
O dönemde AltaVista, Lycos, Excite, HotBot ve Ask Jeeves gibi birçok farklı arama motoru vardı ve internette bilgi bulmak bugünkü kadar kolay değildi. İnternet henüz küçük olduğu için insanlar yalnızca arama motorlarını kullanmıyordu. Yahoo'nun insan editörleri tarafından hazırlanan dizinleri, Usenet grupları, forumlar, e-posta imzaları ve "webring" adı verilen bağlantı zincirleri sayesinde yeni siteler keşfediliyordu. İnternette gezinmek daha çok keşif yapmak gibiydi.

Zamanla internet hızla büyüyünce bu yöntemler yetersiz kalmaya başladı. AltaVista ve benzeri arama motorları web sitelerini otomatik olarak tarayarak daha hızlı sonuç vermeye başladı. Ancak sonuçlar çoğu zaman alakasız olabiliyor, doğru bilgiye ulaşmak için binlerce sayfa arasında arama yapmak gerekiyordu. O yıllarda SEO da bugünkü kadar gelişmiş değildi. Bazı site sahipleri arama motorlarını kandırmak için sayfalarına görünmez anahtar kelimeler ekliyor veya aynı kelimeyi defalarca kullanıyordu. Arama motorları da bu yöntemlerle mücadele etmeye çalışıyordu.

Dönemin dikkat çeken servislerinden Ask Jeeves ise kullanıcıların normal cümlelerle soru sormasına izin veriyordu. Ancak o dönemin teknolojisi, insanların ne demek istediğini tam olarak anlayacak seviyede değildi. Her şey Google'ın geliştirdiği PageRank sistemiyle değişti. Google, sadece sayfadaki kelimelere değil, diğer sitelerin verdiği bağlantılara da bakarak hangi içeriğin daha güvenilir olduğunu belirlemeye başladı. Sade tasarımı ve daha isabetli sonuçları sayesinde kısa sürede rakiplerini geride bıraktı.

Uzmanlara göre Google öncesi internet daha düzensiz ve yavaştı ancak aynı zamanda daha özgür ve keşif odaklıydı. İnsanlar bir siteden diğerine geçerek farklı topluluklar, forumlar ve hobi sayfaları keşfedebiliyor, internet daha "insani" bir deneyim sunuyordu.
Bugün arama motorları hayatın vazgeçilmez bir parçası olsa da, internetin ilk yılları bilgiye ulaşmanın çok farklı yollarının denendiği ve dijital dünyanın hızla şekillendiği özel bir dönem olarak hatırlanıyor.