• 11-07-2009, 16:46:05
    #46
    Bu gece bana iyi bir kahkaha attıracak bir film öneriniz var mı ?
  • 11-07-2009, 16:50:41
    #47
    iRC
    Üyeliği durduruldu
    Filmin Özeti ;
    Clay (Christensen), geçirdiği açık kalp ameliyatı sırasında 'anestezik fakındalık' adı verilen durumu yaşamaktadır. Yani olup bitenin tamamen farkında olacak şekilde uyanıktır, operasyonu tüm acısıyla hissedebiliyordur ancak yine anestezinin etkisiyle vücudu hiçbir şeye tepki gösteremeyecek şekilde paralize olduğundan, ameliyat ekibinin bundan haberi yoktur.
    Clay'in genç karısı Sam (Alba), ameliyat sırasında hayati kararlar vermek zorunda kalırken, Clay'de kendi zihni içinde tekinsiz bir yolculuğa çıkar.
    İlk kez yönetmen koltuğuna oturan Joby Haroldun imzasını taşıyan bu gerçeküstü psikolojik gerilim; şimdiden Memento ve Sixth Sense ile karşılaştırılıyor.

    ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~


    Filmin Özeti ;
    Bu öykü 1950 yazının Antep’inde, on bir yaşında sinema âşığı bir çocuğun bir sinema sahibi ile olan dostluğu çerçevesinde, Anteplilerin sinema sevgisini, bu sevginin onların hayatındaki yansımalarını ve yeni iktidara gelmiş Demokrat Parti’nin hayatlarında yarattığı değişimi anlatmaktadır.

    Antep’teki en büyük sinema salonunun sahibi Nakip Ali’dir. Elli beş yaşlarında, neşeli ama çabuk sinirlenen bir adamdır. İstiklâl gazisidir. Antepliler bazen onun davranışlarını garipserler ama yine de herkes sever onu. Nakip Ali’yi en çok Ümit sever. Ümit on bir yaşındadır, Annesi ve ninesiyle yaşar. Babası ölmeden önce onu Hüseyin’e emanet eder. Nakip Ali ve Ümit arasında baba-oğul ilişkisinin ötesinde bir bağ vardır. Sevimli, cin gibi zeki, yaramaz bir çocuk olan Ümit’in hayatı Nakip Ali’nin sinemasındaki hafiyeler, kovboylar, vampirler, korsanlar ve olağanüstü kahramanlarla renklenmektedir. Nine de torunu gibi sinemanın baş gediklilerindendir.

    Tek başına ele avuca sığmaz bir çocuğu büyütmeye çalışmaktan yorgun, oğlunun geleceğinden endişeli olan Anne ise Ümit’in sinema merakından rahatsızdır, onun bu sevdadan vazgeçmesini, doğru dürüst okumasını ister.

    Böyle bir eğlenceden nasıl vazgeçebilir ki? Ümit için, ninesi için, sırılsıklam âşık olduğu komşu kızı Gülümser için, upuzun boylu, iyi kalpli Mehmet ve en yakın arkadaşı aksi mi aksi Cüce Akif için, Nakip Ali’ye âşık saz kızı Peri için, beyaz atının üstünde kovboy kılığında dolaşan yakışıklı Zühtü için… Herkes ama herkes için bir mucizedir sinema.

    1950’li yılların getirdiği zorlu koşullara karşılık sıkıcı ve fakir yaşamlarını renklendiren sinema salonuna bir tiyatro kumpanyasının gelişinin ardından hem Nakip Ali’nin hem de Ümit’in yaşamını değiştirecektir…
  • 11-07-2009, 18:27:41
    #48
    Komedi önerecek yokmu ?
  • 11-07-2009, 19:22:53
    #49
    Süper komediydi;
  • 11-07-2009, 19:40:42
    #50
    Üyeliği durduruldu


    BAY EVET

    veeeee izlediğim en komik film olan izlerken sandalyeden yere dustugum (parke uzerinde kendimden gectigimde tekerlekli koltukla arkaya dogru dustum xD)



    süper ot
  • 11-07-2009, 19:48:57
    #51
    O filmleri izledim, yokmu başka önerisi olan
  • 11-07-2009, 19:50:13
    #52
    Üyeliği durduruldu
    kutsal damacana izle
  • 11-07-2009, 20:15:47
    #53


    Sex drive - skor peşinde

    imdb Sex Drive (2008)

    Çok komik bir film izleyen pişman olmaz.
  • 12-07-2009, 00:23:21
    #54
    iRC
    Üyeliği durduruldu
    Filmin Özeti;
    Ali G (Sacha Baron Cohen), beyaz rapçi ve gangster olmayı istemekteyken bir anda kendini devlet görevine seçilmiş bulur. Ama çok geçmeden devlet skandalları da patlak verecektir. Eğlenceli ve tartışmalı(!) bir film.
    Sinemalar.com ~ Ali G: Başbelası ~ Ali G Indahouse (2002)

    ~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~~
    Filmin Özeti;
    Bir filmin kahramanı kimdir? Öyküsünü izlediğimiz insan mı? Evet… Biz öyküsünü izlediğimiz insanın ne olursa olsun kazanmasını mı isteriz? Evet…. Biz, kimin öyküsünü izliyorsak onun safında oluruz. Onun her şeye rağmen kazanmasını, önüne çıkan engelleri aşmasını isteriz.

    Öykümüzün kahramanı bir kızla tanışır. Onun sevdiği kızla birlikte mutlu olmasını isterken, ikisini ayıran kötü adamdan nefret ederiz. İşte bu noktada sinema tarihi için tuhaf bir durum gerçekleşir; Kahramanımızın peşini bırakıp kötü adamımızın öyküsünde alışılmadık bir yolculuğa çıkarız. Ve artık kötü adam kahramanımızdır. Seyirci olarak kime inanacağımızı şaşırırız. Aklımıza takılan soru şudur. Ya hep inandığımız şey gerçek değilse ?