T.C.
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
Adana Vergi Dairesi Başkanlığı
(Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü)
Sayı : B.07.1.GİB.4.01.16.02/ 2007-37
13.01.2007
Konu : İnternet ortamında yurt dışından sağlanan hizmet ithalinin KDV ve KV karşısındaki durumu. KDV- 1, 6/6, 9/1.Md. KV-6,22,30. Md. VUK-253 nolu VUK Tebliği
.............................. BİLGİ TEKNOLOJİLERİ SAN.TİC.LTD.ŞTİ.
İlgi : ................. ve ................ tarihli dilekçeleriniz.
İlgi dilekçelerinizde özetle; firmanızın uluslararası hizmet veren ve merkezi ...................da bulunan .................. arama motorundan yurt içinde pazarlamak üzere boş bir reklam panosu diyebileceğiniz bir alanı yurt içi firmalara kullandırtmak üzere bir anlaşma yaptığınız, bu anlaşmanın içeriği bu alanlarda sadece ticari reklamlar olacağı yasalara uygunluğu gibi şartlardan oluştuğu, yani bir temsilcilik veya acentelik sözleşmesi olmadığı, firmanızın bu anlaşma karşılığında bir bedel ödediği, firmanızın daha sonra bu alanı yurt içindeki firmalara pazarladığı, yurt içinde anlaştığınız firmaların isimlerini, logolarını, yaptığı işleri veya ürettiği ürünleri bu kutucuklara yerleştirdiğiniz ve internet ortamında .................. arama motorunda yayımlanmasını sağladığınız, internet kullanıcıları tarafından ........... arama motorunda tanıtımını yaptığınız bu firmaların tanıtım alanına tıklanması durumunda ............... firması size yani firmanıza tıklanma bedeli karşılığı bir fatura kestiği, firmanızın da bu bedel üzerine kar payını koyarak hizmeti sunduğunuz, yani tanıtımını yaptığınız yurt içi firmalara fatura ettiğiniz, ayrıca firmanızın bu hizmet bedelini ............... firmasına banka kredi kartı ile ödediği ve ödeme karşılığında dilekçeniz ekinde bir örneği yer alan faturanın firma merkezinin bulunduğu ............da düzenlendiği, bu faturanın Türkiyede kullanılan faturalara benzemediği, Vergi Usul Kanununa göre fatura niteliği taşıyıp taşımadığı, fatura bedeli üzerinden KDGT-15/C-6 maddesi hükmüne göre KDV tevkifatı yapılıp yapılmayacağı, faturada KDVnin olmadığı ve firmanız için bunun bir hizmet ithali olduğu, firmanızın KDV karşısında sorumlu sıfatı olup olmadığı, ........ firması tarafından kesilen fatura karşısında KDVden sorumlu ise 2 nolu KDV beyanı ile beyan ettiği bu verginin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı, söz konusu reklam hizmetinin ....... firmasının yaptığı internet yazılımı üzerinden gerçekleştiğinden firmanızın yabancı kurumlara ödenen hizmet bedeli karşılığı olarak % 15 oranında kurumlar vergisi stopajı yapılıp yapılmayacağı hakkında bilgi istenilmektedir.
KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1inci maddesinde, Türkiyede yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, 1/2nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatı işlemlerinin katma değer vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.
Yine, Kanunun 6/b maddesine göre hizmet ifalarında işlemin (hizmetin) Türkiyede yapılmış sayılması için, hizmetin Türkiyede yapılması veya hizmetten Türkiyede faydalanılması gerekmektedir.
Aynı Kanunun 8inci maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işi yapanların verginin mükellefi olduğu belirtildikten sonra 9/1inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır.
15 seri nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliğinin (c) bölümünde ise;
Katma Değer Vergisi Kanununun 1inci maddesine göre işlemler Türkiyede yapıldıkları takdirde vergiye tabi tutulabilecektir. Aynı Kanunun 6/b maddesine göre, Türkiyede yapılan, değerlendirilen* veya faydalanılan hizmetler Türkiyede ifa edilmiş sayılacaktır. Yurt dışındaki firmalara yaptırılan hizmetlerden bu kapsama girenlerin vergiye tabi olacağı açıktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef esas olarak yurt dışındaki firma olmakla birlikte, firmanın Türkiyede ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmaması halinde vergi, sözü edilen Kanunun 9uncu maddesi gereğince hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından bağlı bulunulan vergi dairesine sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir. denilmiştir.
Buna göre, yurt dışındaki Google firmasının, firmanıza verdiği reklam hizmetinden yurt içinde (Türkiyede) yararlanıldığından, ödenecek hizmet bedeli KDVne tabi olup, bu tutar üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin firmanız tarafından sorumlu sıfatıyla 2 nolu KDV beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi ve aynı döneme ilişkin 1 nolu KDV beyannamesinde genel hükümlere göre indirim konusu yapılması gerekmektedir.
* 27.01.2000 tarih ve 4503 sayılı Kanunla KDV Kanununun 6ıncı maddesinde geçen değerlendirme ibaresi kaldırılmış olduğundan Tebliğde hükmü kalmamıştır.
VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN :
22.01.1997 tarih ve 22885 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 253 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğinin B-Yurt Dışında Faaliyette Bulunan Mükelleflere Yaptırılan İş ve Hizmetler Karşılığında Alınan Belgelerle İlgili İşlemler başlıklı bölümünde;
Vergi Usul Kanununun kayıt nizamına ilişkin 215inci maddesinde, bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulmasının mecburi olacağı belirtilmiş, 227nci maddesinde de Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir. hükmü yer almıştır. Söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229uncu ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.
Bu hükümlere göre, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içindeki noterlerde Türkçeye tercüme ve tasdik ettirdikten sonra defterlerine gider olarak kaydedebilmekte idiler.
Ancak Bakanlığımıza yapılan başvurulardan, bu işlemlerin yurt dışı temsilciliklerimizdeki iş yığılmalarına neden olduğu, mükellefler bakımından da ağır külfetler getirdiği anlaşıldığından, anılan Kanunun mükerrer 257nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, bu Genel Tebliğ ile yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında alınan belgelerin, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içinde noterlerde Türkçeye tercüme ve tasdik edilme zorunluluğu kaldırılmıştır.
Buna göre, yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında (Ş.Abacı) belgelerde yazılı bedelleri, belgelerin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında göstereceklerdir. Ancak inceleme sırasında inceleme elemanınca lüzum görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar. ifadesine yer verilmiştir.
Bu itibarla, Google firmasından gelen belgelerde yazılı bedellerin, belgelerin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek kayıtlarınızda gösterilmesi gerekmektedir.
KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:
5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanununun Dar Mükellefiyette Vergi Kesintisi başlıklı 30uncu maddesinde; dar mükellefiyete tabi kurumların, yine aynı maddede yer alan fıkralarda/bentlerde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslarda dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı, hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun 22nci maddesinin (1)inci fıkrasında; Dar mükellef kurumların iş yeri veya daimî temsilci vasıtasıyla elde edilen kazançlarının tespitinde, aksi belirtilmediği takdirde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümler uygulanır.
... hükmü yer almaktadır.
Söz konusu Kanunun 6ıncı maddesinin (1) ve (2)nci fıkralarında; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanununun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, belirtilmiştir.
193 Sayılı Gelir Vergisi Kanununun 6ncı maddesinde; Türkiyede yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin (Dar mükelleflerin) sadece Türkiyede elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilecekleri; aynı Kanunun 7nci maddesinde ise; ticari kazançlarda kazanç sahibinin Türkiyede işyerinin olması veya daimi temsilci bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla sağlanması halinde, kazanç veya iradın Türkiyede elde edilmiş sayılacağı, hükme bağlanmıştır.
Diğer taraftan, bahsedilen Kanunun 8inci maddesinde; iş yerinin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tayin olunacağı belirtilerek; daimi temsilci, bir hizmet veya vekalet akdi ile temsil edilene bağlı olup, onun nam ve hesabına muayyen veya gayri muayyen bir müddetle veya müteaddit ticari muameleler ifasına yetkili bulunan kimseler, olarak tanımlanmıştır. Yine aynı maddede; ticari mümessiller, tüccar vekilleri ve memurları ile ticaret kanunu hükümlerine göre acente durumunda bulunanlar ile temsil edilene ait reklam giderleri hariç olmak üzere giderleri devamlı olarak kısmen veya tamamen temsil edilen tarafından ödenenler başkaca şartlar aranmaksızın temsil edilenin daimi temsilcisi sayılacakları, hüküm altına alınmıştır.
213 sayılı Vergi Usul Kanununun 156ncı maddesinde; ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerler, olarak tanımlanmıştır. Buna göre, dar mükelleflerin Türkiyede elde ettiği ticari kazançların Türkiyede vergilendirilebilmesi için söz konusu mükelleflerin bu kazançları, işyerleri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla elde etmeleri gerekmektedir.
İlgi dilekçelerinizden; ................Ltd. firmasının, Türkiyede iş yerinin bulunmadığı, adı geçen firmanın daimi temsilcisi olmadığınız, ilgili firmadan sadece reklam hizmetleri alarak; (ithal ederek) yurt içindeki firmalara pazarladığınız, anlaşılmaktadır.
Bu hükümler ve açıklamalar çerçevesinde; ..................Ltd. firmasının internet ortamında işletmenize sağlamış olduğu reklam hizmetleri karşılığında elde etmiş olduğu kazanç, ticari kazanç olmakla birlikte, söz konusu firmanın bu kazancı, Türkiyedeki işyeri veya daimi temsilcisi vasıtası ile elde etmemesi nedeniyle, adı geçen firmanın bu kazançlarının Türkiyede kurumlar vergisine tabi tutulması mümkün bulunmamaktadır.
Öte yandan, bu kazanç ve iratlar Kurumlar Vergisi Kanununun 30uncu maddesinde tevkifat yapılacak kazanç ve iratlar arasında sayılmadığından, bu kazanç ve iratlar üzerinden kurumlar vergisi kesintisinin de yapılmayacağı tabiidir.
Bilgi edinilmesini rica ederim.
.................
Başkan a.
Grup Müdür V.