• 16-08-2012, 19:06:03
    #19
    2000-2001 gibi

    hypermart
    cjb

    vardı, bedava subdomain ve host sağlıyorlardı. ilk site denemelerimi o hostlarda yapmıştım.
  • 16-08-2012, 20:17:27
    #20
    gokhan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    türkiye halen 3. dünya ülkesi. donanım satıcıları ilk ürettiği ürünleri belli başlı büyük devletlerde ucuz fiyata satıyorlar. daha sonra bizim gibi 3. dünya ülkelerine yüksek fiyattan veriyorlar. Amerika ile almanya ile nasıl rekabet edebileceksiniz bu durumda? baştan 1-0 yenik başlıyoruz
    Alakası yok kusura bakmayın. Bu sadece bizim kendimizi teselli etme şeklimiz. Şuan Radore'nin veri merkezinde 2500 civarında Dell sunucu bulunmakta. Bu sektöre OEM fiyatlarla, Dell sunucuları Radore soktu. Burda olay tamamen elini taşın altına koyma meselesidir. Sayfa.Net ve Radore'nin aldığı riski, başka kimse almadı bu sektörde. Şimdi bunu söylerken saygı duyduğum diğer veri merkezlerine *** atmak için söylemiyorum kesinlikle. Sadece Hosting'in de çok ciddi yatırımları oldu ama kendileri bu hizmeti daha çok kurumsal tarafta sundular. Radore direk son kullanıcıya çok düşük karla sundu. Tabii bu ticari bir karar ve ben yatırım yapan bütün firmalara saygı duyuyorum. Sistemnet'den bahsedilmiş Eski bulutzedelerden biriyim ben de ve orda fıkra olabilecek çok fazla olaya tanık oldum. Veri merkezinden kediler mi çıkmadı, camları açarak essin de veri merkezi soğusun diye şekilden şekle mi girilmedi ve daha neler neler. Türkiye o günlerden bu günlere geldiyse burda en büyük başarı Radore, Sadece Hosting, DGN, Netdirekt ve Netinternet'indir. Bu firmaların gelişimine bakın. Hiçbiri öyle baba parasıyla yatırım yapılarak kurulmadı. Hepsi dişiyle tırnağıyla bu günlere geldi. O yüzden Türkiye'de güzel şeyler de oluyor. Yukarıda saydığım veri merkezleri, Türkiye'nin toplam internetinin %60'ından fazlasını yönetiyorlar şu anda. Biraz saygı duymak lazım. Biz kullanıcılar olarak saygı duyarken, bir gün onlar da birbirine gerçek anlamda saygı duymaya başlarsa, işte o zaman nasıl daha iyiye giderizin cevabını da bulmuş oluruz
  • 16-08-2012, 21:11:34
    #21
    Kosanbit adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Alakası yok kusura bakmayın. Bu sadece bizim kendimizi teselli etme şeklimiz. Burda olay tamamen elini taşın altına koyma meselesidir.
    Donanım üretici markaların ülkelere göre gerçekleştirdiği pazarlama stratejileri
    Yeni bir donanımın veya donanım teknolojisinin dünyada genel kabulu için özellikle A.B.D sonrasında avrupa pazarında başarı sağlaması gerektiği için bu bölgelerde ürünler daha uygun fiyatlarla ve olanaklarla tüketiciye ulaşabiliyor. Halen gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer aldığımızdan markalar açısından ülke pazarına sürülen ürünlerin satış stratejisi optimum karlılık için gerçekleşiyor. Bu durumda fabrika çıkışı olarak maça 1-0 yenik başlanıyor.

    Üretici ile tüketici arasına distribütör katmanı
    Satış ve destek konularında ülkeye yatırım yapmak istemeyen markalar bu ihtiyaçlarını tüketici ile direkt etkileşim kurmayarak çözüyor ve alım-satımcı distributörler devreye giriyor. Marka ile direkt anlaşma sağlansa da yüksek miktarlı ve sürekli alımlar gerçekleştirilmediğinde ürünler distribütörü üzmemek adına distribütör kanalından geçirilerek ara katmana para kazandırılmaya çalışılıyor.

    Ürünler üzerindeki vergiler
    Veri merkezinin ticaretini sürdürebilmesi için satın almak zorunda olduğu donanımlar ham madde olarak değerlendirilmediğinden ürünler normal vergi sistemi üzerinden geçerek son noktada ürünler üzerinde ciddi vergi yükü oluşturulmuş oluyor. Veri merkezi açısından kullanılan sunucunun ticari ömrü ise 2-3 yılı geçemediğinden bu konudaki ihtiyaçlar asla bitmiyor.

    ... Devamı http://daghan.net/uzaktaki-datacenter.dgn
  • 16-08-2012, 21:29:10
    #22
    Daghan adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Donanım üretici markaların ülkelere göre gerçekleştirdiği pazarlama stratejileri
    Yeni bir donanımın veya donanım teknolojisinin dünyada genel kabulu için özellikle A.B.D sonrasında avrupa pazarında başarı sağlaması gerektiği için bu bölgelerde ürünler daha uygun fiyatlarla ve olanaklarla tüketiciye ulaşabiliyor. Halen gelişmekte olan ülkeler kategorisinde yer aldığımızdan markalar açısından ülke pazarına sürülen ürünlerin satış stratejisi optimum karlılık için gerçekleşiyor. Bu durumda fabrika çıkışı olarak maça 1-0 yenik başlanıyor.

    Üretici ile tüketici arasına distribütör katmanı
    Satış ve destek konularında ülkeye yatırım yapmak istemeyen markalar bu ihtiyaçlarını tüketici ile direkt etkileşim kurmayarak çözüyor ve alım-satımcı distributörler devreye giriyor. Marka ile direkt anlaşma sağlansa da yüksek miktarlı ve sürekli alımlar gerçekleştirilmediğinde ürünler distribütörü üzmemek adına distribütör kanalından geçirilerek ara katmana para kazandırılmaya çalışılıyor.

    Ürünler üzerindeki vergiler
    Veri merkezinin ticaretini sürdürebilmesi için satın almak zorunda olduğu donanımlar ham madde olarak değerlendirilmediğinden ürünler normal vergi sistemi üzerinden geçerek son noktada ürünler üzerinde ciddi vergi yükü oluşturulmuş oluyor. Veri merkezi açısından kullanılan sunucunun ticari ömrü ise 2-3 yılı geçemediğinden bu konudaki ihtiyaçlar asla bitmiyor.

    ... Devamı http://daghan.net/uzaktaki-datacenter.dgn
    Merhaba,
    Blog yazınızı ilk gün okumuştum. Önce ABD, sonrasında avrupa olayı evet doğru ama burda fark öyle 1-2 sene önceki ürünleri sürmek şeklinde değil. E5 ve E7 işlemciler, dünyadaki diğer firmalarla çok yakın zamanda Türkiye'de satılmaya başlandı.
    Distribütör katmanı konusunda ise size katılıyorum ama bu "Türkiye 3. dünya ülkesi, o yüzden buraya eski donanımlar geliyor" sözünün karşılığı değil. Aynı şekilde vergi konusu da öyle. Bu düzenlemeler yapılsa, bu sektördeki firmalar tabii ki daha hızlı gelişebilir ama bu düzenlemelerin arkasına saklanıp, şartlar oluşana kadar beklemek de ne derece doğru? Siz o kadar yatırım yapıp, veri merkezi için tasarlanmış bir bina yaptırdınız. O dönem için bu çok önemli bir adım ve bir noktada riskti ama siz inandınız ve yaptınız. Malesef bizim ülkemizde şartlar genelde hep bizim aleyhimize oluyor. Bazı şeylerin değişmesi için de uzun zaman gerekiyor ve genelde sancılı oluyor. Bu süreç içerisinde risk alıp yatırım yapan firmalara da ben cesaretlerinden ötürü saygı duyuyorum. Radore'nin Dell konusunda yaptığı çalışmalar bence sektöre örnek olmalı. Yine Netinternet bu sene supermicro ile bazı çalışmalar yapıyor. Şartlar belki çok iyi değil ama yatırımdan uzak durulacak kadar da kötü olduğunu düşünmüyorum.
  • 16-08-2012, 21:46:03
    #23
    Belli dönemlerde sektördeki değerli dostlar ile bir araya gelip bunları konuşuyoruz; şartlar kötü, eksikler var ancak bu konuda bir inançsızlık ve hayal kırıklığı yaşanıyor olsa idi bu işe hayatlar adanmazdı.

    Müşteri tarafından bakıldığında ürünü ucuza almak doğal bir hedef olduğu için bu konudaki beklenti beni şaşırtmıyor. Tüm veri merkezlerinin aynı satış stratejisi etrafında toplanması müşteri açısından fiyat indirimi dışında bir yarar sağlamaz. Yelpazede her tür rengin olması müşteri açısından daha kaliteli hizmetin üretilmesi açısından daha yararlı olur görüşündeyim.
  • 16-08-2012, 23:43:01
    #24
    Aslında gelecekte ne olur, sorusunu datacenter sahipleri arkadaşlarımızın yanıtlaması lazım onlar gerçek anlamda gerek stratejik pazarlama ve finansal düzeydeki sorunları birebir kendileri yaşıyor gelecekte onların ellerinde bir nevi.
  • 21-08-2012, 15:43:17
    #25
    Üyeliği durduruldu
    Ey gidi zamanlar eey
  • 23-08-2012, 12:31:56
    #26
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Ni-Osman adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Netinternet Datacenter kurulmadan evvel, Nixcon'dan Mars'a sunucuları taşıdığımızda Mars da Raf olmadığı için sunucuları 3 kat yapıp üst üste koymuştuk. Fotoğrafını buldum şimdi



    Resmin tarihine dikkat Galatasaray şampiyon olmuştu o gün, ve Nixcon tam Alisamiyen stadının karşısındaydı. Ömrümden belki 10 yılı yemiştir o hafta

    Şimdi herkesin sunduğu hizmetin kalitesi ne kadar değişmiş, ne kadar gelişmiş daha iyi anlayabilirsiniz.
    Ah Enginle ben varım gecenin bilmem kaçı ipler tanımlanırken çekilmişti MARS birden dolu vermişti.

    Ama arkadaşın hatırlamadığı yada hatırlayıpta unuttuğu dünyanın belki o zamanlar 1 numarası olan ev1servers vardı theplanet arkasından softlayet olarak devir eden, ah ev1 ah ev1
  • 23-08-2012, 12:52:31
    #27
    Üyeliği durduruldu
    webgrup adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Ah Enginle ben varım gecenin bilmem kaçı ipler tanımlanırken çekilmişti MARS birden dolu vermişti.

    Ama arkadaşın hatırlamadığı yada hatırlayıpta unuttuğu dünyanın belki o zamanlar 1 numarası olan ev1servers vardı theplanet arkasından softlayet olarak devir eden, ah ev1 ah ev1
    Yok söylemiş sadece Türkleri yazdım diye ondandır Bende hatırladım elbette ama Türk firmalar olduğu için yazmadık.