Öncelikle domain konusunda satış alternatiflerinizin yalnızca R10, Godaddy, Sedo gibi pazaryerleri olmadığının farkına varmalısınız. Ana odak noktanız domaini alıp bir projeye çevirecek, o domaine sahip olduğu için kendini ve projesini özel hissedecek "son kullanıcı" olmalı.
Pazarlamanın yol haritasına bu terimi hedef olarak koyarsanız satış süreci için en doğru kararı vermiş olursunuz.
Bu "son kullanıcı"ya ulaşmanın yoluysa yalnızca pazaryerlerinden geçmiyor.
Örneğin arabalarla alakalı güçlü bir domain edindiğinizi varsayalım. Bu domain için onlarca farklı müşteri portföyü çıkarabilirsiniz:
✅ Araba al-satı yapan pazaryerleri
✅ Galericilik yapan işletmeler
✅ Arabalarla alakalı vloglar çeken içerik üreticileri
✅ Araba tasarımı yapan modifiyeciler
✅ Araba al-satıyla bireysel olarak ilgilenen emlakçılar
Bu listedeki her bir birey sizin potansiyel müşteriniz olabilir. Domaini yukarıda saydığımız pazaryerlerinde listelemeden önce, bu kitlelerdeki potansiyel alıcılara sunum, pazarlama metni, teklif formu gibi belgeler yollamak çok ama çok daha doğru bir hamle olacaktır.
Dediğimiz gibi asıl amacımız "Domaini çok kişi görsün, illa ki biri alır." olmamalı.
Nihai amaç, "bu domaini en doğru kişinin önüne çıkarmalıyım." olmalıdır.
Örneğin forumdan bir arkadaşımız, o potansiyel alıcıyı buldu, büyük bir özenle işini ciddiye alıp benden domainleriyle alakalı bir sunum hazırlamamı istedi ve görece çok da güçlü olmayan domainlerini (Forumda satışta çıkarsa xxxx hanelerini dahi göremezdi) oldukça yüksek bir miktara bir limited şirkete sattı. O 27 sayfalık sunumdan bir kesit:

İşin özü her alanda olduğu gibi domain satışında da "pazarlamanın" önemi çok büyük. Doğru kişilere, doğru yerde, doğru zamanda, doğru şekilde yapılan pazarlama; olumlu sonuç almak demek.
İçeriği okuduğunuz için teşekkür ederim.
Hiç uğraşmaya gerek yok. Uğraşanlara da Allah kolaylık versin.