maximus4530 adlı üyeden alıntı:
mesajı görüntüle
Tecrübeden ziyade daha çok yabancı kaynaklı haberleri, yada trendleri paylaşma üzerine bir şey düşünüyorum ancak sizin blogunuzdaki ziyaretçi sayısını gördükçe üstüne bir de bu konuda yazdıklarınızı okuyunca (-ki bu konu reklam yapmak için açılmamıştır yazmanız bile durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor.) bu fikrimden vazgeçiyorum.
En azından bir süre daha erteliyorum. Konudan daha fazla kopmadan, konuyla ilgili de şunları söyleyebilirim;
Sadece bu denli büyük meblağlara yapılan satışlara değil de Türkiyedeki domain pazarının geneline bakacak olursak neden insanların fiyata takıldıklarını daha iyi görebiliriz. Yani bu sıradan bir domain olsaydı ve 100 TL gibi bir rakama satılsaydı bile yine 100 lira eder miymiş, çok para verilmiş gibi yorumlar duyacaktık inanın.
Yurtdışı pazarında satılan herhangi bir domain ile içeride aynı özelliklerdeki bir domainin karşılaştırmasını yaptığınızda göreceğiniz 2 şey olacaktır. Birincisi yurtdışındaki Türkiye'ye göre 3-5 kat daha hızlı satılacaktır.
İkincisi en az hızı kadar daha çok para edecektir. Bu birazda kültürle alakalı bir durum. Domain sektörü ülkemizde saygı gören bir sektör değil. İnsanlarda reg parasına alınabilecek herhangi bir domainle de aynı projenin yapılabileceği gibi bir düşünce var. Aslında kimse yapılamayacağını iddia etmiyor. Bir çok örneğini de gördük ancak bu tamamen markalaşmayla, reklamcılıkla, akılda kalıcılıkla alakalı. Herkes projesini farklı stratejilerle yönetebilir.
Ben ara sokakta dükkanımı açıp; yüksek reklam faaliyetleri, kampanyalar yöneterek insanlara ulaşmaya çalışırım. Bir başkası ana cadde üzerinde açar, başlangıçta yüksek harcama yapar ama devamlı reklam,kampanya gideri ile uğraşmak istemeyebilir. Bu tamamen nakit gücü, risk dağıtımı ve stratejinizle alakalıdır. Genelde küçük çapta projelerimiz (dükkanlarımız) olduğu için kazandıkça yatırmaya odaklanıyoruz. Bu da ikinci el domain piyasasının önündeki en büyük engel olarak karşımıza çıkıyor.