kimisi sadece bilmeyi hak eden (burası yanlış anlaşılmasın,herkes herşeyi hak edebilir ama araştıran ve çalışan insanın farkı olması gerekiyor) insanlar tarafından bilinir. Siz bu kriterleri uygularsanız siteniz iyi yerlere gelir. Temelde mantık bu kadar basit.
    Ancak olumsuz dönüşlerin alınmasının ana sebebi,insanların sadece piyasada okudukları makalelerle yola çıkmasıdır. Hiçbir üniversite mezununun, üniversitede aldığı eğitim kalitesi ile harika yerlere gelemeyeceği gibi,siz de kendi okuduğunuz makalelerle bir yere kadar gelebilirsiniz. Bu noktadan sonra yalnızsınız ve kendi başınızın çaresine kendiniz bakmak zorundasınız. İşte biz buna araştırma süreci diyoruz!
    Ben bu süreci tek başıma atlattığımdan ve 2004 yılında henüz yeterli SEO kaynakları bulunmadığından ötürü epey zorlu bir zaman zarfı olmuştu. Yaşımın da genç olması ile beraber heyecanımı muhafaza ederek başladığım bu yolculuk dahilinde e-book ve SEO videolarında tabiri caizse yüzlerce dolar harcadım. Bunları tek tek çevirmemin mümkün olmadığını anladığım an,hepsini kağıda döküp okulumda her ders gizlice masa altından okur olmuştum. İşte yukarıda da sana bahsettiğim gibi Tahir,olay tamamen heyecana bağlı bir iş. Ben sadece bunu ileride para kazanayım,özel üniversitede kendi paramla okuyayım,aileme destek olayım diye yapsaydım,eminim paylaşmadığım bazı bilgi birikimlerine sahip olamayacaktım. Ben SEO’yu seviyorum. SEO benim hayatımda çok büyük değişimler sağladı ve ben bugün belki hayatım boyunca ulaşamayacağımı düşündüğüm noktalara ulaşabildim,daha da büyüyeceğime inanıyorum. İşte bu sebepten ötürü,bu alana ilgili her arkadaşın araştırmak ve çabalamak için kesenin ağzını açması gerekecek Çünkü kimse sabah akşam çalışıp,didinip emeke vererek edindiği bu özel bilgileri bedavaya dağıtıp,değersizleştirmek istemiyor.
    “…özgün içerikten vazgeçmemek her zaman için birinci adım olmalı…”
    “…Düzgün bir TrustRank kazanabilmek ve FreshBot’un gönlünü almak için her gün en az 1 içerik ekleyin…”

    4) Peki Seo adına bilinen en büyük yanlış nedir?

    Gerçekten çok iyi bir soru. SEO adına bilinen en büyük yanlış,SEO Danışmanlarının çok büyük sıralarının olduğu sanılmasıdır. Sırf bu sebepten insanlar SEO Danışmanlarına binlerce lira para döküyorlar. Esasında pek çok uygulama,kendi bildikleri ile eşdeğer düzeyde. Elbette sektörde çok kaliteli ve kendi tekniklerini uygulayan kişiler var ancak piyasayı düşüren kişiler olarak tabir ettiğimiz ucuz yollu danışmanlar,sizin yaptıklarınızdan farklı işler yapmayacaklar. Bundan emin olabilirsiniz. Bu sebepten ötürü SEO Danışmanlığı seçimine çok dikkat etmek gerekiyor. Ayrıca sene 2009 olmasına rağmen hala insanlar site altlarına kelime yığınları ekliyorlar,link değişimleri yapıyorlar. Google Mühendisleri,yapay içeriklere ve yapay linklere karşı önlemlerini çoktan aldılar ve Türk Arama Kalitesi Uzmanları eminim Link Değişim bölümlerini gördüklerinde gülüyorlardır. 100 tane footerdan çıkış yapan sitenin linki ne kadar etkili olabilir ? İnsanları ezberledikleri şeyleri yapmaktan ziyade mantıklı davranmaya davet ediyorum.
    5) Seo adına bildiklerini paylaşmak mı, yoksa az kişi bilsin sektörde yozlaşma olmasın mantığı mı daha doğru?

    Bildiklerini paylaşmak elbette güzel ancak bazı bilgilerin paylaşılmamasından yanayım. Çünkü bu sektöre yeni giren kişiler böylesi ani bir bilgi yüklemesini hak etmiyorlar.Hoş bir cümle olmadı farkındayım ama bizim aylar boyunca yabancı forumlarda bazen yüzlerce dolar harcayıp,çeviriler yaptığımız bazense deneysel çalışmalara aylar ayırararak oluşturduğumuz SEO Tekniklerini 10 dakikada okunacak makaleler olarak ücretsiz olarak sunmak istemiyoruz. Eminim okuyucular da bu kadar emek sarfediyor olsalar,bize hak verirlerdi. Bu arada biz diyorum da,SEO konusunda özgün kaynak üreten kaç kişiyiz ki zaten (:
  • 29-04-2009, 01:55:40
    #2
    Güzel söyleşi olmuş , çalışmasının meyvesini alan bi kardeşimiz tebrik ediyorum.Başarılarının devamını dlerim.
  • 29-04-2009, 01:58:46
    #3
    Çok güzel bir söylesi olmuş, içinde çok anlamlı dersler verilmiş. Söyleşide emeği geçenlerin ellerine ve ağızlarına sağlık.
  • 29-04-2009, 15:17:21
    #4
    Bu söyleşi için için toz66 ve sevgili yigit' e teşekkür ediyorum.

    Ayrıca backdoor' u ne zamandır beri takip ediyorum.Kendisi gerçekten de iyi bir insan en sevdiğim yönü ise bu forumda seo konusunda gerçektende en iyiler arasında yer almasına rağmen kendisi çok mütevazı ve paylaşımı seven bir arkadaşımız.Umarım bu çizgisini hiç bozmadan bu sektördeki benim gibi acemi arkadaşlara yardımcı olmaya devam eder.

    Başarıların devamını dilerim Yiğit Konur
  • 29-04-2009, 16:51:57
    #5
    Serkan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Güzel yorumlar için teşekkür ederim arkadaşlar, söyleşide bilinmeyen ya da hakkında söz söylemekten çekinilen noktalara değinmeye çalıştık... Serkan arkadaşımız da daha önce bir röportaj yapmış sanırım, paylaştığı için teşekkür ediyorum...

    Daha önce de seo üzerine söyleşilerimiz olmuştu, her söyleşimizde klişe sorular sormaktan kaçınıyor, kişiye söyleşiye özel sorular sormaya çalışıyorum... Yiğit de saolsun, söyleşiye özel cevaplarıyla söyleşiyi daha değerli kıldı diyebilirim...

    Bazı önemli noktalar satır aralarında gizli aslında... Yiğit'in dediklerini dikkatlice, irdeleyerek okumakta fayda görüyorum...
  • 29-04-2009, 18:33:10
    #6
    Özellikle Madde 5 çok doğru bir tespit olmuş. Aylar yıllar verilerek elde edilen emekler 10 dk da çöpe gidebiliyor. İnsanların bazı şeyleri kendi çabalarıyla elde etmeleri gerekiyor...
  • 29-04-2009, 18:54:44
    #7
    Micro-PC ile yapılan söyleşi gerçekten çok eğlenceliydi (:
    Toplam 13 soru idi sanırım,yarım kalmış. Devamını micro-pc.com üzerinden okuyabilirsiniz.
  • 29-04-2009, 19:02:47
    #8
    Bir kaç konu dışında hemfikiriz yiğit. MSN'de denk gelirsek o konuları görüşürüz (:
  • 29-04-2009, 20:23:27
    #9
    iyi bir söyleşi olmuz yine içinde ipuçları aradım ama yoktu...