Hocam, ne mutlu size ki bir insana karşı içiniz ısınabiliyor. Bu duygu dünyada hiç bir yerde materyal olarak bulunamayacak, yada satın alınamayacak bir duygu, hatta günümüzde bu duyguyu bulmak çölde su bulmak gibi belkide. Elbette, platonik tarafı çok güzel hiç bir şey kolay kolay bozamıyor, ama karşılıklı olunca "Sevgi" devreye giriyor ve aşkı kaplıyor. Yani yol almaya başladığınızda eksiklikler/hatalar içinize sinmeyen durumlar geldiğinde, gerçek sevgi tam olarak bu noktada size yön gösterici olarak yanı başınızda duruyor. Tabii ki siz de isterseniz. İstemekten kastım, olduğu gibi kabul etmek herşeye rağmen sevmek, sevebilmek... Bu sevgiyi bir kaç örnekle affınıza sığınarak tarif etmek isterim, Önce bir şarkıdan bir söz ile anlatmaya çalışayım ;
- "Sen elmayı seviyorsun diye, elmanın seni sevmesi şart mı?"
yada bir Mecnun hikayesi ile anlatmaya çalışayım.
"Mecnun, bir gün Leyla'nın çorba doldurduğu yerde sıraya girmiş, herkese çömçe ile çorba dolduran Leyla, Mecnun'a gelince çömceyi vurup Mecnun'un tabağını kırmış, Mecnun orada düşüp bayılmış, herkes sormuş herkese çorbayı doldururken seninkini kırdı buna mı bayılıyorsun diye, Mecnun da cevap vermiş öyle ya bana herkes gibi davranmadı diyerek benim tabağımı kırdı şeklinde cevap vermiş ve mutluluktan bayıldığını ifade etmiş."
İşte tam olarak gerçek anlamda aşk, sevgi böyle bir şey ve sizde şu anda bu şekilde bir duygu yaşıyorsunuz diye düşünüyorum sahip çıkın ve büyütün hocam. Siz böyle sevdikten sonra samanlık seyran olur Allah'ın izniyle.
Sürçü lisan ettiysem affola, ayrıca anlattığım hikayelerde eksiklik varsa teşbihte hata olmaz diyerekten af dilerim.