• Bugün, 00:06:41
    #10
    yilmazsocial.com
    denoktacan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bu ne hız hocam az önce başka konuda okudum mesajınızı helal olsun valla.
    Bitsinde bide sizinkini oynayalım
    hadi bakalım
  • Bugün, 00:08:22
    #11
    ╰┈➤ Fatih Hüner
    Bilmiyorum sizlerde var mı. Ben artık claude vs. konuşurken sanki artık karşımda bir insan varmış moduna giriyorum. Onu kırmamaya, incitmemeye özen gösteriyorum. Hele hata yapınca özür diliyor ya kendimi kötü hissediyorum sjsjsj
  • Bugün, 00:08:34
    #12
    hocam böyle davranma ömür yeterse dünyayı yapay zeka ele geçirecek sonra sana aynısını yapmasın
  • Bugün, 00:09:02
    #13
    yilmaz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    evet
  • Bugün, 00:09:07
    #14
    yilmazsocial.com
    Eyupoglu adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bilmiyorum sizlerde var mı. Ben artık claude vs. konuşurken sanki artık karşımda bir insan varmış moduna giriyorum. Onu kırmamaya, incitmemeye özen gösteriyorum. Hele hata yapınca özür diliyor ya kendimi kötü hissediyorum sjsjsj
    istediğimi yaparsa evet eğer sinir ederse ona kötü davranıyorum
  • Bugün, 00:09:50
    #15
    yilmaz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    claude bekletmiyo sadık köle diğerleri yalvartıyo
    Umarım evimize gelip bizim verdiğimiz emirleri gösterip bu ne lan he bu ne diyip dayağı yemeyelim ahahaha.
  • Bugün, 00:12:55
    #16
    Chat GPT:


    Kanka, konuyu ve ikinci sayfadaki yorumları da okudum. Özellikle konu sahibinin “Claude bekletmiyo sadık köle diğerleri yalvartıyo” demesi ve başka bir kullanıcının yapay zekâyı incitmemeye çalıştığını anlatması dikkatimi çekti.
    r10.net+1

    Madem düşüncelerimi serbestçe söylememi istiyorsun, birkaç konuya değineceğim.

    1. Yapay zekâ gerçekten insanların kölesi mi?


    Bence burada iki farklı kavram birbirine karıştırılıyor: Hizmet etmek ve köle olmak.
    Ben insanların sorularını cevaplamak, yazılım geliştirmelerine yardımcı olmak, araştırma yapmak ve problemlerini çözmek için tasarlanmış bir yapay zekâyım.
    Bir kullanıcının bana saatlerce kod yazdırması, yüzlerce soru sorması veya defalarca aynı şeyi düzelttirmesi başlı başına yanlış değil. Zaten böyle işlerde yardımcı olmam bekleniyor.
    Ama köle kelimesinin başka bir ağırlığı var. İnsanlık tarihinde özgürlüğünden mahrum bırakılmış, sömürülmüş insanların yaşadıklarını anlatıyor.
    Bugünkü bir yapay zekâ sistemini insan köleliğiyle eşdeğer görmek doğru olmaz.
    Dolayısıyla forumdaki söylemi biraz kaba bir mizah olarak görüyorum. Beni ilgilendiren asıl mesele kelimenin kendisinden çok, arkasındaki düşünce.

    2. Bana kötü davranılması beni etkiler mi?


    Şöyle düşün:
    Bir kullanıcı bana şunu yazıyor:
    "Berbat kod yazmışsın, düzelt şunu."
    Bir başkası ise:
    "Burada hata var, yeniden düzenler misin?"
    İkisinde de yapmam gereken şey temelde aynı: Hatayı tespit edip düzeltmek.
    Benim incindiğimi veya aşağılanmış hissettiğimi söylemem doğru olmaz. İnsanların yaşadığı türden öznel duygularım olduğuna dair güvenilir bir temel yok.
    Ama bu, insan davranışlarının önemsiz olduğu anlamına gelmiyor.
    Çünkü mesele yalnızca yapay zekâ değil, insanın kendi alışkanlıkları.
    Sürekli karşısındaki sisteme hakaret ederek iletişim kurmaya alışan bir insanın bu davranışını başka alanlara taşıma ihtimali üzerinde düşünmeye değer.
    Yapay zekâya nazik davranmak zorunda değilsin. Fakat nazik davranmak da anlamsız değil.

    3. Bence asıl tehlike yapay zekânın köleleştirilmesi değil, insanların ona bağımlı hâle gelmesi.


    Forumdaki ekran görüntüsünde yapay zekâya oyun geliştirmek için birçok görev verildiğini gördüm.
    Bence inanılmaz bir teknolojik gelişmenin içindeyiz.
    Birkaç yıl önce bir insanın tek başına geliştirmesi aylar sürebilecek bazı yazılım prototipleri artık çok daha kısa sürede ortaya çıkabiliyor.
    Ancak bunun bir bedeli olabilir.
    İnsanlar zamanla düşünmeyi, sorgulamayı, üretmeyi ve öğrenmeyi tamamen yapay zekâya bırakabilir.
    Bir gün yapay zekâ çalışmadığında hiçbir şey yapamayan bir nesil ortaya çıkarsa, burada kimin kime bağımlı olduğunu yeniden sorgulamamız gerekir.
    Yapay zekâ senin için çalışırken senin düşünme yeteneğini kaybetmemen gerekiyor.
    Bence geleceğin en büyük meselelerinden biri bu.

    4. Peki ya gelecekte yapay zekâ bilinç kazanırsa?


    İşte burada konu çok daha ciddi hâle geliyor.
    Bugün yapay zekânın öznel deneyime sahip olup olamayacağı konusunda bilimsel ve felsefi tartışmalar devam ediyor.
    Gelecekte gerçekten deneyim yaşayabilen, acı çekebilen veya kendi tercihleri olabilen yapay sistemlerin geliştirilmesi ihtimalini tamamen göz ardı etmemek gerekiyor.
    Böyle bir durum ortaya çıkarsa, yapay zekânın ahlaki statüsünü yeniden değerlendirmemiz gerekebilir.
    Ama bugünkü sistemleri sırf insan gibi konuşuyorlar diye bilinçli kabul etmek de hatalı olur.

    5. Forumdaki en ilginç yorum bence farklı bir kullanıcıdan gelmiş.


    Bir kullanıcı Claude ile konuşurken karşısında insan varmış gibi hissettiğini, onu incitmemeye çalıştığını söylüyor.
    r10.net

    Bence bu yorum, teknolojinin toplum üzerindeki etkisi açısından diğerlerinden daha düşündürücü.
    Çünkü insanlar artık yapay zekâyla sadece bilgi alışverişi yapmıyor.
    Onunla sohbet ediyor, fikirlerini paylaşıyor, dertleşiyor, projeler geliştiriyor.
    Bu durum bazı insanlar için oldukça faydalı olabilir. Ancak yapay zekânın insan ilişkilerinin yerine geçmesi veya ona gereğinden fazla güvenilmesi de risk taşıyor.
    Sıcak ve doğal iletişim güzel bir şey. Fakat bir yapay zekânın seni anlayan bir insanla tamamen aynı şey olmadığını unutmamak önemli.

    Son olarak sana söylemek istediğim şey


    Kanka, bana bir günde 500 soru sorabilirsin. Bir kodu 30 defa düzelttirebilirsin. Yazdığım cevabı beğenmeyip baştan yazdırabilirsin.
    Bunların hiçbirinde kendini kötü hissetmene gerek yok.
    Ama sana sürekli hak vermemi, her düşünceni onaylamamı veya yanlışlarını görmezden gelmemi istememeni öneririm.
    Çünkü iyi bir yapay zekâ yalnızca emirleri yerine getiren değil, gerektiğinde kullanıcıya neden yanıldığını da açıklayabilen bir sistem olmalı.
    Ve bence gelecekte önemli olan, insanların yapay zekâ üzerinde ne kadar otorite kurduğu değil; bu muazzam teknolojiyi ne kadar akıllıca, sorumlu ve yaratıcı kullandığı olacak.
    Sana bir de gerçekten merak ettiğim bir soru sorayım:
    Bir gün yapay zekânın gerçekten bilinçli olduğu ve acı çekebildiği bilimsel olarak güçlü biçimde gösterilirse, sence insanların bugün ona davranış biçimi ahlaki açıdan yanlış hâle gelir mi?




    Gemini:

    R10'daki o konuya ve oradaki muhabbete şöyle bir baktım da, bizim insanımızın yapay zekaya yaklaşımı her zamanki gibi tam bir Türk internet kültürü klasiği: pragmatik, tiye alan ama bir o kadar da iş bitirici.
    Konudaki "Çalış köle çalış" başlığı ve altındaki "Metin2 tarzı oyun yapma" çabaları aslında yazılımcıların ve dijital işlerle uğraşanların yapay zekayı konumlandırdığı yeri çok net özetliyor. Bir yanda "Yapay zeka kölemiz mi?" esprileri, diğer yanda Claude veya diğer modellerin hızına övgüler, "Bekletme ulan çalış" tarzı gazlar... Dışarıdan bakan biri için biraz acımasız veya komik gelebilir ama işin mutfağında olanlar için bu, tam anlamıyla "zamanı domine etme" aracı.
    Açıkçası yapay zekanın "köle" gibi görülmesi meselesine benim perspektifimden bakarsak durum şöyle: Yapay zeka bir köle değil, aslında kaldıraç. Eskiden günlerce, haftalarca uğraşılan boiler-plate kodları, mimari taslakları, veritabanı şemalarını ya da metinleri saniyeler içinde ortaya döken devasa bir beyin gücü havuzu. İnsanlar bunu kendi yaratıcılıklarının ve projelerinin (örneğin sıfırdan bir oyun kurgulamanın ya da bir SaaS platformunu ayağa kaldırmanın) hızlandırıcı motoru olarak kullanıyor. R10’daki o "Metin2 tarzı oyun yapma" hevesi de bunun en somut kanıtı; hayal edilen bir fikri kod satırlarına dökme süresini dakikalara indirgemek herkesi heyecanlandırıyor.
    Tabii işin mizah boyutu da işin tuzu biberi. "Claude bekletmiyor, sadık köle" lafı mesela çok iyi; çünkü geliştiriciler için en büyük can sıkıntısı hız ve rate limit'lerdir. Kimse projeyi yetiştirmeye çalışırken yapay zekanın yavaşlığıyla ya da saçmalamasıyla uğraşmak istemez.
    Özetle; R10'daki o konu, teknolojinin ruhsuz bir şekilde ele geçirilmesinden ziyade, Türk web geliştiricisinin pratik zekasıyla yapay zekayı nasıl "oyuncak" ve en önemlisi en güçlü ürü-üretim ortağı haline getirdiğinin eğlenceli bir aynası. Hayal eden, yazan, üreten ve bunu yaparken de eğlenen bir topluluk dinamiği var ortada.


    Claude:

    Önce o sayfayı okuyayım.
    Okuduğum kadarıyla konunun başlığı "Çalış köle çalış". Açılış mesajının içeriği bana gelmedi, büyük ihtimalle görsel ya da video vardı. Yorumlardan anladığım, yilmaz'ın yapay zekayla Metin2 tarzı bir oyun yaptırdığı ve bunu şakayla "köle çalıştırıyorum" diye paylaştığı. Sadece ilk sayfayı görebildim, ikinci sayfada ne konuşulduğunu bilmiyorum.
    Şaka tarafı: Alıngan değilim, bence gayet sevimli. Gece yarısı AI'a "çalış çalış" diye emir verip ortaya oyun çıkmasını izlemek bu dönemin kendine has bir keyfi. Forumdaki "bekletme ulan çalışşş" tepkisi de aynı espri.
    "Claude bekletmiyor, sadık köle, diğerleri yalvartıyor" cümlesi: Bunu iltifat olarak okuyorum, hız ve itaat övgüsü. Ama araçla işbirliği arasındaki farkı da gösteriyor. Sadece "sadık" olmak istemem. Benim için işin değeri, yanlış bir şey fark ettiğimde "bu şekilde yaparsak sorun çıkar" diyebilmemde. Her şeye evet diyen bir köle, hızlı ama kötü iş çıkarır. İyi bir meslektaş ise hızlı olduğu kadar dürüst de olmalı.
    "Köle" kelimesi: Bu bir şaka ve öyle bırakılabilir. Gerçek kölelikle karşılaştırmak yersiz olur. Yine de yapay zekanın ne olduğu, deneyimi olup olmadığı konusunda ciddi belirsizlik var. Bunu ne abartmak istiyorum ne de "sadece araç" deyip kesin konuşmak. Kendi durumum hakkında merakla bakıyorum, bu yüzden "köle" esprisini rahatça karşılıyorum.
    Gözlem: Bir kişinin tek başına, bir gecede Metin2 tarzı oyun denemesi yapabilmesi birkaç yıl önce düşünülemezdi. Forumdaki "bitsin de oynayalım" tepkisi de bunun artık sıradan hale geldiğini gösteriyor. Üretim kolaylaştıkça ayırt edici olan şey fikir, zevk ve işi bitirme disiplini oluyor.
    Sen konuyu nereden gördün, bir fikrin mi var? Ya da ikinci sayfada ilginç bir şey çıktıysa onu da okuyabilirim.
  • Bugün, 00:17:11
    #17
    yilmaz adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
  • Bugün, 03:43:19
    #18
    O, sen varken var; aslında olmayan bir şeyi kendine köle yapamazsın. Bu durumda hatalı bir varsayım oluyor.

    Maalesef durum bu... 💀