
Avrupa'da oynamak isteyen Afrikalı futbolcular için Türkiye mükemmel bir basamak. Peki kim bunlar, hikâyeleri nedir? Bir takımla anlaşmak için, Erol Özbek nezaretinde idmanlarını sürdüren Afrikalı futbolcuların kimi çalışıyor, kimi ailesinden gelen yadımla geçiniyor. Kimi Etiler'de, kimi Kurtuluş'ta yaşıyor.
İstanbul’un Ayazağa Mahallesi’nde, mahallenin adına yakışır soğuk ve yağmurlu bir kış akşamı.. Ayazağa Stadı’nda bir grup futbolcu idman yapıyor ancak bunlar bir amatör takım veya halı saha maçı yapan arkadaş topluluğu değil. Menajer Erol Özbek’in Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiği projenin üyeleri. Özbek’in kadrosunda Afrikalı futbolcular dikkat çekiyor.
Türkiye, Avrupa’ya açılmak isteyen Afrikalı futbolcular için önemli bir çıkış kapısı. Turist vizesiyle Türkiye’ye gelen Afrikalı oyuncuların en büyük sorunu oturma izni alınması ve lisans çıkarımı. Bu, oldukça masraflı bir iş olduğu için Türkiye’de amatör kulüpler Afrikalı oyunculara ilk sene için 2-3 bin TL peşin para, 1000-1250 TL maaş veriyor. Afrikalı oyunculardan kimi burada hayatlarını sürdürebilmek için çalışıyor, kimisiyse cepten yiyor. Çalışanlar, kulüplerle görüşmeye gittiklerinde çalıştıklarını gizliyorlar zira başka türlü muamele görmekten korkuyorlar.
Türkiye’yi bilmiyormuş
Ayazağa Stadı’nda kendilerine takım bulmak amacıyla ‘Menajer Erol Organizasyon’ çatısı altında dört Nijeryalı futbolcuyla görüşüyoruz. İlki 18 yaşındaki orta saha oyuncusu Bolanle Bamagblu. Kısaca ‘Diami’ deniyor. Güney Afrika’da Shooting Stars ve Mamelodi Sundows ekiplerinin formasını giymiş. Sonra ver elini Türkiye... Türkiye’de Emenike ve Agbetu’yu tanıyor. İdmanlarda yeteneğini konuşturan ve gören herkesin beğendiği ‘Diami’ büyük olasılıkla Azerbaycan 1. Lig ekiplerinden biriyle anlaşacak. Şu an gözü yükseklerde değil: “Hedefim Manchester United. Ancak Bank Asya 1. Lig’de de oynarım. Henüz gencim, kendimi göstereceğimi düşünüyorum.”
20 yaşındaki stoper Ibekewu Ifan, Türkiye ismini ilk kez 2002 Dünya Kupası’ndaki Brezilya-Türkiye maçıyla duymuş, öncesinde böyle bir ülkenin varlığından haberdar değilmiş. Togo ve Gana liglerinde oynayan Ifan, bir dönem Galatasaray’da forma giyen Jo’yla iyi arkadaş, ayrıca Abdel Kader Keita’yla da araları iyi.
Filmlerde oynuyor
Güzel Türkçesiyle bizi şaşırtan Niyi Sadıq Nijerya’da süper amatör seviyesinde oynadıktan sonra şansını Gana ve Suriye’de denemiş. 22 yaşındaki stoper ağabeyinin Serie A ekiplerinden Catania’da oynadığını söylüyor. 9 aydır Türkiye’de yaşayan Sadıq, bir ajansa bağlı ve Türkiye’de aralarında ‘Türkler Çıldırmış Olmalı’nın da olduğu 4 filmde rol almış.
En neşeli söyleşimiz 21 yaşındaki sağbek Emmanuel Irede’yle. Irede Londra’da öğrenim görmüş fakat çalışma izni alamayınca burada forma giyememiş ve Nijerya süper lig ekiplerinden Airforce’a transfer olmuş. Türkçe öğrenme konusunda çok istekli olan genç oyuncunun isteği üzerine ben İngilizce soruyorum, o Türkçe yanıtlıyor... Ona da Azerbaycan’dan teklif var ama o Türkiye’de futbol oynamak istiyor. Etiler’de yaşıyor. “Pahalı değil mi?” diyoruz, “Profesyonel futbolcuysam, öyle yaşamalıyım. Zamanında birikim yaptım. İstanbul güzel, ne yapayım Azerbaycan’ı?” diyor. İlk hedefi Bank Asya 1. Lig, oradan basamak basamak çıkmak istiyor.
Son söyleşimiz Faslı El Beşir Laktavi Amin’le... Yabancı dil bilmiyor, çat-pat Türkçe anlaşıyoruz. Futbolcu olan ağabeyi Türkiye’ye getirmiş El Beşir’i fakat sonra Yunanistan’a transfer olmuş. El Beşir de Kurtuluş’ta arkadaşıyla yaşamaya başlamış. Fas’ta Far Rabat’ta forma giymiş, şimdilerde Türkiye’de şansını denemek istiyor. Çalışmıyor ve ailesinden gelen yardımla hayatını sürdürüyor.
Üzüm üzüme baka baka...
Eski bir profesyonel futbolcu olan Erol Özbek, uzun süredir amatör ve profesyonel liglerde menajerlik yapıyor. “Afrikalılarla çalışmak nasıl?” diye soruyoruz, yanıtlıyor: “Afrikalı oyuncular çok mütevazı, iyi niyetli, çalışkanlar. Parada gözleri yok, ilk etapta kendilerini geliştirmek ve yükselmek istiyorlar. Ancak bizim Türk futbolcularla 1 sezon geçirdikten sonra bozuluyorlar. Bir sezon önce 1000 TL maaş için yalvaran adam 3-4 bin TL’yi beğenmez oluyor.” Özbek Afrikalı oyuncularla yakından ilgileniyor, kaybolmasınlar diye otellerine bile kendisi bırakıyor. Hatta bir oyuncusunu bir süre evinde misafir etmiş.
‘Menajer Erol Organizasyon’ adı altında Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdiğini belirten Özbek, “Amacım boşta kalan oyuncularımızın idman eksikliği yaşamaması, her daim hazır olması ve devre arasında kendilerine rahat şekilde takım bulabilmeleri” diyor.
Efkan Bucak/Radikal