• 06-06-2014, 09:54:27
    #10
    Üyeliği durduruldu
    Tam sövmelik

    Samsung Galaxy S4 cihazımdan Tapatalk 2 uygulaması ile gönderilmiştir.
  • 06-06-2014, 10:04:19
    #11
    Üyeliği durduruldu
    karan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Suriye li olsa ne oluyor nedir bu irkcilik anlam vermiyorum o insanlar oradan keyfi için mi geliyor adamlar savaştan kaçıp sığınacak bir yer arıyor

    Bir aile suriyeli de benim yanim da çalışıyor eleman olarak.
    Ailesi ile zorda kalmis ve ******** in biri günde 10 tl vererek çalıştırıyordu aldım oradan calis diye.
    Peki hocam ne yapsin bu insanlar
    Benim eleman anne baba kardeşler akrabalar işkence ile infaz edilmiş biraz düşünün lütfen onlar da can onlar da insan. Biz de olabilirdik o durum da.
    Lütfen mesajı mi yanlış anlamayn sadece irkcilik oldu mu bi garip oluyorum

    GT-S5360 cihazımdan Tapatalk 2 ile gönderildi
    Yanlis anladin. Irkcilikla yakindan uzaktan alakasi yok. Madem savastan kactilar, turk devleti de kabul etti o zaman onlari kamplarda baksin, onlara is versin !!! (turkiyedeki issizlik bitti de onlar mi kaldi). Neyse bunu gectim, onemli olan bir asagidaki paragraf.

    Onlari kizilay meydaninda sallarsan her kosede bir dilenci aile, her EGO otobusunde bagira bagira konusan 3-4 suriyeli... Efendi gibi dursunlar, herkes otobuste nasil konusuyorsa onlar da oyle konussun. yok nasilsa bizi kimse anlamaz diye bagira bagira konusmasi gerekmez ! . Ankarada yabanci ogrenciler icin bir dershaneye gidiyordum yillar once. Nerdeyse her ulkeden ogrenci vardi ama iran ve suriye cogunluklaydi. Adi bilinmeyen afrika kabilelerden gelen ogrenciler bile iranlilar ve suriyeliler kadar toplum huzurunu bozan gormedim. Bagira bagira konusmalar, kapali yerlerde sigara icmeler, tualette kagit havlu cop kutusu ayak dibinde olmasina ragmen elleri sildikten sonra kagidi muslugun ustunde birakanlar vs vs ....

    Boylece kendilerinden nefret ettirirler insani iste..

    Ben Arnavutum, 97'de ic savas ve 99'da Kosova savasini goren biriyim. Hemde o zaman ergenlik caginda 14-17 yasinda biriydim. Savasin ne oldugunu emin ol senden cok daha iyi biliyorum. Kosova savasindan kacan ve Arnavutluga siginan ailelerden birini evimize aldik, odalarimizi, sofralarimizi paylastik. Mahallemizde evlerin cogunda mutlaka birer kosovali aile de yasiyordu. Arnavut devleti fakirdi, hala fakir ama onlari basibos sokaklarda birakmadi, dilenmeye izin vermedi. Turkiyede ne oldu? Sayisizca al al al sonra etrafa sac. Keske birde insan gibi durup toplum huzurunu bozmazlarsa cok sevinecegiz.

    Neyse, konudan ciktim, kimse kusura bakmasin. Herkese iyi cumalar.
  • 06-06-2014, 10:08:16
    #12
    Üyeliği durduruldu
    nesoist adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Nedense bu araplardan nefret ediyorum.
    Gelde küfür etme şimdi
  • 06-06-2014, 10:21:35
    #13
    Arkadaşlar arapları hiç sevmiyorum derken geçmiş zamandan aklıllarında kalanlar için konuşuyorlar sanırım.

    Filistin Osmalı himayesinde huzur içinde yaşarken İngilizlerin kışkırtması ile nasıl isyan ettilerse ve sonradan binbir beter oldularsa, aynı şekilde 1.Dünya savaşında ve sonrasında destek göremediğimiz gibi İngilizler ile birlik olup bize saldırdılarsa bencede nefret etmekte haklılardır.

    Suriye-Filistin cephemizi hatırlayın. Sadece İngilizler ile değil araplarlada savaşıyorduk. Şimdi nereden geliyor bu arap sevdası. 1 tanesinin hayrını gördünüz mü şimdiye kadar. Hayırları olsaydı yanı başlarındaki Filistin 'e ederlerdi.


    Bakınız Wikipedia ;

    Sina ve Filistin Cephesi, I. Dünya Savaşı sırasında Almanya'nın isteği üzerine açılan bir cephedir. Osmanlı Ordusu, 1915'te Birinci Kanal Harekâtı'nı, 1916'da İkinci Kanal Harekâtı'nı düzenledi. Amaç; Osmanlı İmparatorluğu'nun Süveyş Kanalı'nı ele geçirmesi, ve Mısır'a yeniden sahip olmasıydı. Başarılı olunursa İngilizlerin Uzak Doğu'daki sömürgeleri ile bağlantısı kesilecekti. Ancak harekatlar başarısızlıkla sonuçlandı, ve Arapların da etkisiyle Osmanlı Ordusu Suriye'ye kadar geri çekilmek zorunda kaldı.

    ___________

    Diğer taraftan Nisan ayı içerisinde Yıldırım Orduları İngilizlere karşı taarruza da geçmiş, fakat bu taarruzdan beklenilen bir netice alınamamıştı. Zaten Araplar cephe gerisinde İngilizlerin lehine çalışıyorlar, demiryolu köprülerini İngilizlerin verdikleri vasıtalarla tahrip ediyorlardı .


    _____________

    Bundan sonra General Allenby, 30.000 kişi olarak düşündüğü Osmanlı kuvvetlerini yenmek maksadıyla, bu defa 460.000 kişilik bir kuvvet hazırlayarak, Yafa'nın kuzeyinde ve kıyı bölgesinden saldırıya karar vererek, kuvvetlerinin dörte üçünü burada toplamıştı . Bu hazırlıkları sezen ve İngilizlerin 19 Eylül sabahı saldırıya geçeceğini tahmin eden 7. Ordu komutanı M. Kemal, durumdan Sanders'i haberdar ettiği halde, ciddiye alınmamıştı. Böylece sadece kendi birliklerini hazır bir duruma getirmişti. 18 Eylül akşamı M.Kemal, gerekli önlemleri almış olduklarından emin olmak için, emrindeki iki Kolorduya komuta eden arkadaşları İsmet ve Ali Fuat'la telefonlaştı. Daha telefonu henüz kapatmıştı ki, İngiliz topçu bombardımanının ilk sesini duydu . Böylece İngilizler 19 Eylül 1918 günü büyük bir taarruza başlamışlardı. Osmanlı kuvvetleri bu saldırıya karşı zaman zaman çetin bir direnme göstermelerine rağmen, çekilmeye başladılar . Bu saldırılara M.Kemal Paşa' nın 7. Ordusu dayanırken, 8. Ordu cephesi ise yarılmıştı. Bunun üzerine de 7. ve 4. Ordular çekilmeye başladılar. Bu çekilme sırasında bile M.Kemal at sırtında düşmanla teması kesmeyerek, en son eratının yanında ve içinde bulunarak, ordusunu güzel bir düzen içerisinde geri çekmişti. Diğer yandan isyancı Arapların, Osmanlı ordusunu vurmaları buraların çok çabuk çökmesine sebep olmuştu. Arap yarımadasında, Araplardan sadece İmam Yahya'nın yönetimindeki Yemen, Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı kalmıştı . İşte bu asilerden Emir Faysal kuvvetleri de güneyden ilerlemekteydi. Bundan sonra 25 Eylül'de Amman düşmüş ve 30 Eylül'de İngiliz kuvvetleri Şam yakınlarına kadar gelmişlerdi.


    _____________


    şt. Bu çekilmenin yanı sıra M.Kemal, Halep'te düşmanla ve asi Araplarla yaptığı son muharebeyi de kazanmış ve düşmanın ilerlemesi 26 Ekim 1918'de sınırımızda tamamıyla durdurulmuştu. Bu sırada M. Kemal Paşa Suriye'yi savunmanın gereksizliğini derhal anlamıştı. Ona göre asıl savunulması gereken Anadolu idi.