bolge idaresi mahkeme kararları - R10.net
  • 14-10-2021, 18:42:34
    #1
    İstanbul 14. Vergi Mahkemesi 2020/1566 özel usulsuzluk davasi istinyaf



    İSTEMİN ÖZETİ :Hakkında düzenlenen 6.3.2020 tarih 2461/13 sayılı vergi tekniği raporuna istinaden 193 sayılı GVK nun 37.maddesi kapsamında ticari faaliyette bulunduğutespitinden hareketle1.1.2015 tarihinden itibaren gerçek usuldemükellefiyet kaydına alınan davacı adına 2016 takvim yılındaelde ettiği gelirler için fatura düzenlemediğinden bahisle 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarını ihtiva eden ihbarnamelerin iptali istemiyle açılan davanın, "...belge düzenleme yükümlülüğünün, bir vergi mükellefiyetinden kaynaklanan ve adına mükellefiyet tesis edilmiş ve mükellefiyet kaydı devam etmekte olan mükelleflerin ihlal etmesi olanaklı bulunan bir yükümlülük olduğu, kayıt dışı çalışan veya mükellefiyet kaydı terkin edilmiş bir mükellef açısından, mükellefiyet kaydının varlığını gerektirmeyen diğer bazı vergisel ödevleri yerine getirmediğinden (örneğin, işe başlamanın zamanında bildirilmemesi) bahisle adına vergi cezası kesilmesi mümkün bulunmakla birlikte, mükellefin, adına, fatura bastırarak düzenlemesini zorunlu kılan türden bir vergi mükellefiyet kaydı açılıp, mükellefiyet tesisi hususunda haberdar edilmeden, mükellef tarafından, fiilen, fatura düzenlenmesine olanak bulunmadığı ve bu vergisel ödevlerin mükellefçe ihlal edildiğinden de söz edilemeyeceği, bir diğer deyişle, mükellefin, hukuka uygun şekilde adına tesis edilen vergi mükellefiyetinden haberdar olması ile mükellefiyetin gereği olan yükümlülükleri yerine getirme ödevinin doğacağı, söz konusu yükümlülükleri yerine getirme ödevinin mükellefiyetin iptali veya idare tarafından terkinine kadar devam edeceğinin açık olduğu ,olayda; dava konusu cezaların kaynaklandığı vergisel ödevlerin ait olduğu dönemlerde,davacı adına tesis edilmiş, fatura düzenlemesini gerektirir nitelikte mükellefiyet kaydının bulunmadığı, ticari faaliyet kapsamındaki mükellefiyet kaydının yukarıda bahsi geçen rapor hazırlandıktan sonra, rapordaki öneriler doğrultusunda geçmişe yönelik olarak tesis edildiği ve tesis edilen mükellefiyet kaydı gereğince, ticari faaliyet kapsamında fatura düzenlenmediğinden bahisle davacı adına özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmakla, dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuki isabet görülmediği..." gerekçesiyle kabulü yönünde verilenİstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nin 25/03/2021 tarih ve E:2020/1566, K:2021/575 sayılı kararının, davalı idare vekili tarafından, davacının 193 sayılı Kanunun 37. maddesi hükmüne istinaden ticari faaliyette bulunduğunun ve belirtilen kapsamda ticari kazanç elde ettiğinin hakkında düzenlenen raporla tespit edildiği, beyannamelerini vermediği ve yasal defterlerini tutmadığı, fatura da düzenlememiş olan davacı adına kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.

    TÜRKMİLLETİADINA Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; dosyadaki belgeler incelenip istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:
  • 14-10-2021, 19:07:55
    #2
    Tebrikler, paylaşım için teşekkürler.

    İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nin kararının Esas No ve Karar no bilgilerini de ekleyebilir misiniz. İhtiyacı olanlar için faydalı olacaktır.
  • 15-10-2021, 12:06:44
    #3
    Stack adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Tebrikler, paylaşım için teşekkürler.

    İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nin kararının Esas No ve Karar no bilgilerini de ekleyebilir misiniz. İhtiyacı olanlar için faydalı olacaktır.
  • 15-10-2021, 13:35:05
    #4
    oguzhanalbas adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çok teşekkürler. Kararı Emsal Danıştay Kararları: Hesap Dönemi Kapandıktan Sonra Kesilen Özel Usulsüzlük Cezaları başlığı içerisine de ekledim. İçerisindeki ilk derece mahkemesinin karar gerekçesi ile birlikte Danıştay kararlarını destekleyici, güncel ve de güzel bir İstinaf kararı. Tamamını düz metin olarak aşağıya da kopyalıyorum. Dava dosyasına emsal karar olarak ekleyecek arkadaşlara faydalı olacaktır. Tekrar teşekkürler..


    T.C.
    İstanbul
    Bölge İdare Mahkemesi
    İkinci Vergi Dava Dairesi

    Esas No: 2021/2459
    Karar No: 2021/2540

    İSTEMİN ÖZETİ: Hakkında düzenlenen 6.3.2020 tarih 2461/13 sayılı vergi tekniği raporuna istinaden 193 sayılı GVK nun 37. maddesi kapsamında ticari faaliyette bulunduğu tespitinden hareketle 1.1.2015 tarihinden itibaren gerçek usulde mükellefiyet kaydına alınan davacı adına 2016 takvim yılında elde ettiği gelirler için fatura düzenlemediğinden bahisle 213 sayılı Kanunun 353/1 maddesi uyarınca kesilen özel usulsüzlük cezalarını ihtiva eden ihbarnamelerin iptali istemiyle açılan davanın, "...belge düzenleme yükümlülüğünün, bir vergi mükellefiyetinden kaynaklanan ve adına mükellefiyet tesis edilmiş ve mükellefiyet kaydı devam etmekte olan mükelleflerin ihlal etmesi olanaklı bulunan bir yükümlülük olduğu, kayıt dışı çalışan veya mükellefiyet kaydı terkin edilmiş bir mükellef açısından, mükellefiyet kaydının varlığını gerektirmeyen diğer bazı vergisel ödevleri yerine getirmediğinden (örneğin, işe başlamanın zamanında bildirilmemesi) bahisle adına vergi cezası kesilmesi mümkün bulunmakla birlikte, mükellefin, adına, fatura bastırarak düzenlemesini zorunlu kılan türden bir vergi mükellefiyet kaydı açılıp, mükellefiyet tesisi hususunda haberdar edilmeden, mükellef tarafından, fiilen, fatura düzenlenmesine olanak bulunmadığı ve bu vergisel ödevlerin mükellefçe ihlal edildiğinden de söz edilemeyeceği, bir diğer deyişle, mükellefin, hukuka uygun şekilde adına tesis edilen vergi mükellefiyetinden haberdar olması ile mükellefiyetin gereği olan yükümlülükleri yerine getirme ödevinin doğacağı, söz konusu yükümlülükleri yerine getirme ödevinin mükellefiyetin iptali veya idare tarafından terkinine kadar devam edeceğinin açık olduğu, olayda; dava konusu cezaların kaynaklandığı vergisel ödevlerin ait olduğu dönemlerde, davacı adına tesis edilmiş, fatura düzenlemesini gerektirir nitelikte mükellefiyet kaydının bulunmadığı, ticari faaliyet kapsamındaki mükellefiyet kaydının yukarıda bahsi geçen rapor hazırlandıktan sonra, rapordaki öneriler doğrultusunda geçmişe yönelik olarak tesis edildiği ve tesis edilen mükellefiyet kaydı gereğince, ticari faaliyet kapsamında fatura düzenlenmediğinden bahisle davacı adına özel usulsüzlük cezası kesildiği anlaşılmakla, dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuki isabet görülmediği..." gerekçesiyle kabulü yönünde verilen İstanbul 14. Vergi Mahkemesi'nin 25/03/2021 tarih ve E: 2020/1566, K: 2021/575 sayılı kararının, davalı idare vekili tarafından, davacının 193 sayılı Kanunun 37. maddesi hükmüne istinaden ticari faaliyette bulunduğunun ve belirtilen kapsamda ticari kazanç elde ettiğinin hakkında düzenlenen raporla tespit edildiği, beyannamelerini vermediği ve yasal defterlerini tutmadığı, fatura da düzenlememiş olan davacı adına kesilen dava konusu özel usulsüzlük cezalarında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek, istinaf yoluyla kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istenilmektedir.

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Hüküm veren İstanbul Bölge İdare Mahkemesi İkinci Vergi Dava Dairesi'nce; dosyadaki belgeler incelenip istinaf başvurusu hakkında gereği görüşüldü:

    2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 1. fıkrasında, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi, mahkemenin bulunduğu yargı çevresindeki bölge idare mahkemesine başvurulabileceği; 2. fıkrasında, istinafın, temyizin şekil ve usullerine tabi olduğu; 3. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar vereceği, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkünse gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı vereceği; 4. fıkrasında, bölge idare mahkemesinin, ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulmadığı takdirde istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vereceği, bu halde bölge idare mahkemesinin işin esası hakkında yeniden bir karar vereceği; 6. fıkrasında da, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu hükme bağlanmıştır.

    Dava dosyasının incelenmesinden, istinaf istemine konu kararın usul ve hukuka uygun olduğu ve istinaf başvurusunda ileri sürülen sebepler ile dosyada mevcut bilgi - belgeler kapsamında, ortada, kararın kaldırılmasını gerektiren nitelikte bir neden bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

    Açıklanan nedenlerle, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45/3. maddesi uyarınca, istinaf başvurusunun reddine, başvuru aşamasında yapılan 49,00-TL tutarındaki yargılama giderinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta avanslarının Mahkemesince yatıran tarafa iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, dava konusu tutar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46/b bendinde düzenlenen parasal sınırı aşmadığından, aynı Yasanın 45/6. maddesi uyarınca kesin olarak, 24/09/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.