
Telefonu elinize alıyorsunuz, ekrana bakıyorsunuz ve kilit bir anda açılıyor. Ne şifre yazdınız ne de parmak izi kullandınız. Sadece baktınız ve telefon sizi tanıdı.
Peki ama gerçekten tanıyor mu? Telefonunuz sizin yüzünüzü nereden biliyor?
İşin arkasında düşündüğünüzden çok daha ilginç bir teknoloji var. Ve olay aslında bir fotoğraf çekmekten çok daha fazlası.
Telefonunuz Önce Yüzünüzün Dijital Haritasını Çıkarır
Yüz tanıma özelliğini ilk açtığınızda telefon sizden ekrana birkaç saniye bakmanızı ister. O sırada aslında olan şey sadece bir selfie çekmek değildir.
Telefonunuz yüzünüzdeki birçok noktayı analiz eder. Örneğin gözlerinizin arasındaki mesafe, burnunuzun şekli, elmacık kemiklerinizin konumu ve çenenizin yapısı gibi detaylar ölçülür.
Bu bilgiler bir araya getirilir ve ortaya size özel bir dijital yüz haritası çıkar.
Yani telefonunuz sizi bir fotoğraf olarak değil, matematiksel bir model olarak kaydeder.
Yeni Telefonlar Yüzünüzü 3 Boyutlu Olarak Tarar
Bazı yeni nesil telefonlarda sistem daha gelişmiştir. Sadece kamera değil, farklı sensörler de kullanılır.
Örneğin bazı cihazlar yüzünüze görünmeyen kızılötesi noktalar gönderir. Bu noktalar yüzünüzün şekline göre geri yansır ve telefon bu sayede yüzünüzün 3 boyutlu modelini oluşturur.
Bu yöntem sayesinde sistem sadece yüz var mı diye bakmaz, yüzün gerçek olup olmadığını da kontrol eder.
Telefonunuz Zamanla Sizi Daha İyi Tanır
Yüz tanıma sistemi sabit değildir. Telefonunuz sizi zamanla daha iyi öğrenir.
Örneğin şu değişikliklerde bile sizi tanımaya devam edebilir:
- Sakal bırakmanız
- Gözlük takmanız
- Saç stilinizin değişmesi
Değerlendiricek Olursak
Akıllı telefonlardaki yüz tanıma sistemi basit bir kamera özelliği değildir. Telefonunuz yüzünüzün şekli, oranları ve hatlarını analiz ederek size özel bir dijital model oluşturur.
Siz sadece ekrana bakarsınız, telefonunuz ise saniyeler içinde bu veriyi kontrol eder ve eşleşme varsa kilidi açar.
Kısacası telefonunuz sizi bir insan gibi tanımaz ama yüzünüzün matematiksel imzasını oldukça iyi bilir.