• 21-10-2020, 13:37:07
    #1
    Merhabalar, Temmuz ayında yaşadığım sorun itibariyle Cimer üzerinden bir şkayet dilekçesi gönderdim. İlgili şikayet aşağdadır.
    Öncelikle böylesine güzel bir hizmeti vatandaşlarla buluşturduğunuz için çok teşekkür ederim. Bir şikayetim olacak ki, bu şikayet sayesinde umarım emsal bir karar çıkar ve gereği yapılır. Öyle ki bundan 8 yıl önce Yapı Kredi Bankası tarafından tarafıma tahsis edilen kredi kartını 1 yıl boyunca kullanmış, sonucunda Kredi kartı borcunu tamamen ödemiş, Müşteri hizmetlerini arayarak kredi kartımı kapattırmıştım. Müşteri hizmetleri hiç bir borcum olmadığını ve bu sayede kredi kartımı kapattırabileceğimi beyan etmiş ve kredi kartımı kapatmıştı. Aradan 4 yıl geçiyor ve tarafıma İstanbul varlık yönetim adında bir firma ulaşıyor ve Yapı Kredi bankası ürünü olan kredi kartını kullandığım dönemin kart aidatı nedeniyle borcumun 80 TL'den 4 yıl sonunda 340 TL çıktığını ifade ediyor. Kendinizi benim yerime koymanızı rica ediyorum. Bir kredi kartı kullanıyorsunuz, sonunda tüm borçlarınızı ödüyorsunuz ve kredi kartını artık kullanmak istemediğinizi beyan ediyor ve ürünü kullanıma kapattırıyorsunuz. Aradan 4 yıl geçiyor ve bir varlık yönetim şirketi size ulaşıyor ve o deönem kart aidatı ödenmemiş diyor. Böyle bir saçmalık olabilir mi? Kendilerine bu borcu 20 yıl hapis cezası alsam bile ödemeyeceğimi beyan ettim. Neden? Çünkü bu insanları soymaktan başka bir şey değildir. Aradan yine 1 yıl geçti ve bu seferde Ferhat Şenol Avukatlık bürosu tarafından bu durum nedeniyle tekrar rahatsız ediliyorum. Bu sefer bu arkadaşlar hadlerini zirveye çıkarıp arkabalarıma '' Son firsat! Sn. K*** E***, Istanbul Varlik borcunuz temerrüt faizi nedeniyle artmaktadir. Hemen arayin, uygun kosullarda anlasma firsatı yakalayın! Tel: 023***06263-Mail:iletisim@ferhatsenol.com.tr B001'' adında sms gönderip beni rezil etmeye çalışıyorlar. Bırakın borcu olan bir insanın borcunu bir başka tanıdığı ile paylaşmayı, haksız yere tarafıma borç yaratılması ile birlikte yakınlarıma böyle bir bilgilendirilme yapılması kabul edilemez.

    ÖNEMLİ
    Bir kişinin sürekli sürekli kasıt derecesine vararak aranması TCK’da yer alan "Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma" suçunu oluşturur. Ayrıca bir kişinin akrabalarının aranması, icra dosyasından haber verilmesi ise yine TCK’da yer alan "Kişisel Verilerin Ele Geçirilmesi veya Yayma" suçunu oluşturur. İlgili avukat bürosuna gereğinin yapılmasını önemle arz ediyorum.


    Cimer tarafından iste tarafıma şöyle bir yanıt gelmiş.

    Sayın Başvuru Sahibi,
    Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi (CİMER) aracılığıyla yaptığınız başvurunuza ilişkin olarak Kişisel Verileri Koruma Kurumunun (Kurum) görev ve yetki alanına giren hususlara ilişkin açıklamalara aşağıda yer verilmiştir.
    6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanununun (Kanun) amacı kişisel verilerin işlenmesinde başta özel hayatın gizliliği olmak üzere kişilerin temel hak ve özgürlüklerini korumak ve kişisel verileri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin yükümlülükleri ile uyacakları usul ve esasları düzenlemektir.
    Kanunun “Tanımlar” başlıklı 3 üncü maddesinde kişisel veri, kimliği belirli veya belirlenebilir gerçek kişiye ilişkin her türlü bilgi; veri sorumlusu, kişisel verilerin işleme amaçlarını ve vasıtalarını belirleyen, veri kayıt sisteminin kurulmasından ve yönetilmesinden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişi; kişisel verilerin işlenmesi ise kişisel verilerin tamamen veya kısmen otomatik olan ya da herhangi bir veri kayıt sisteminin parçası olmak kaydıyla otomatik olmayan yollarla elde edilmesi, kaydedilmesi, depolanması, muhafaza edilmesi, değiştirilmesi, yeniden düzenlenmesi, açıklanması, aktarılması, devralınması, elde edilebilir hâle getirilmesi, sınıflandırılması ya da kullanılmasının engellenmesi gibi veriler üzerinde gerçekleştirilen her türlü işlem olarak ifade edilmiştir.
    Kanunun 4 üncü maddesinde ise kişisel verilerin işlenmesinde uyulacak genel ilkeler, 5 inci ve 6 ncı maddelerinde de kişisel veriler ile özel nitelikli kişisel verilerin işlenme şartları belirlenmiştir. Bu çerçevede, ad, soyad, adres, telefon numarası, Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, doğum tarihi gibi kişisel verilerin herhangi bir veri sorumlusu tarafından işlenmesi ancak açık rızanın bulunması ya da Kanunda belirtilen açık rıza dışı diğer hallerin varlığında mümkün bulunmaktadır.
    Kanunun “İlgili kişinin hakları” başlıklı 11 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca herkes, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme, kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, kişisel verilerinin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, Kanunun 7 nci maddesinde öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerinin silinmesini veya yok edilmesini isteme ile yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme hakkına sahiptir.
    Ayrıca, Kanunun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında ilgili kişinin Kanunun uygulanması ile ilgili taleplerini yazılı olarak veya Kişisel Verileri Koruma Kurulunun (Kurul) belirleyeceği diğer yöntemlerle veri sorumlusuna ileteceği, 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında ise başvurunun reddedilmesi, verilen cevabın yetersiz bulunması veya süresinde başvuruya cevap verilmemesi hallerinde, ilgili kişinin veri sorumlusunun cevabını öğrendiği tarihten itibaren otuz ve her halde başvuru tarihinden itibaren 60 gün içinde Kurula şikâyette bulunabileceği hükme bağlanmıştır. Kanunun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası da “13 üncü madde uyarınca başvuru yolu tüketilmeden şikâyet yoluna başvurulamaz.” hükmünü amirdir.
    İlgili kişiler tarafından veri sorumlularına yapılacak başvuruların usul ve esasları “Veri Sorumlusuna Başvuru Usul ve Esasları Hakkında Tebliğ” (Tebliğ) ile belirlenmiş olup, Tebliğin “Başvuru usulü” başlıklı 5 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre veri sorumlusuna yapılacak başvurularda, ad, soyad ve başvuru yazılı ise imza, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için T.C. kimlik numarası, yabancılar için uyruğu, pasaport numarası veya varsa kimlik numarası, tebligata esas yerleşim yeri veya iş yeri adresi, varsa bildirime esas elektronik posta adresi, telefon ve faks numarası ile talep konusunun bulunması zorunludur.
    Bu çerçevede, Kanun kapsamındaki taleplerinize ilişkin olarak öncelikle, şikâyetinizin yöneldiği veri sorumlusuna Tebliğ hükümlerine de uygun olarak başvurmanız, söz konusu başvurunuz neticesinde Kanunun 14 üncü maddesinin birinci fıkrasında belirtilen durumlardan birinin ortaya çıkması halinde de Kurula şikâyette bulunmanız mümkün bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Kanunun 15 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Kurula yapılacak şikâyetlerin, incelemeye alınabilmesini teminen 3071 sayılı Dilekçe Hakkının Kullanılmasına Dair Kanunun 6 ncı maddesinde belirtilen şartları taşıması, ayrıca söz konusu şikâyet dilekçelerine veri sorumlusuna yapılan başvuru ile varsa alınan cevaplara ilişkin bilgi ve belgelerin de birer örneğinin eklenmesi gerekmektedir. Diğer yandan, Kurum internet sitesi üzerinde bulunan “İlgili Kişi Şikâyet Bildirimi” paneli aracılığıyla söz konusu bilgi ve belgelerin eklenmesi suretiyle Kurula şikâyette bulunulması da mümkündür.
    Diğer taraftan, Türk Ceza Kanununun 135 inci, 136 ncı ve 137 nci maddelerinde hukuka aykırı olarak kişisel verileri kaydetme, kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçuna ilişkin yaptırımlar düzenlenmiş olduğundan, bu kapsamda gerekli hukuksal işlemlerin tesisini teminen konuya ilişkin yargı yoluna başvurulması da mümkün bulunmaktadır.

    Bilgilerinize sunulur.



    Bugün ise Ptt tarafından 25.08-2020 tarihli CİMER Başvurunuz nedeni ile beyanınıza başvurulacağından iş bu tebligatın tarafınıza tebliğinden itibaren 10 gün içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığımıza müracat etmeniz hususi tebliğ olunur yazan bir evrak teslim edildi. Ne yapmam gerektiği ile ilgili yardımcı olursanız sevinirim.
  • 21-10-2020, 13:39:31
    #2
    @oguzhancolak; hocam yardımcı olabilir
  • 24-10-2020, 03:01:36
    #3
    Öncelikle CİMER’in bu denli kapsamlı bir cevap vermesi ve konuyla ilgilenmesi açıkçası beni gururlandırdı. Gerekli bilgilendirmeleri zaten savcılıkta size yapacaklardır. Savcılığa giderek şikayetlerinizi belirteceksiniz. Kişisel verilerin korunması kanunu aşırı kapsamlaştı. İlgili kişilere dava açabilirsiniz.