• 12-01-2022, 17:32:03
    #1
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Arkadaşlar,

    12/01/2022 tarihli ve 31717 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 318 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği ile internet gelirlerinin vergilendirilmesine ilişkin aşağıdaki öneriler Cumhurbaşkanlığı Özel Kalem Müdürü'ne ve de Cumhurbaşkanlığı Danışmanları'na gönderilebilir.

    Not: Öneriler CİMER üzerinden gönderildiğinde Maliye Bakanlığı'na iletiliyor. Bizim önerilerimizin hayata geçirilebilmesi için öncelikle kanun (193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu MÜKERRER MADDE 20/B) içerisinde değişikliklerin yapılması gerekiyor. Bu sebeple önerilerin CİMER yerine aşağıdaki e-posta adreslerine gönderilmesi daha uygun olabilir.

    Ben aşağıdaki adreslere aşağıdaki şekilde bir e-posta gönderdim. Etkili olur veya olmaz, bu konulara ve de tartışmalara girmeye gerek yok. İsteyen arkadaşlar da e-posta göndererek katılabilir.

    ===========================================
    Gönderilebilecek e-posta adresleri: hasan.dogan@tccb.gov.tr, yigitbulut2023@gmail.com, yigitbulut1453@gmail.com

    Konu: İnternet Gelirlerinin Vergilendirilmesi Hakkında Öneriler
    ===========================================

    Sayın yetkili,

    İnternet üzerinden elde edilen gelirlerin vergilendirilmesini kolaylaştırmayı amaçlayan 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu'na eklenen mükerrer 20/B maddesine ilişkin usul ve esasları düzenleyen 318 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği 12/01/2022 tarihli ve 31717 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanmıştır.

    Söz konusu kanun ve de tebliğ içerisinde yer alan düzenlemelere yönelik aşağıdaki görüş ve öneriler yüksek takdirlerinize sunulmuştur:

    Öneri 1) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu MÜKERRER MADDE 20/B içerisinde yer alan:

    "İnternet ortamındaki sosyal ağ sağlayıcıları üzerinden metin, görüntü, ses, video gibi içerikler paylaşan sosyal içerik üreticilerinin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesnadır."

    ifadesinin:

    "İnternet ortamında metin, görüntü, ses, video, yazılım gibi içerikler paylaşan veya satan kişilerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon veya tablet gibi mobil cihazlar veya laptop veya masaüstü bilgisayarlar veya web gibi platformlar için uygulama geliştirenlerin bu faaliyetlerinden elde ettikleri kazançlar gelir vergisinden müstesnadır."

    olarak değiştirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

    (Söz konusu düzenleme yalnızca "sosyal içerik üreticilerinin" Youtube, Facebook, Twitter, Instagram gibi "sosyal ağ sağlayıcıları" üzerinden elde ettikleri kazançlar ile akıllı telefon, tablet gibi mobil cihazlar için uygulama geliştirenlerin elektronik uygulama paylaşım ve satış platformları üzerinden elde ettikleri kazançlarını kapsamaktadır.

    Ayrıca 318 Seri No'lu Gelir Vergisi Genel Tebliği içerisinde; "Örnek 12: Mükellef (J), kişisel internet sitesinde yemek tarifleri vermekte ve yemeklerin yapılışına ilişkin videolar yayınlamaktadır. Mükellefin faaliyette bulunduğu kişisel internet sitesinin belirli alanlarında reklamlar yayınlanmakta ve yayınlanan bu reklamlardan kazanç elde edilmektedir. Sadece belirli bir kısmında sosyal etkileşim amaçlı içeriğe yer veren kişisel internet sitelerinin sosyal ağ sağlayıcıları kapsamında değerlendirilmesi mümkün olmadığından mükellefin kişisel internet sitesi aracılığıyla elde ettiği kazanç istisna kapsamında değerlendirilemeyecektir." ifadeleri yer almaktadır.

    Söz konusu kısıtlamaların çok hatalı olduğu düşünülmektedir. Günümüzde kişisel web siteleri üzerinden gelir elde eden on binlerce kişi mevcut olmakla birlikte, çoğunluk kişisel web siteleri üzerinden gelir elde edenlere aittir.

    Bu kapsamda;

    - Web sitesi olup, web sitesi / web sayfaları içerisine yerleştirmiş oldukları Google Adsense reklam kodu ile gelir elde eden kişilerin,
    - Ücretli mobil / masaüstü / web uygulamalarını kendi web siteleri üzerinden satan kişilerin,
    - Ücretsiz mobil / masaüstü / web uygulamalarını kendi web siteleri üzerinden indirmeye veya kullanıma açan, bu şekilde elde ettiği trafikle web siteleri üzerinden Google Adsense reklam kodu ile gelir elde eden kişilerin,
    - İnternet ortamında kullanılmak üzere, araştırma yaparak ücretli bir şekilde metin, video, ses, vb. içerik üretip satan kişilerin

    de söz konusu kanun ve de tebliğ kapsamında değerlendirilebilmesi için, yukarıda önerilen değişikliğin yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.)


    Öneri 2) Tebliğ ile getirilen; "Herhangi bir şirketi, şahıs firması ya da iş yeri (dolayısıyla mükellefiyet kaydı) bulunmayan kişiler için Vergi Dairesi tarafından mükellefiyet kaydı açılması zorunluluğu" kaldırılmalıdır. Bu konuda gerekli düzenlemelerin yapılmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

    2.1) Mükellefiyet kaydı açılmasının zorunlu olması durumunda, ilgili düzenleme içerisine "İşyeri bulunmayan, evlerinde bilgisayar / internet ortamında çalışan kişiler için Vergi Dairesi tarafından açılacak mükellefiyet kayıtlarında adres kısmı boş bırakılır." gibi bir ibarenin eklenmesi uygun olacaktır.

    Zira, Vergi Dairesi tarafından mükellefiyet kaydına işyeri adresi olarak ev adreslerinin girilmesi durumunda; kiralanan meskenin malikleri ile kiralama ücreti, stopaj sorunları, kiralanan meskenin kira sözleşmesinin iş yeri olarak yeniden düzenlenmesi ve ayrıca Emlak Vergisi Kanunu gereğince meskenin işyeri sayılması yani nitelik değişikliği gibi sorunlar oluşacaktır.

    Mükellefiyet kaydı içerisinde işyeri adresinin zorunlu kılınması durumunda ise; evinde bilgisayar / internet ortamında faaliyet gösterenler açısından sanal ofis veya normal ofis kiralanması gibi güçlükler ve ek giderler oluşacaktır.

    2.2) Mükellefiyet kaydı açılmasının zorunlu olması durumunda, SGK kaydının oluşturulması ve SGK primi yatırma zorunluluğunun kaldırılması uygun olacaktır.


    Öneri 3) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu MÜKERRER MADDE 20/B içerisinde yer alan:

    "Birinci fıkra kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarı aşanlar ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar."

    ifadesinin;

    - "Birinci fıkra kapsamındaki faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar." olarak değiştirilmesi veya mümkün olmaması durumunda;

    - "Birinci fıkra kapsamındaki kazançları toplamı 103 üncü maddede yazılı tarifenin dördüncü gelir diliminde yer alan tutarın 2 katını aşanlar ile faaliyete ilişkin tüm gelirlerini ikinci fıkrada belirtilen şartlara göre tahsil etmeyenler bu istisnadan faydalanamazlar."

    olarak değiştirilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.


    Öneri 4) 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu MÜKERRER MADDE 20/B içerisinde yer alan:

    "Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %15 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak"

    ifadesinin;

    "Bankalar, bu kapsamda açılan hesaplara aktarılan hasılat tutarı üzerinden, aktarım tarihi itibarıyla %10 oranında gelir vergisi tevkifatı yapmak"

    olarak değiştirilmesi talep edilmektedir.


    Saygılarımla.
  • 12-01-2022, 17:37:47
    #2
    keşke geri dönüş yapsalar.
  • 12-01-2022, 18:24:22
    #3
    Mail adresindeki adama bak. Free shoptan usulsüz alışveriş yapan kurnazlık abidesi. Kime neyi anlatacağız?
    Bu adreslerdeki adamlara laf anlatıp minnet edeceğime gider yurtdışından ödememi alıp işime gücüme bakarım.
  • 12-01-2022, 19:14:41
    #4
    cengizclskn adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Mail adresindeki adama bak. Free shoptan usulsüz alışveriş yapan kurnazlık abidesi. Kime neyi anlatacağız?
    Bu adreslerdeki adamlara laf anlatıp minnet edeceğime gider yurtdışından ödememi alıp işime gücüme bakarım.
    Kimsenin şahsından herhangi bir şey talep / minnet etmiyoruz, taleplerimizi kuruma / makama iletiyoruz. Taleplerin en tepeye ulaştırılabilmesi için başka bir yol yok. Şimdiye kadar milletvekillerine veya CİMER üzerinden Maliye'ye derdimizi anlatabildik mi? İsteyen gönderir istemeyen göndermez. İsteyen istediği şekilde işine bakar.
  • 21-01-2022, 16:10:21
    #5
    çok karmaşık olmuş benim düşünceme göre. yani istenilen basit web adsense gelirlerinin ilgili kanuna dahil edilmesi başka bişi yok. bunun vergi miktarını artıracaı ve daha doğru sonuçlar ortaya çıkacağı anlatılmalı ki kabul edilebilsin. araya kabul edilmesi zor %10 düşürme gibi şeyler eklenince hepten kabul edilmez.

    burda ana amaç web sitesi olan 300-500 1k tl kazananların şirket açmadan ilgili kanundan yararlanmalası istenmektedir. işte yıllık 100 -150 bin tl yi geçmeyenler için yine web adsense bu kanuna dahil edilebilir üstü için şirket istenilebilir.
  • 21-01-2022, 16:36:47
    #6
    Ben son zamanda karmaşık olmayan, basit, düşük vergi stopaj oranı önerisi de içermeyen web sitelerinin dahil edilmesi taleplerimi meclise, cimer'e, tebliğ taslağında yazan adrese de gönderdim. Çok basit de iletsem her durumda sonuç sıfır oldu maalesef. Diğer başlıkta önerileri sorduğunuz için katkı olabilir diye yazdım. Siz hazırladığınız metni sonuç alabileceğinize inandığınız şekilde hazırlayın elbette.

    arenpi adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    çok karmaşık olmuş benim düşünceme göre. yani istenilen basit web adsense gelirlerinin ilgili kanuna dahil edilmesi başka bişi yok. bunun vergi miktarını artıracaı ve daha doğru sonuçlar ortaya çıkacağı anlatılmalı ki kabul edilebilsin. araya kabul edilmesi zor %10 düşürme gibi şeyler eklenince hepten kabul edilmez.

    burda ana amaç web sitesi olan 300-500 1k tl kazananların şirket açmadan ilgili kanundan yararlanmalası istenmektedir. işte yıllık 100 -150 bin tl yi geçmeyenler için yine web adsense bu kanuna dahil edilebilir üstü için şirket istenilebilir.
  • 21-01-2022, 17:01:25
    #7
    Danıştay'a 60 gün içinde iptal davası açılabilir. Web AdSense kazancı olan birisi davacı olabilir. Cimer falan işe yaramaz.
  • 21-01-2022, 17:46:53
    #8
    alcaym adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Danıştay'a iptal davası açılabilir. 15 gün kaldı. Web AdSense kazancı olan birisi davacı olabilir. Cimer falan işe yaramaz.
    Merhaba. Danıştay'a dava açma süresi İYUK 7/1 ve İYUK 8/1'e göre tebliğin yayım tarihinden itibaren 60 gün değil midir? Danıştay ilk derece sıfatıyla bakacağı için dava açma süresi kesin 30 gün mü oluyor?

    Web sitesi üzerinden gelir elde edileceğinden bahisle talep edilen İstisna Belgesi dilekçesi, Vergi Dairesi tarafından tebliğ kapsamında bulunmazsa (red yanıtı gelirse), bu durumda hem tebliğin ilgili kısımları için hem de vergi dairesinin idari red işlemi için Danıştay'a tek bir dava açılabilir (Davalı 1: Maliye Bakanlığı, Davalı 2: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü şeklinde) sanırım. Bu senaryoda, Vergi Dairesi tarafından red yanıtı / zımnen red işlemi tebliğin yayım tarihinden 10 sene sonra da gerçekleşse (hem tebliğin ilgili kısımlarının iptali hem de idari işlemin iptali için) dava açma süresi red işlemi ile birlikte sıfırlanıyor ve yeniden başlıyor sanırım (Eksik Düzenlemeler Aleyhine İptal Davası Açma Yöntemi Üzerine Bir İnceleme / B. DÜZENLEYİCİ İŞLEMLERİN YARGISAL DENETİMİ, sayfa: 60, pdf sayfa: 6), doğru mu anladım?

    Web sitesi üzerinden gelir elde edileceğinden bahisle talep edilen İstisna Belgesi dilekçesine Vergi Dairesi'nden "web sitelerinin tebliğ içerisinde kapsam dışında tutulması" gerekçesiyle red yanıtı gelmesi, Danıştay'a açılacak davada uygulamadan faydalanamama açısından çok güçlü bir delil olur. Fakat Vergi Dairesi dilekçeyi kabul edip İstisna Belgesi verirse, bu durumda konu çok zora giriyor görünüyor.
  • 21-01-2022, 22:45:02
    #9
    Stack adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Merhaba. Danıştay'a dava açma süresi İYUK 7/1 ve İYUK 8/1'e göre tebliğin yayım tarihinden itibaren 60 gün değil midir? Danıştay ilk derece sıfatıyla bakacağı için dava açma süresi kesin 30 gün mü oluyor?

    Web sitesi üzerinden gelir elde edileceğinden bahisle talep edilen İstisna Belgesi dilekçesi, Vergi Dairesi tarafından tebliğ kapsamında bulunmazsa (red yanıtı gelirse), bu durumda hem tebliğin ilgili kısımları için hem de vergi dairesinin idari red işlemi için Danıştay'a tek bir dava açılabilir (Davalı 1: Maliye Bakanlığı, Davalı 2: ... Vergi Dairesi Müdürlüğü şeklinde) sanırım. Bu senaryoda, Vergi Dairesi tarafından red yanıtı / zımnen red işlemi tebliğin yayım tarihinden 10 sene sonra da gerçekleşse (hem tebliğin ilgili kısımlarının iptali hem de idari işlemin iptali için) dava açma süresi red işlemi ile birlikte sıfırlanıyor ve yeniden başlıyor sanırım (Eksik Düzenlemeler Aleyhine İptal Davası Açma Yöntemi Üzerine Bir İnceleme / B. DÜZENLEYİCİ İŞLEMLERİN YARGISAL DENETİMİ, sayfa: 60, pdf sayfa: 6), doğru mu anladım?

    Web sitesi üzerinden gelir elde edileceğinden bahisle talep edilen İstisna Belgesi dilekçesine Vergi Dairesi'nden "web sitelerinin tebliğ içerisinde kapsam dışında tutulması" gerekçesiyle red yanıtı gelmesi, Danıştay'a açılacak davada uygulamadan faydalanamama açısından çok güçlü bir delil olur. Fakat Vergi Dairesi dilekçeyi kabul edip İstisna Belgesi verirse, bu durumda konu çok zora giriyor görünüyor.
    Evet vergi dairesine istisna dilekçesini verdik ve açık açık web adsense üzerinden gelir elde ettiğimizi, site isimlerini de yazdık diyelim. ve dilekçeyi kabul edip istisna belgesini bize verirlerse ne olur? Bende bu noktaya takılıyorum. Red yazısı almak için başvurduğumuzda eğer olumlu karar çıkarsa ne olur?