Maalesef olmamış, hiç beğenmedim. Yazıları okurken backgroundta yer alan görselden dolayı odaklanamadım. Blog yayınlıyorsanız bu tür durumlara dikkat etmeniz gerekiyor. Sade, göz yormayan ve okunaklı bir hale getirmeniz kodladığınız AI ile zor olmasa gerek. Ayrıca /wp-json/wp/v2/pages, /wp-json/wp/v2/posts ve özellikle /xmlrpc.php 403 forbidden dönmesi yetkisiz erişimlerin önüne geçer. Görsellerin formatı da optimize edilmeli. WebP veya AVIF formatını kullanabilirsiniz. WordPress yerine Astro kullanarak çok daha modern, hafif ve optimize bir web sitesi ortaya çıkarabilirsiniz. Açıkçası bu ölçekte bir proje için PHP, MySQL ve sürekli güncelleme gerektiren eklentilerle uğraşmanın hiçbir mantığı yok. Astro ile sayfaları build aşamasında statik HTML olarak oluşturur, gereksiz JavaScript yükünden ve veritabanı sorgularından kurtulursunuz. Makalelerinizi Markdown veya MDX formatında hazırlayıp GitHub üzerinden yönetirsiniz. Terminalden commit, push ve merge işlemlerini gerçekleştirirsiniz, CI/CD sayesinde her değişiklik otomatik olarak deploy edilir. Hosting için ayrıca para harcamanıza bile gerek yok. Cloudflare Pages'in ücretsiz planı bu ölçekteki bir projeye rahatlıkla yeter. Global CDN, otomatik HTTPS, WebP/AVIF görsel optimizasyonu, lazy loading ve minimum JavaScript kullanımıyla hem Core Web Vitals hem de Lighthouse tarafında çok daha başarılı sonuçlar elde edebilirsiniz. Üstelik WordPress'in beraberinde getirdiği gereksiz eklenti bağımlılıklarından, sürekli bakım ihtiyacından ve geniş saldırı yüzeyinden de büyük ölçüde kurtulursunuz. Bana kalırsa WordPress artık özellikle bu tarz projelerde geçmişin alışkanlıklarını sürdürmekten başka bir şey değil. Elbette hâlâ geniş bir kullanım alanı var ancak yeni nesil web geliştirme anlayışı giderek daha hafif, bağımsız ve Git tabanlı mimarilere kayıyor. Her projeye WordPress kurup üzerine onlarca eklenti yığma devri er ya da geç bitecek. Bu dönüşüme ayak uyduramayan teknolojiler de zamanla yerini daha modern alternatiflere bırakacak. Bugün sıfırdan böyle bir proje geliştirirken WordPress tercih etmek bana göre daha en başından gereksiz teknik borç oluşturmak demek.
Yorumunuz ve önerileriniz için teşekkür ederim. Arka planın okumayı zorlaştırmasıyla ilgili eleştirinizi dikkate alıyorum. Tasarımı beğenmek kişisel bir tercih olsa da okunabilirlik önemli; bu konuda gerekli düzenlemeleri yapacağız.
Ancak sitemizde onlarca eklenti kullanılan bir yapı bulunmuyor, toplamda 3–5 eklenti var. Güvenlik tarafında gerekli kontrolleri ve yapılandırmaları manuel olarak yapıyoruz. Elbette güvenliği tamamlanmış, bir daha ilgilenilmeyecek bir işlem olarak da görmüyoruz.
Siteyi daha dün gece yayına aldık. Görsel optimizasyonları ve diğer iyileştirmeler adım adım yapılıyor. Paylaştığım PageSpeed sonuçları da mevcut duruma ait. Mobil tarafta geliştirilebilecek noktalar olduğunu kabul ediyorum ancak kullanım sırasında yaşadığımız bir hız sorunu bulunmuyor. Ayrıca henüz herhangi bir optimizasyon eklentisi kullanmadan ve kapsamlı performans ayarlarını tamamlamadan bu sonuçları alıyoruz. Düzenlemeler tamamlandığında daha iyi değerlere ulaşmayı hedefliyoruz. Sunucu tarafında da güçlü bir altyapımız mevcut; yine de bunun tek başına iyi optimizasyonun yerini tutmadığının farkındayız.
Astro önerinize gelirsek, bu yaklaşımın avantajlarına itirazım yok. Ancak Markdown, GitHub, terminal ve deploy süreçleri sizin için pratik olabilirken her içerik üreticisinin tercih edeceği çalışma biçimi olmayabilir. Bizim için yönetim panelinden içerik hazırlamak, düzenlemek ve yayınlamak da önemli bir tercih sebebi.
Bu nedenle konuyu “WordPress seçmek en baştan teknik borçtur” şeklinde değerlendirmeyi fazla genelleyici buluyorum. Her projenin ihtiyaçları, yöneticisi ve yayın süreci aynı değil. Biz bu projede WordPress ile devam etmeyi tercih ediyoruz.
Okunabilirlik ve görsel optimizasyonu konusundaki somut önerilerinizi değerlendireceğiz. Ancak bunları iyileştirmek için tüm altyapıyı değiştirmemiz gerektiği görüşüne katılmıyorum.