-Ama hocam nereye göre şafak vakti? bizde şafak vaktiyken diğer tarafta gece oluyor...
-Numaran kaçtı senin?
-Ne oldu ki hocam?
-Çok güzel soru sordun 5 vericem... Cevabını bilmiyorum çünkü...
________________________ o _______________________
-Arapça bilenler el kaldırsın...(Sadece 1 kişi el kaldırır...)
-Afferim kızım Ayşeee...Siz niye bilmiyonuz? Nasıl dua ediyonuz???
-Hocam ben Türkçe dua ediyorum.
-Olmazz! Arapça edicen! Türkçe kabul olmazzZ!
-Niye hocam, Allah Türkçe bilmiyor mu?
-Haşaaaa! Haşaaaa!
________________________ o _______________________
-Çocuklar cuma namazı herkese açık olan bir yerde kılınır...
-Hocam bizim ev herkese açık, bizim evde niye kılmıyorlar?
-Olmaz oğlum istediğin her zaman girebileceğin bir yer olmalı.
-Hocam bizim eve istediğiniz her an girebilirsiniz ama.
-Olm sizin ev genelevmi?
________________________ o _______________________
-Çocuklar şimdi, ahiret gününde bütün herkes tartılacak,
sevapları günahlarından fazla olanlar sırat köprüsünden geçerek
cennete
ulaşıcak.
-Hocam nasıl bir şey o sırat köprüsü?
-Kıl gibi ince, Kılıç gibi keskin.
-Eeee nasıl geçiyoruz ki biz oradan hocam? Ayağımız acır, duramayız üstünde denge diye bir şey var... Herkes cehenneme düşer böyle hocam.
-Sevabı fazla olanlara o köprü böyle otoban gibi geniş gelecek.
-E hocam sevabı fazla olanlar gecicekse kıldan köprüye otobana ne gerek var, Allah sevabı çok olana geç desin geçsin, az olana cehenneme git desin gitsin, sanki itirazmı edicez
-Sus esek sıpası aklın ermez senin Allahın işine, tövbe summe,
haşaa tövbe...
________________________ o _______________________
-Bu evren, bu kuşlar, bu böcekler çiçekler, hepsi yüce rabbimizin bizlere birer armağanıdır..
Kendi vücudunuza bir bakın... ßu mükemmeliyeti başka kim
yapabilirdi ki?Mesela gözlerimiz...yüzümüz de yani ona en uygun yerde... Gözlerimiz diz kapaklarımızda olsaydı ne kadar çirkin olurdu değil mi?
-Itirazım var hocam.
-Söyle çocuğum!
-Eğer gözlerimiz diz kapaklarımızda olsaydı değişen hiç bir şey olmazdı, çünkü herkesin gözleri diz kapaklarında olurdu,
o zaman da siz "çocuklarım, gözlerimiz yüzümüzde olsaydı ne
kadar çirkin
olurdu" derdiniz, ben de itirazım var derdim...
________________________ o _______________________
O derse aldığım kedi yavrusu sınıfta gezerken hoca;
-Kim soktu bu mendebur hayvanı sınıfa?
-Been. ama hocam o da allah-i teala'nın yarattığı bir varlık değil mi?
yazık...
-??? e tabii o da allah-i teala'nın yarattığı bir mahluk. hem
Peygamber Efendimiz de çok severmiş. Ay pek de sevimli kerata...
________________________ o _______________________
-Ahauh
-Hocam n'olcak bu cimbomun hali?
-Bak şimdi Tugay'ı al orta sahaya yerine de Ergun'u koy bak ne güzel
iş yapar.
-Hocam müdür bey bakıyor!
-Ahlak ve Fazileeet her zaman Müslüman yakışır.
-Tamam hocam gitti.
-Sonra Hakan Ünsal'ı geriye almak lazım...
________________________ o _______________________
-Peygamberimiz Hazreti Muhammed sallallahu aleyhi vesellem de iftarını hurma ile açarmış..
-Hocam, Mekke'de İskender kebap mı vardı ki?
-Sus! terbiyesiz, zindik, kafir...
________________________ o _______________________
-Çocuklarım eğer dünya güneşe 1 cm. yakın olsaydı her yer erir eğer 1 cm. uzak olsaydı her taraf donar ve yaşayamazdık... Allah'ın olduğunu bundan anlayabiliriz.
-E iyi de hocam dünya güneşe 18 ocakta yakınlaşır 21 haziranda da uzaklaşır..hem de 1 cm. değil yaklaşık 2 milyon kilometre ... Ee hiç bir şey olmuyor...
-Işte bu da Allah'ın bir mucizesidir... Evladım... Otur... Laubali, ukala...
Benim hoşuma gitti umarım yanlış anlaşılmaz
ama güzeldiler yinede