Selamlar R10 ailesi. Umarım keyfiniz yerindedir.
Son birkaç senedir asli işim olan reklamcılığın beni çok ama çok yorduğunu, tabiri caizse özel hayatımı yok ettiğini fark ettim. Ailenizle çıktığınız bir yemekte, eşinizle çıktığınız bir tatilde, hatta ve hatta belki de uykunun en tatlı yerinde gelen mesaj ve arama sesleri beni sinir hastası biri haline getirdi. Bir yerden sonra insan "Ulan parası batsın ben nasip olur da çocuğum olursa eşim onu sallarken bilgisayar başında mı pinekleyeceğim?"i dahi sorgulamaya başlıyor.
Çok düşündüm ne yapsam ne etsem diye. Bir taraftan babam gelip mobilya dükkanının başına geç diyor, bir taraftan valide "O KPSS puanın elindeyken nasıl memur olmazsın?" diye darlıyor, bir taraftan da kendim "Bu işe yıllarını verdin, her şeyi bir anda silip atacak mısın? O diplomayı boşuna mı aldın? O müşterileri bir daha nereden bulacaksın?" buhranları yaşıyordum.
Geçtiğimiz hafta hayırlısıyla askerden terhis oldum. O süreçte de (Malum insanın kendine en yakın olduğu an askerlik, sanırım boş zamanla çok ilintili) bunları düşünürken kafamda bir yeşil ışık belirdi. Küçüklükten beri kitaplara aşığım. Okumayı sınıfta ilk söküp aldığım çeyrek altını cancağızım anneciğime verdiğimde yüzünde oluşan o gülümsemeden aldığım feyz olsa gerek, okuma ve yazmaya tutuldum. Okudum, okudum ve okudum. 28 senelik ömrümde elime ne geçiyorsa okudum. Dedim ki kendi kendime "Oğlum al sana fırsat. Madem ekranlara bakmaktan çernobile girip çıkmış gibisin, işini gücünü kitaplara yönelt. Sevdiğin işi değil, sevdiğin şeyin işini yap. Sahaf ol. Elinde İsmet Özel'in Erbain'in ilk baskısından tutun da Oğuz Atay'ın günlüklerinin 4. baskısına kadar elinde 20-30 seneyi devirmiş dev bir koleksiyon var. Lise yıllarından kalma o kapağı kırık Sagopa Kajmer albümlerinden, Saian & Karaçalı - Battle Royal"ine kadar hepsini zamanında aldın. Temiz kullandın, içeriklerine hakimsin. E zaten pazarlamacısın. Aç bir butik. Bir sürü edebiyat sayfası sahibi arkadaşın var. Neden duruyorsun?"
Durmamaya karar verdim kardeşlerim. Ciğer yettikçe yürüyeceğim. İstanbul'un o dik yokuşlarını elimdeki koli koli kitapları kargoya vermek için sigara tüttüre tüttüre arşınlayacağım. En kıyıda köşede kalmış sahaf dükkanlarına uğrayıp, üstü tozla kaplanmış kitapları oraletimi içe içe inceleyeceğim. Babama "Sen Eşref Bey, 30 senelik marangozsun. Bir güne bir gün senin kimsenin 1 lirasını yediğini görmedim. Adın gibi onurlu yaşadın, emekli de oldun. Dükkanı biradere bırak. Artık otur dinlen, toz yutma sırası bende. Al bakalım şu kitabı, yakın gözlüğünü tak oku" diyeceğim. Varsın olsun şimdiki işimden 2 fazla 5 eksik kazanayım. Ben nasipse çocuğu uyurken bilgisayar başında pineklemek zorunda olan adam değil, ona masal okuyan adam olacağım arkadaşlar. İşte belki o zaman yaşamak bizimçün dokunaklı bir şarkı olur.
Nasipse işimi kuruyorum, çok heyecanlıyım 🥳
46
●4.094
- 05-08-2024, 00:43:14
- 05-08-2024, 00:47:12Allah utandırmasın hocam yolunuz bahtınız açık olsun inşallah çok sevdiğim ve devamlı dinlediğim bir parçadır benden sizlere gelsin
https://www.youtube.com/watch?v=qC9MYItwA_g - 05-08-2024, 00:47:56Reklamcılığa ister istemez devam edeceğim hocam 😊 Online sahaf olacağı için biraz da kendime çalışayım artık.NymO adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
- 05-08-2024, 00:48:42Selamlar R10 ailesi,baalcim adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
Reklamcılık işim beni çok yordu ve özel hayatımı yok etti. Sürekli gelen mesaj ve arama sesleri sinirlerimi bozdu. Uzun süredir işimi sorguluyordum; babam mobilya dükkanına geçmemi, annem ise memur olmamı istiyordu. Ancak geçen hafta askerden terhis oldum ve kitaplara olan tutkum nedeniyle sahaf olmaya karar verdim.
Küçüklükten beri kitaplara aşığım ve elimde değerli bir koleksiyon var. Pazarlama bilgimle bir sahaf dükkanı açmayı planlıyorum. İstanbul'un dik yokuşlarında kitapları kargoya vermek için yürüyeceğim ve eski sahaf dükkanlarını ziyaret edeceğim. Babamın da artık dinlenmesini istiyorum.
Bu işte belki şimdiki işimden daha az kazanacağım, ama çocuğuma masal okuyan bir baba olmak istiyorum. Sevdiğim işi yaparak, huzurlu bir yaşam sürmeyi seçiyorum. Artık yaşamak, benim için dokunaklı bir şarkı olacak.

Her şey gönlünüzce olsun.