Kavga etmenize gerek yok arkadaşlar.Herkes fikrini söylemiş.
Öncelikle , somut olaya göre değerlendirme yapmamız gerekiyor.
Öncelikle Medeni hukukun Kişiler Hukuku hükümlerine göre, her kişinin ismi üzerinde hakkı vardır.Peki bu hakkın sınırları var mıdır? Bu durumun Yargıtay İçtihatlarında biraz geniş yorumlandığını görebiliyoruz.Bu haklar,Medeni Kanunun verdiği hak ehliyetine dayanır.Şu halde her kişi, hukuk düzeni sınırları içerisinde haklara ve borçlara ehil olabilirler.Ve mutlak eşitlik vardır.(Anayasal düzen gereği) Şu halde, kişi ismi üzerinde hak ehliyetine sahiptir.
Burada, öncelikle isim üzerinde çekişmeli hak sahibi olan kişinin hak tespiti yoluna giderek isim üzerindeki hakkını Hukuk Mahkemesinde tespit ettirmesi gerekir.Tespit davasının ardından Asliye Hukuk Mahkemesinde açacağı dava ile , eğer ticari kayıpları var ise, ismin kullanılmasının engellenmesi ile birlikte maddi tazminat, hem de olayın verilerine göre manevi tazminat isteme hakkı saklıdır.Olay geniş yorumlanmalıdır.Böyle bir durum söz konusu olduğunda hakim geniş yorumlamaya çalışacaktır.Mahkeme hükmü ise,tarafların iddiasının hakim tarafından değerlendirilip hakimin kafasında hükme ilişkin kanaat oluştuktan sonra verilebilecektir.