Daha güzel, daha estetik, daha şık görünüşler sunmayı hedefleyen tasarımlar kullanıcının gözünü boyamayı başarsa da, kullanıcılar için asıl önemli olan tarafı yani işlevselliği ve ergonomiyi de sunmalıdır.
Bir tasarım eğer kullanıcının beklentisini karşılayamıyorsa, beklentisini eksik karşılıyorsa ya da bunu yaparken kullanıcıyı oldukça uğraştırıyorsa, bu tasarımın iyi bir tasarım olduğunu söylemek mümkün değildir. Bu tasarımın iyi bir tasarım olmadığını söylerken ne kadar şık, ne kadar güzel ve ne kadar estetik olduğunun da önemi yoktur.
Sanat dışı amaçlarla üretilen bu tasarımların temelde kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak üzere üretildiğini göz önünde bulundurduğumuzda, amaçlarını yerine getiremediklerini söyleyebiliriz. Bu durumla ilgili olarak karşımıza çıkabilecek en iyi örneklerden birisi ketçap şişesidir. Bir ketçap şişesi kullanıcının gözüne daha çok hitap ederken, bir diğer ise daha basit bir duruş sergilemektedir.

Bu durum kullanıcı açısından hoş bir durum gibi gözükse de şık, estetik ve güzel olan ketçap şişesinin kullanıcının ihtiyacını çok zor bir şekilde karşıladığını, ancak daha basit görünüşteki şişenin ise kullanıcının ihtiyacını daha kolay karşıladığını göz önünde bulundurmalıyız.
Bu durumu dijital sektörde kullanıcı arayüz tasarımı ile kullanıcı deneyimi tasarımı olarak da görmemiz mümkün. Kullanıcı arayüzü tasarlanırken kullanıcıların ilgisini çekecek tasarımlar düzenlenir. Bununla birlikte kullanıcı deneyimi tasarımında ise kullanıcıların en ergonomik kullanım sağlayacağı ayarlamalar yapılır. Çok kısa özetlemek gerekirse birisi görünüm ve işlevsellikle bir diğeri ise amaçlarla ilgilenir.
Bu durumu günümüzde pek çok yerde görmemiz mümkün. Yalnızca dijitalde değil, günümüzde kullanılan pek çok endüstriyel üründe de tasarımlar yapılmakta. Bu tasarımlarda da görünüm ve işlevsellikle birlikte kullanımın asıl amacıyla ilgilenen, kullanıcıyı rahat ettirecek düzenlemelerin önemi oldukça büyük ve fazladır.
Bununla ilgili verilebilecek en güzel örneklerden birisi de otomobillerde bulunan ve dörtlüleri yakmamızı sağlayan ikaz lambası butonudur. Yapılan araştırmalarda gördüğümüz üzere bu buton, arabalarda en az kullanılmakta olan butonlardan birisidir. Bununla beraber direksiyona ve araç kullanıcısına en yakın buton da bu butondur. Peki neden böyledir?
Öncelikle ikaz lambalarının olağan dışı durumlarda kullanıldığını göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Olağan dışı durumlarda kullandığımız ikaz lambaları, bizim genel olarak stres altında bulunduğumuz bir anda kullanılıyor. Bu gibi durumlarda bu tuşun konumuna hızlı erişim ve bu tuşu saniyeler boyu aramamak oldukça önemli ve ince düşünülmüş bir detay olarak karşımıza çıkıyor.
Bu nedenle araç içi kokpit tasarımcıları bu butonu daha kolay görülebilir , daha kolay ulaşılabilir bir noktada tutmayı tercih etmişlerdir. Dediğimiz gibi bu buton oldukça az kullanıldığı için yerini değiştirebileceğiniz pek çok tuş bulunmakta. Ancak kullanıcı deneyimi tasarlanırken göz önünde bulundurulan detaylar bu durumun önüne geçmekte. Bu gibi durumlarda kısaca anlatmak gerekirse bu durumlarda tasarımcı bu butonun şeklini, büyüklüğünü, görünümünü, rengini ayarlarken, kullanıcı deneyiminin tasarlayıcısı ise bu butonun konumunun ve bu butonun kullanılması durumunda neler olacağının tasarımcısıdır.
Ancak günümüzde yapılan bazı tasarımlar kullanıcı deneyimini geri planda bırakabilmekte. Bu durumun en büyük nedenlerinden birisi hiç şüphesiz, kullanıcı deneyiminin de aslında özel bir uzmanlık ve eğitim gerektirmesi. Bu durum işletmeler ya da kişiler için ekstra maliyet, ekstra zaman kaybı ve ekstra uğraş olarak geri dönebilmekte.
Kullanıcı deneyiminin tasarlanması aslında oldukça önemli ve zor bir iştir. Bu iş için gerçekleşebilecek akış şemalarının planlanmasını, bu durumlarla ilgili prototiplerin oluşturulmasını, bunların bir taslak haline getirilmesini, tasarım planlarının oluşturulmasını ve en son nihai sonuca ulaşmak için kullanıcı testlerinin yapılmasını gerektirir. Tüm bunlar yapılırken işlevselliğin ve amaçların daha uygun ve daha hızlı bir şekilde yapılabilmesi için ekip çalışmasının da aktif olarak yürütülmesi gerekir. Bu gibi durumlarda kullanıcı arayüzü tasarımcısı, ekip çalışmasını da aktif olarak yönetecek kişi olarak ön plana çıkar.
Bununla birlikte maliyet doğuran tek şey kullanıcı deneyimi tasarımcısının giderleri değil , dediğimiz gibi bu durumun beraberinde getirdikleridir. Araba kokpitinde bulunan ikaz lambası butonu örneği gibi, bazı kararlar verirken bu işin uzmanları ile çalışmanız gerekebilir. Özellikle psikoloji, sosyoloji, etkileşim tasarımı gibi alanlarda eğitimli ve bilgili olmanız, eğer değilseniz bile bu işin uzmanlarından bilgi almanız gerekmekte. Dediğimiz gibi bunların hepsi beraberinde ekstra maliyet, zaman kaybı ve pek çok çalışma getirmekte.
Peki bunların sonucunda karşımıza neler çıkıyor. Sadece görünüşe özenilen, kullanıcıyı etkilemeyi amaçlayan ama kullanıcıya fayda sağlayamayan tasarımlarla, hizmetlerle, ürünlerle karşı karşıya kalmış oluyoruz. Bu bu tasarımı üreten kişiye zarar verdiği gibi , bu tasarımdan faydalanan kişiye de negatif etkiler vermekte.
Kullanıcı deneyimi yani User Experience (UX) dijital olarak karşımıza çıkabileceği gibi, günlük hayatta da direkt olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu durumu evde kullandığınız buzdolabından tutup, okulda kullandığınız sıraların tasarımına, ofisteki askılıktan tutup, yemek yediğiniz yerdeki şişeye kadar pek çok yerde rahatlıkla görmeniz mümkün.
Peki işlevsiz, kullanıcının rahatını, ergonomisini önemsemeyen, kullanıcının ihtiyacını hiç karşılamayan, eksik karşılayan ya da güçlükle karşılayan bu tasarımlara son vermek için ve kullanıcının rahatlığını arttırmak için ne yapılabilir?
Öncelikle dediğimiz gibi, bu gibi durumlarda bu işin uzmanı kişilerden yardım almak önemlidir. İyi bir tasarımcı aynı zamanda iyi bir kullanıcı deneyimi tasarımcısı olmayabilir. Bununla birlikte bir kullanıcı deneyimi tasarımcısı da iyi bir tasarımcı olmayabilir. Herkesin her işi en iyi şekilde yapması beklenmez, beklenmemelidir. Bu gibi durumlarda kullanıcı deneyimi tasarımının uzmanı kişilerden yardım almanın önemi fazladır.
Bununla birlikte bu tasarımın, ürünün ve hizmetin hangi durumlarda kullanılabileceğine bağlı olarak, kullanıcın psikolojisini yorumlayacak kişilere, sosyal tabanlı yorumlama yapacak kişilere ve dahasına ihtiyacınız olabilir. Bunların hepsi temelde yüksek bir maliyet gibi gözükse de, aslında olumlu dönüşler sunar.
İyi bir tasarıma sahip olan ancak kullanıcının ihtiyacını eksik karşılayan bir mal sattığınızı düşünelim. Bu gibi durumlarda kullanıcılar şık, estetik ve güzel duran bu ürünü alacaklardır. Ancak daha sonra bu ürün beklentilerini yeterli ölçüde karşılayamacağı için, kişiler bu ürüne bir daha ihtiyaçları olduğunda sizi tercih etmeyecektir. Sadece bununla da kalmayıp etrafındaki kişilere de sizi önermeyecekler ve satışlarınızı engelleyeceklerdir. Bunun ne kadar kolay yapılabileceğini anlatmamıza gerek yok, sonuçta dijital bir çağda yaşamaktayız.
Bununla birlikte ortalama bir tasarıma sahip olmasına rağmen kullanıcının ihtiyacını yeterli seviyede karşılayan bir mal sattığımızı düşünelim. Bu durumda başlangıç için yukarıda bulunan örnekten daha az satış yapacağızdır. Ancak kullanıcılar bu ürünün beklentileri yeterli miktarda karşıladığını gördükçe, tercihlerini de bir dahaki seferler için bu üründen yana kullanacaktır. Bununla birlikte pazarlamada oldukça etkin bir role sahip kulaktan kulağa pazarlama yöntemi ile birlikte, kullanıcılar mutlu oldukları ürünleri başka kullanıcı adaylarına da tavsiye edecekler ve onları yönlendireceklerdir.
Yani başlangıç için yapılan yüksek maliyetler, yüksek giderler, yüksek uğraşlar ve zaman kaybı aslında çok olumlu şekilde dönüş yapacak ve kullanıcıların sizin açınızdan bakış açısını olumlu bir şekilde yönlendirecektir.