project42 adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Evet internet kitlesinin büyük çoğunluğu sosyal ağ sitelerinde yer alıyor.
Lakin günümüzde özellikle ülkemizde bazı sorun ve problemlerini sosyal ağ sitelerinde aramayan kitle halen çoğunlukta.
Örneğin telefon, tablet ya da bilgisayar kullanımını 3 4 senedir gerçekleştiren onlarca teyze ve kadın bulunmakta ülkemizde. Bu kişilere sen facebook üzerinde, twitter üzerinden, ekşi sözlük üzerinden hastalığı arattıramazsın. Arama yapacakları ilk nokta Google arama motorudur.
Evet sosyal sorumluluk projesi altında söylediğin şey oldukça mantıklı ve makul. Bunun için YKS ile ilgili bir site açmış ve iyi bir hit, iyi bir içerik, iyi bir pazarlama yöntemi ile işe girişmiş kurumsal firmalarla dijital iş birliği anlaşmaları için kurumsal elektronik postalar gönderdim. Sonuç olarak bizim kendi sitelerimiz var. Biz yeteri kadar satış gerçekleştiriyoruz. Önceliğimiz realitesi olan işler gibi dönüşler aldım. Tabii ki alamadığım dönüşler daha fazla idi. Düşün projeye ilgi çekmek için stabilo kalem seti, özel defterler, el çizimleri, özel mekanlar, yüksek kalitede fotoğraf çekimleri gerçekleştirdik. O iş her zaman dediğiniz gibi olmuyor.
Son olarak verdiğiniz sohbet - oyun gibi sektörlerde teknolojik gelişmelerden dolayı kayıplar yaşamıştır. Kapanan bir devirdir. Mesela devri kapanan başka bir şey söylüyeyim. MSN... zamanında sitelerine msn kız adresleri, msn müzik dinleme gösterme, msn nickleri, msn şekilli nick gibi konular açanda paraları buldu. O kişiler şimdi başka işler yapıyor. Lakin günümüzde kimse sitesine msn nickleri, msn kız adresleri full .ctt gibi konular açmıyor. Çünkü trend değil ve geçerliliği bitmiştir. Sağlık, yemek tarifleri, tatlı tarifleri, ekonomi gibi şeyler hayatımızın tam ortasında yer alıyor. Bunlar bitmiyor. Bahsi geçen sosyal ağ uygulamalarında her aradığıma ulaşamıyorum. Örneğin son günlerde konkordato kelimesini sıkça duyuyorum haberlerde. Peki ben bununla ilgili bilgiye nasıl ulaşacağım? Tabii ki arama motorlarından. Tabii ki yazı yazılarak oluşturulan sitelerden. Son olarak size katıldığım bir nokta var. Türkçe yazılan içeriklerin çoğu berbat. Uzatılıyorda uzatılıyor. Net bir söylem yok. Adım adım ilerleme planı ve mantığı yok. Rastgele 300 kelimeyi doldurmak için yazılmış yazılardan oluşuyor çoğu. Bu konuda daha bir özenli olmak gerekiyor.
