12/01/2022 tarihli ve 31717 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 318 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile internet gelirlerinin vergilendirilmesine ilişkin aşağıdaki öneriler Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü'ne ve de Cumhurbaşkanlığı Danışmanları'na gönderilebilir.
Not: Öneriler CİMER üzerinden gönderildiğinde Maliye Bakanlığı'na iletiliyor. Bizim önerilerimizin hayata geçirilebilmesi için öncelikle kanun (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu MÜKERRER MADDE 20/B) içerisinde değişikliklerin yapılması gerekiyor. Bu sebeple önerilerin CİMER yerine aşağıdaki e-posta adreslerine gönderilmesi daha uygun olabilir.
Ben aşağıdaki adreslere aşağıdaki şekilde bir e-posta gönderdim. Etkili olur veya olmaz, bu konulara ve de tartışmalara girmeye gerek yok. İsteyen arkadaşlar da e-posta göndererek katılabilir.
===========================================
Gönderilebilecek e-posta adresleri: hasan.dogan@tccb.gov.tr, yigitbulut2023@gmail.com, yigitbulut1453@gmail.com
Konu: İnternet Gelirlerinin Vergilendirilmesi Hakkında Öneriler
===========================================
Sayın yetkili,
İnternet üzerinden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesini kolaylaştırmayı amaçlayan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen mükerrer 20/B maddesine ilişkin usul ve esasları düzenleyen 318 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği 12/01/2022 tarihli ve 31717 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.
Söz konusu kanun ve de tebliğ içerisinde yer alan düzenlemelere yönelik aşağıdaki görüş ve öneriler yüksek takdirlerinize sunulmuştur:
Öneri 1) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu MÜKERRER MADDE 20/B içerisinde yer alan:
"İnternet ortamında
ifadesinin:
"İnternet ortamında metin, görüntü, ses, video, yazılım gibi içerikler paylaşan veya satan kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar veya laptop veya masaüstü bilgisayarlar veya web gibi platformlar için uygulama geliştirenlerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesnadır."
olarak değiştirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
(Söz konusu düzenleme yalnızca "sosyal içerik üreticilerinin" Youtube, Facebook, Twitter, Instagram gibi "sosyal ağ sağlayıcıları" üzerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon, tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlarını kapsamaktadır.
Ayrıca 318 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği içerisinde; "Örnek 12: Mükellef (J), kişisel internet sitesinde yemek tarifleri vermekte ve yemeklerin yapılışına ilişkin videolar yayınlamaktadır. Mükellefin faaliyette bulunduğu kişisel internet sitesinin belirli alanlarında reklamlar yayınlanmakta ve yayınlanan bu reklamlardan kazanç elde edilmektedir. Sadece belirli bir kısmında sosyal etkileşim amaçlı içeriğe yer veren kişisel internet sitelerinin sosyal ağ sağlayıcıları kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından mükellefin kişisel internet sitesi aracılığıyla elde ettiği kazanç istisna kapsamında değerlendirilemeyecektir." ifadeleri yer almaktadır.
Söz konusu kısıtlamaların çok hatalı olduğu düşünülmektedir. Günümüzde kişisel web siteleri üzerinden gelir elde eden on binlerce kişi mevcut olmakla birlikte, çoğunluk kişisel web siteleri üzerinden gelir elde edenlere aittir.
Bu kapsamda;
- Web sitesi olup, web sitesi / web sayfaları içerisine yerleştirmiş oldukları Google Adsense reklam kodu ile gelir elde eden kişilerin,
- Ücretli mobil / masaüstü / web uygulamalarını kendi web siteleri üzerinden satan kişilerin,
- Ücretsiz mobil / masaüstü / web uygulamalarını kendi web siteleri üzerinden indirmeye veya kullanıma açan, bu şekilde elde ettiği trafikle web siteleri üzerinden Google Adsense reklam kodu ile gelir elde eden kişilerin,
- İnternet ortamında kullanılmak üzere, araştırma yaparak ücretli bir şekilde metin, video, ses, vb. içerik üretip satan kişilerin
de söz konusu kanun ve de tebliğ kapsamında değerlendirilebilmesi için, yukarıda önerilen değişikliğin yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.)
Öneri 2) Tebliğ ile getirilen; "Herhangi bir şirketi, şahıs firması ya da iş yeri (dolayısıyla mükellefiyet kaydı) bulunmayan kişiler için Vergi Dairesi tarafından mükellefiyet kaydı açılması zorunluluğu" kaldırılmalıdır. Bu konuda gerekli düzenlemelerin yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.
2.1) Mükellefiyet kaydı açılmasının zorunlu olması durumunda, ilgili düzenleme içerisine "İşyeri bulunmayan, evlerinde bilgisayar / internet ortamında çalışan kişiler için Vergi Dairesi tarafından açılacak mükellefiyet kayıtlarında adres kısmı boş bırakılır." gibi bir ibarenin eklenmesi uygun olacaktır.
Zira, Vergi Dairesi tarafından mükellefiyet kaydına işyeri adresi olarak ev adreslerinin girilmesi durumunda; kiralanan meskenin malikleri ile kiralama ücreti, stopaj sorunları, kiralanan meskenin kira sözleşmesinin iş yeri olarak yeniden düzenlenmesi ve ayrıca Emlak Vergisi Kanunu gereğince meskenin işyeri sayılması yani nitelik değişikliği gibi sorunlar oluşacaktır.
Mükellefiyet kaydı içerisinde işyeri adresinin zorunlu kılınması durumunda ise; evinde bilgisayar / internet ortamında faaliyet gösterenler açısından sanal ofis veya normal ofis kiralanması gibi güçlükler ve ek giderler oluşacaktır.
2.2) Mükellefiyet kaydı açılmasının zorunlu olması durumunda, SGK kaydının oluşturulması ve SGK primi yatırma zorunluluğunun kaldırılması uygun olacaktır.
Öneri 3) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu MÜKERRER MADDE 20/B içerisinde yer alan:
"Birinci fıkra kapsamındaki
ifadesinin;
- "Birinci fıkra kapsamındaki faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar." olarak değiştirilmesi veya mümkün olmaması durumunda;
- "Birinci fıkra kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarın 2 katını aşanlar ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar."
olarak değiştirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
Öneri 4) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu MÜKERRER MADDE 20/B içerisinde yer alan:
"Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak"
ifadesinin;
"Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %10 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak"
olarak değiştirilmesi talep edilmektedir.
Saygılarımla.