• 06-09-2014, 01:07:28
    #1
    Merhabalar.

    Adwords reklam ödemelerimizi gider faturası, reklam gideri vs. nasıl gösterebiliriz ? Forum içerisinde bir kaç konu buldum ancak sabit bir konu olmadığı için tam emin olamadım.

    Son bir kaç aydır ortalama 5.000 - 15.000 TL Adwords reklam ödemesi yapıyorum (kredi kartlarımdan) Muhasebecim tam olarak anlamadığı için şuana kadar gider faturası olarak göstermedim.

    Reklam gideri düşemediğim için Kâr olduğundan fazla çıkıyor. Bu durumda ne yapabiliriz arkadaşlar ?

    Yanıtlar için şimdiden teşekkürler.
  • 06-09-2014, 09:25:28
    #2
    Üyeliği durduruldu
    bizdede aynı sorun var ama su sekilde..
    eğer online satış siteniz kayıtlı ise muhasebe olarak, gider gösterilebiliyormuş.
    biz online satış kaydımızı açmadığımız için yapamamıştık..
    ( dediginiz gibi muhasebeciler pek bilmiyor konuyu )
  • 06-09-2014, 12:57:54
    #3
    Ben de bu konuda bilgi almak istiyorum hep kendi adıma adwords hesabını açıyorum faturanın kendi adıma olması şirketten gider göstermek için engel mi? Bu faturaları gider gösteremez miyim?
  • 06-09-2014, 15:58:35
    #4
    gencprens adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhabalar.

    Adwords reklam ödemelerimizi gider faturası, reklam gideri vs. nasıl gösterebiliriz ? Forum içerisinde bir kaç konu buldum ancak sabit bir konu olmadığı için tam emin olamadım.

    Son bir kaç aydır ortalama 5.000 - 15.000 TL Adwords reklam ödemesi yapıyorum (kredi kartlarımdan) Muhasebecim tam olarak anlamadığı için şuana kadar gider faturası olarak göstermedim.

    Reklam gideri düşemediğim için Kâr olduğundan fazla çıkıyor. Bu durumda ne yapabiliriz arkadaşlar ?

    Yanıtlar için şimdiden teşekkürler.
    Merhaba Arkadaşlar;
    Konu hizmet ithalatı kapsamında değerlendiriliyor. Sonuçta faturayı yurt dışından alıyorsunuz. Böyle bir durumda gider yazabilmek için KDV sorumluluğunu üzerine almak ve KDV-2 beyannamesiyle fatura tutarı üzerinden KDV hesaplayıp tutarı ödemek olacak. ( Muhasebecinize bu şekilde aktarın eğer yine olmaz derse vergi dairenize gidip konuyu iletin aldığınız cevabı muhasebecinize iletin) Daha sonra bahsedilen faturayı gider olarak hesaplarınıza alabilirsiniz. İleride bir sorun yaşamamak için faturayı ve ödeme belgenizi saklayınız.

    Bu yazının çıktısını alıp muhasebecinize verin.

    Alıntı
    T.C.
    GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI
    Adana Vergi Dairesi Başkanlığı
    (Mükellef Hizmetleri Gelir Grup Müdürlüğü)

    Sayı : B.07.1.GİB.4.01.16.02/ 2007-37
    13.01.2007

    Konu : İnternet ortamında yurt dışından sağlanan hizmet ithalinin KDV ve KV karşısındaki durumu. KDV- 1, 6/6, 9/1.Md. KV-6,22,30. Md. VUK-253 nolu VUK Tebliği

    .............................. BİLGİ TEKNOLOJİLERİ SAN.TİC.LTD.ŞTİ.


    İlgi : ................. ve ................ tarihli dilekçeleriniz.

    İlgi dilekçelerinizde özetle; firmanızın uluslararası hizmet veren ve merkezi ...................’da bulunan .................. arama motorundan yurt içinde pazarlamak üzere boş bir reklam panosu diyebileceğiniz bir alanı yurt içi firmalara kullandırtmak üzere bir anlaşma yaptığınız, bu anlaşmanın içeriği bu alanlarda sadece ticari reklamlar olacağı yasalara uygunluğu gibi şartlardan oluştuğu, yani bir temsilcilik veya acentelik sözleşmesi olmadığı, firmanızın bu anlaşma karşılığında bir bedel ödediği, firmanızın daha sonra bu alanı yurt içindeki firmalara pazarladığı, yurt içinde anlaştığınız firmaların isimlerini, logolarını, yaptığı işleri veya ürettiği ürünleri bu kutucuklara yerleştirdiğiniz ve internet ortamında .................. arama motorunda yayımlanmasını sağladığınız, internet kullanıcıları tarafından ........... arama motorunda tanıtımını yaptığınız bu firmaların tanıtım alanına tıklanması durumunda ............... firması size yani firmanıza tıklanma bedeli karşılığı bir fatura kestiği, firmanızın da bu bedel üzerine kar payını koyarak hizmeti sunduğunuz, yani tanıtımını yaptığınız yurt içi firmalara fatura ettiğiniz, ayrıca firmanızın bu hizmet bedelini ............... firmasına banka kredi kartı ile ödediği ve ödeme karşılığında dilekçeniz ekinde bir örneği yer alan faturanın firma merkezinin bulunduğu ............’da düzenlendiği, bu faturanın Türkiye’de kullanılan faturalara benzemediği, Vergi Usul Kanununa göre fatura niteliği taşıyıp taşımadığı, fatura bedeli üzerinden KDGT-15/C-6 maddesi hükmüne göre KDV tevkifatı yapılıp yapılmayacağı, faturada KDV’nin olmadığı ve firmanız için bunun bir hizmet ithali olduğu, firmanızın KDV karşısında sorumlu sıfatı olup olmadığı, ........ firması tarafından kesilen fatura karşısında KDV’den sorumlu ise 2 no’lu KDV beyanı ile beyan ettiği bu verginin indirim konusu yapılıp yapılamayacağı, söz konusu reklam hizmetinin ....... firmasının yaptığı internet yazılımı üzerinden gerçekleştiğinden firmanızın yabancı kurumlara ödenen hizmet bedeli karşılığı olarak % 15 oranında kurumlar vergisi stopajı yapılıp yapılmayacağı hakkında bilgi istenilmektedir.

    KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN :

    3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 1/1’inci maddesinde, Türkiye’de yapılan ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetler, 1/2’nci maddesinde, her türlü mal ve hizmet ithalatı işlemlerinin katma değer vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır.

    Yine, Kanunun 6/b maddesine göre hizmet ifalarında işlemin (hizmetin) Türkiye’de yapılmış sayılması için, hizmetin Türkiye’de yapılması veya hizmetten Türkiye’de faydalanılması gerekmektedir.

    Aynı Kanunun 8’inci maddesinde, mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde bu işi yapanların verginin mükellefi olduğu belirtildikten sonra 9/1’inci maddesinde, mükellefin Türkiye içinde ikametgahının, işyerinin, kanuni merkezi ve iş merkezinin bulunmaması hallerinde ve gerekli görülen diğer hallerde Maliye Bakanlığının vergi alacağının emniyet altına alınması amacıyla vergiye tabi işlemlere taraf olanları verginin ödenmesinden sorumlu tutabileceği hüküm altına alınmıştır.

    15 seri no’lu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği’nin (c) bölümünde ise;

    “Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesine göre işlemler Türkiye’de yapıldıkları takdirde vergiye tabi tutulabilecektir. Aynı Kanunun 6/b maddesine göre, Türkiye’de yapılan, değerlendirilen* veya faydalanılan hizmetler Türkiye’de ifa edilmiş sayılacaktır. Yurt dışındaki firmalara yaptırılan hizmetlerden bu kapsama girenlerin vergiye tabi olacağı açıktır. Bu gibi hizmet ifalarında mükellef esas olarak yurt dışındaki firma olmakla birlikte, firmanın Türkiye’de ikametgahı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmaması halinde vergi, sözü edilen Kanunun 9’uncu maddesi gereğince hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından bağlı bulunulan vergi dairesine sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.” denilmiştir.

    Buna göre, yurt dışındaki Google firmasının, firmanıza verdiği reklam hizmetinden yurt içinde (Türkiye’de) yararlanıldığından, ödenecek hizmet bedeli KDV’ne tabi olup, bu tutar üzerinden hesaplanan katma değer vergisinin firmanız tarafından sorumlu sıfatıyla 2 no’lu KDV beyannamesi ile beyan edilip ödenmesi ve aynı döneme ilişkin 1 no’lu KDV beyannamesinde genel hükümlere göre indirim konusu yapılması gerekmektedir.

    * 27.01.2000 tarih ve 4503 sayılı Kanunla KDV Kanununun 6’ıncı maddesinde geçen “değerlendirme” ibaresi kaldırılmış olduğundan Tebliğde hükmü kalmamıştır.

    VERGİ USUL KANUNU YÖNÜNDEN :

    22.01.1997 tarih ve 22885 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 253 sıra no’lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nin “B-Yurt Dışında Faaliyette Bulunan Mükelleflere Yaptırılan İş ve Hizmetler Karşılığında Alınan Belgelerle İlgili İşlemler” başlıklı bölümünde;

    “Vergi Usul Kanunu’nun kayıt nizamına ilişkin 215’inci maddesinde, bu Kanuna göre tutulacak defter ve kayıtların Türkçe tutulmasının mecburi olacağı belirtilmiş, 227’nci maddesinde de “Bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça bu Kanuna göre tutulan ve üçüncü şahıslarla olan münasebet ve muamelelere ait olan münasebet ve muamelelere ait olan kayıtların tevsiki mecburidir.” hükmü yer almıştır. Söz konusu kayıtların ise aynı Kanunun 229’uncu ve müteakip maddelerinde yer alan belgelerden herhangi biri ile tevsik edilmesi gerekmektedir.

    Bu hükümlere göre, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında ödemede bulunan gelir veya kurumlar vergisi mükellefleri, yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlardan aldıkları muteber belgeleri, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içindeki noterlerde Türkçe’ye tercüme ve tasdik ettirdikten sonra defterlerine gider olarak kaydedebilmekte idiler.

    Ancak Bakanlığımıza yapılan başvurulardan, bu işlemlerin yurt dışı temsilciliklerimizdeki iş yığılmalarına neden olduğu, mükellefler bakımından da ağır külfetler getirdiği anlaşıldığından, anılan Kanunun mükerrer 257’nci maddesinin Bakanlığımıza verdiği yetkiye dayanılarak, bu Genel Tebliğ ile yurt dışında mukim kişi veya kuruluşlara yaptırılan iş veya hizmetler karşılığında alınan belgelerin, yurt dışındaki temsilciliklerimizde veya yurt içinde noterlerde Türkçe’ye tercüme ve tasdik edilme zorunluluğu kaldırılmıştır.

    Buna göre, yurt dışındaki kişi veya firmalardan belge alan mükellefler, bu belgeleri defter kayıtlarında gider olarak göstermeleri sırasında (Ş.Abacı) belgelerde yazılı bedelleri, belgelerin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevirerek kayıtlarında göstereceklerdir. Ancak inceleme sırasında inceleme elemanınca lüzum görülmesi halinde, mükellefler bu belgelerini tercüme ettirmek zorundadırlar.” ifadesine yer verilmiştir.

    Bu itibarla, Google firmasından gelen belgelerde yazılı bedellerin, belgelerin düzenlendiği günde Merkez Bankasınca belirlenen döviz alış kuru üzerinden Türk Lirasına çevrilerek kayıtlarınızda gösterilmesi gerekmektedir.

    KURUMLAR VERGİSİ KANUNU YÖNÜNDEN:

    5520 sayılı Kurumlar Vergisi Kanunu’nun “Dar Mükellefiyette Vergi Kesintisi” başlıklı 30’uncu maddesinde; dar mükellefiyete tabi kurumların, yine aynı maddede yer alan fıkralarda/bentlerde sayılan kazanç ve iratları üzerinden, bu kazanç ve iratları avanslarda dahil olmak üzere nakden veya hesaben ödeyen veya tahakkuk ettirenler tarafından kurumlar vergisi kesintisi yapılacağı, hüküm altına alınmıştır.

    Aynı Kanunun 22’nci maddesinin (1)’inci fıkrasında; “Dar mükellef kurumların iş yeri veya daimî temsilci vasıtasıyla elde edilen kazançlarının tespitinde, aksi belirtilmediği takdirde tam mükellef kurumlar için geçerli olan hükümler uygulanır.
    ...” hükmü yer almaktadır.

    Söz konusu Kanunun 6’ıncı maddesinin (1) ve (2)’nci fıkralarında; kurumlar vergisinin, mükelleflerin bir hesap dönemi içinde elde ettikleri safi kurum kazancı üzerinden hesaplanacağı; safi kurum kazancının tespitinde, Gelir Vergisi Kanunu’nun ticari kazanç hakkındaki hükümlerinin uygulanacağı, belirtilmiştir.

    193 Sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun 6’ncı maddesinde; Türkiye’de yerleşmiş olmayan gerçek kişilerin (Dar mükelleflerin) sadece Türkiye’de elde ettikleri kazanç ve iratlar üzerinden vergilendirilecekleri; aynı Kanunun 7’nci maddesinde ise; ticari kazançlarda kazanç sahibinin Türkiye’de işyerinin olması veya daimi temsilci bulundurması ve kazancın bu yerlerde veya bu temsilciler vasıtasıyla sağlanması halinde, kazanç veya iradın Türkiye’de elde edilmiş sayılacağı, hükme bağlanmıştır.

    Diğer taraftan, bahsedilen Kanunun 8’inci maddesinde; iş yerinin Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre tayin olunacağı belirtilerek; daimi temsilci, bir hizmet veya vekalet akdi ile temsil edilene bağlı olup, onun nam ve hesabına muayyen veya gayri muayyen bir müddetle veya müteaddit ticari muameleler ifasına yetkili bulunan kimseler, olarak tanımlanmıştır. Yine aynı maddede; ticari mümessiller, tüccar vekilleri ve memurları ile ticaret kanunu hükümlerine göre acente durumunda bulunanlar ile temsil edilene ait reklam giderleri hariç olmak üzere giderleri devamlı olarak kısmen veya tamamen temsil edilen tarafından ödenenler başkaca şartlar aranmaksızın temsil edilenin daimi temsilcisi sayılacakları, hüküm altına alınmıştır.

    213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 156’ncı maddesinde; ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyette iş yeri; mağaza, yazıhane, idarehane, muayenehane, imalathane şube, depo, otel, kahvehane, eğlence ve spor yerleri, tarla, bağ, bahçe, çiftlik, hayvancılık tesisleri, dalyan ve voli mahalleri, madenler, taş ocakları, inşaat şantiyeleri, vapur büfeleri gibi ticari, sınai, zirai veya mesleki bir faaliyetin icrasına tahsis edilen veya bu faaliyetlerde kullanılan yerler, olarak tanımlanmıştır. Buna göre, dar mükelleflerin Türkiye’de elde ettiği ticari kazançların Türkiye’de vergilendirilebilmesi için söz konusu mükelleflerin bu kazançları, işyerleri veya daimi temsilcileri vasıtasıyla elde etmeleri gerekmektedir.

    İlgi dilekçelerinizden; ................Ltd. firmasının, Türkiye’de iş yerinin bulunmadığı, adı geçen firmanın daimi temsilcisi olmadığınız, ilgili firmadan sadece reklam hizmetleri alarak; (ithal ederek) yurt içindeki firmalara pazarladığınız, anlaşılmaktadır.

    Bu hükümler ve açıklamalar çerçevesinde; ..................Ltd. firmasının internet ortamında işletmenize sağlamış olduğu reklam hizmetleri karşılığında elde etmiş olduğu kazanç, ticari kazanç olmakla birlikte, söz konusu firmanın bu kazancı, Türkiye’deki işyeri veya daimi temsilcisi vasıtası ile elde etmemesi nedeniyle, adı geçen firmanın bu kazançlarının Türkiye’de kurumlar vergisine tabi tutulması mümkün bulunmamaktadır.

    Öte yandan, bu kazanç ve iratlar Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 30’uncu maddesinde tevkifat yapılacak kazanç ve iratlar arasında sayılmadığından, bu kazanç ve iratlar üzerinden kurumlar vergisi kesintisinin de yapılmayacağı tabiidir.

    Bilgi edinilmesini rica ederim.
    .................

    Başkan a.
    Grup Müdür V.
  • 08-09-2014, 20:55:36
    #5
    Yani;
    Reklama ödediğimiz fatura tutarı kadar %18 kdv beyannamesinde bulunacağız, çıkan bu tutarı kdv olarak yine ekstradan cebimizden ödeyeceğiz. Bu şekilde elimizde kdvsi olan bir fatura olacak ve bunuda gider olarak göstereceğiz :S

    Bir kaç tanıtıkla daha görüştüm nasıl yapıyorsunuz diye, onlar direk reklam gideri olarak gösteriyorlarmış, böylemi yapsak kararsız kaldım :S
  • 08-09-2014, 21:25:59
    #6
    kdv sini ödeyerek ancak gider gösterebilirisniz onun haricinde hiç bir şekilde gider gösteremezssiniz. Biz kdv ödüyoruz ondan sonra işliyoruz faturayı yoksa resmiyette hiç bir geçerliliği olmaz.
  • 09-09-2014, 00:37:59
    #7
    gencprens adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Yani;
    Reklama ödediğimiz fatura tutarı kadar %18 kdv beyannamesinde bulunacağız, çıkan bu tutarı kdv olarak yine ekstradan cebimizden ödeyeceğiz. Bu şekilde elimizde kdvsi olan bir fatura olacak ve bunuda gider olarak göstereceğiz :S

    Bir kaç tanıtıkla daha görüştüm nasıl yapıyorsunuz diye, onlar direk reklam gideri olarak gösteriyorlarmış, böylemi yapsak kararsız kaldım :S
    şirketinizin işlem hacmi konusunda bilgim yok toplam giderler içinde gözle görülür bir tutarsa bu reklam harcaması ve KDV ödemesini yapmadan gider yazarsanız ilk incelemede hatırı sayılır bir ceza yersiniz.
  • 09-09-2014, 01:19:14
    #8
    Üyeliği durduruldu
    Adwords faturalarını kdv beyannamesi olmadan da gider olarak gösterebilirsiniz. Bu konuda çoğu muhasebecinin bir bilgisi yok, bu bir gerçektir.
  • 09-09-2014, 14:00:04
    #9
    Merhaba Arkadaşlar bir mali müşavir olarak bu konuda sizlere açıklayıcı bilgi vermek istedim

    Google irlanda ülkemizde dar mükellef tanımına girmektedir ve siz dar mükelleften aldğınız hizmeti türkiye'de kullandığınızdan size kesilen fatura üzerinden kdv ödemeniz gerekir ancak ödediğiniz bu kdv karşı taraf mükellef olmadığından devletin kasasına girmemektedir.

    bu durumda devlet sizin bu ödediğiniz tutar üzerinden kdv yi hesaplayıp google adına öncelikle ödemenizi istiyor

    ardından da size bu ödediğiniz kdv yi kendi beyannamenizde indirim konusu yapabileceğinizi söylüyor

    Buna göre, ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi Türkiye’de bulunmayanların Türkiye’de yaptığı hizmetler ile bunların yurt dışında yaptığı ancak Türkiye’de faydalanılan hizmetler KDV’ye tabi olacaktıBu gibi hizmet ifalarında mükellef, esas olarak hizmeti ifa eden olmakla birlikte, Türkiye'de ikametgâhı, işyeri, kanuni merkezi ve iş merkezi bulunmadığından, KDV’nin tamamı, hizmetten faydalanan yurt içindeki muhatap tarafından sorumlu sıfatıyla beyan edilip ödenecektir.

    işte can alıcı nokta burada arkadaşlar google ödediğiniz bu para üstünden devlete kdv yi ödemelisiniz yarın öbür gün müfettişler kapınızı çalar ve bugune kadar yaptığınız tüm ödemeler için sizden o kdv yi ister..

    diyebilirsiniz ki ben indirim konusu yapmadım o yüzden de 2 no lu beyanname ile de ödemedim ..

    devlet buna bakmaz siz ödediğiniz tüm adwords ücretlerinden sorumlusunuz ve devlet o kdv yi sizden isteyecektir..

    detaylı bilgi için iletişime geçebilirsiniz

    saygılarımla

    yusuf ayırkan
    bağımsız denetçi
    smmm