• 22-03-2025, 01:17:28
    #10
    Fikir Üssü adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    2023 yılında ovh kullandık tamamen beklentimiz daha hızlı olmasıydı lakin hüsrana uğrattığı için direkt olarak ovh hizmetinden uzaklaştık.

    Net olarak şu bu diyemeyiz lakin kullanılacak olan amaca göre tercihler değişiklik gösteriyor.

    AWS ;

    - CloudFront (CDN) ile hızlı teslimat
    - S3 ile uygun maliyetli depolama ( bu noktada rakiplerinden çok üstünler. Çünkü . amazon.com , Amazon Prime Video , alexa , Amazon Kindle ) Türkiye de örneklerini vereyim : Exxen, Tabii, trt izle , trt dinle , trendyol , haber siteleri resimlerini vs hepsi aws s3 ile kullanıcılarına sunarlar.
    - Esnek ölçeklendirme

    Google Cloud (GCP) ;

    - Üstün ağ hızı ile düşük gecikme ( microservis yazdığımızda direkt olarak en kısa sürede cevap vermesi avantajlı olduğu bir çok durumlar var. )
    - Firebase gibi bir alt yapısı var. Mobil uygulamada öyle yada böyle kullanmak zorundasınız. Google Cloud bir alt yapısıdır.

    Microsoft Azure ;

    - App Service yani masa üstü uygulamalarını çalıştırdığı için diğerlerinden daha kolay bir dağıtım sunuyor.
    - oyunları cloud bir sunucuda çalıştırıp oynadığınız bir modelde azure kullanmak zorunda kalırsınız öyle yada böyle. bkz. https://www.xbox.com/tr-tr/play

    Bunun dışında Türkiye'de resmi olarak faaliyet gösteriyorsanız bazı yasal mevzuatlardan dolayı Türkiye'de barındırmanız gerekebiliyor. Bu noktada ise;

    - Türk Telekom sonrasında ise Turkcell alt yapısında ilerliyoruz.

    Türkiye de tercih ettiğimiz data centerler noktasında ise mevcut alt yapı kapasitesinin üstünde müşteri aldıklarında sorunlar başladığını çok fazlaca yaşadık, gördük, tecrübe de ettik. Bu sebepten Türkiye'de genellik birden fazla firmada yedekli olarak çalışmak her zaman en garanti ve sağlıklısı oluyor.
    Hocam öncelikle değerli cevap için teşekkür ederim, detaylıca yazmanız mükemmel olmuş. Müsait olduğunuzda cevaplarsanız sevineceğim bir iki sorum var size, şimdi bu servisleri ve özelliklerini güzel özetlediniz peki Türkiyeden bu gibi katma değer yaratan bir cloud firması çıkmıyor oluşundaki temel sebep sizce nedir bu konuda fikir ya da bilginiz var mı ? Ben araştırdığım kadarıyla Bulutistan -ki o da business to business ile ilerliyor- haricinde aws ve azure muadili olabilecek herhangi bir Türk şirket göremedim, bizdekiler daha çok katma değer yaratmayan direkt bina dikip içine sunucular doldurup sunucuları yabancı şirketlere veya küçük hosting firmalarına kiralayan mantıkla devam ediyor gibiler (çoğu daha çok fiziksel veri merkezi kiralama veya sadece sunucu barındırma hizmeti sağlıyor. Yani, yüksek seviyede yönetilen hizmetler, yazılım desteği veya özelleştirilmiş bulut çözümleri sunmak yerine, çoğunlukla sunucuların sadece barındırılması ve veri saklama işine odaklanıyorlar.) Halbuki ellerindeki gücü ve imkanları biraz daha zorlasalar en azından bir hetzner muadili şirket olurdu diye düşünüyorum. Belki aws, azure, google cloud gibi servislerin avantajı çok yönlü olmaları olabilir. Bir diğer sorum bu saydığınız firmaların hazır kütüphaneleri (ismini yanlış söylediysem affola) yani marketplaceleri ya da Docker destekleri var, bunlar şirketler için ne kadar önem arz ediyor, örneğin sizin tercih etme sebeplerinizden sıralamada kaça girer ? Son sorum ise yeni kurulacak bir şirkete ne önerirsiniz ? Dilerseniz bunları özelden ya da farklı bir iletişim kanalından da cevaplayabilirsiniz, uzunca sordum ama gerçekten ilgili biri olduğunuzu ve bilginizin olduğunu gördüğüm için sormak istedim, başta da belirttiğim gibi müsait vaktinizde cevabınızı bekliyorum.
  • 22-03-2025, 03:02:08
    #11
    Rica ederim,

    bilgi , tecrübeler tartıştıkça/paylaştıkça daha da değerlenir. Konu dikkatimi çekti ve direkt olarak tecrübe , deneyimlerimi paylaşmak istedim.

    Aslında çok iyi türk girişimlerimiz mevcut lakin Türkiye pazarı çok dar olması ve karlılık mevcut değil. Buna ek olarak datacenter kullanılan malzeme, sistemlerin hepsi yurt dışı şirketlerine ait bu şirketlerin çoğu Türkiye'de faaliyet bile göstermiyor siz sadece ihaleler ile şirketlere alım yetkisi vererek alıp, getiriyor ve özel ekip kiralayarak kurmalarını sağlıyorsunuz ve eğitimler için personellerinizi yurt dışına gönderiyorsunuz. ( Ufak bir haber: https://www.paradergi.com.tr/is-duny...slinda-ne-oldu Alıntı yapacağım kısım : "Akbank da mainframe üreticisi IBM olduğu için IBM Türkiye'den destek istedi. O dönemde sorunu çözmek adına IBM Almanya'dan sorumlu bir ekip Türkiye'ye getirildi. Ve ancak bir gün sonra disklere erişim sağlanabildi." )

    Benim için en çok önemli sebebi ise: Türkiye'de kişi başına girişime yapılan yatırım 8-9 dolar, ABD'de kişi başına girişime yapılan yatırım 600-800 dolar civarında.

    Bu sebepten Amerika merkezli şirketler kurularak tamamen Amerika'ya ait olan lakin Türk girişimciler tarafından kurulan şirketlerimiz çok fazlaca mevcut.


    https://www.youtube.com/watch?v=TRwT6n-zJZE
    müsait olunca izlemenizi tavsiye ederim. Bazı sorularınızın cevapları bu podcast değinmişlerdi.

    Marketplace olayı aslında tamamen bir pazarlama yöntemi. Her şey hazır şekilde alıp kurulumu yaparak kullanabiliyorsunuz. Ben sunucu yönetimi bilmiyorum diyelim bir kaç tıklama ile hazır markette sergilenen sunucu imajını kurarak kullanıma hazır hale getirebiliyorum.

    Docker olayına gelecek olursak yurt dışında rekabet çok fazla olduğu için sunucuları saniyelik ücretlendirme olarak satıyorlar. Ben direkt kendi projemi docker bir konteyner içine a-z %100 verimli çalışacak şekilde sanal ortam inşa ediyoruz sonrasında örneğin ihtiyacım olduğunda direkt sunucuyu açıp + docker ki konteyner çalıştırıp işlemlerimi bitirip direkt sunucuyu tekrar kapatıyorum.

    Docker avantajları;

    -Hızlı Dağıtım ve Ölçeklendirme
    -Kaynak Verimliliği
    -Taşınabilirlik ve Tutarlılık
    -Hızlı Geri Dönüş ve Temizlik

    Gerçek dünya örnekler vereyim;

    1. Bir oyun firması, bir etkinlik yapacak ve oyuncuların çok fazla online olduğu durumda saatlik sunucu kiralayarak çoklu oda destekleri docker ile açmaları 1 dakikayı bulmaz.

    Örneğin :

    Sunucu 1 : docker run -d -p 25565:25565 --name oda1 -e EULA=TRUE oyunSunucuDockerAdi
    Sunucu 2 : docker run -d -p 25565:25565 --name oda2 -e EULA=TRUE oyunSunucuDockerAdi
    Sunucu 3 : docker run -d -p 25565:25565 --name oda3 -e EULA=TRUE oyunSunucuDockerAdi

    ==> Lakin biz 3 sunucu kiralamış olsaydık maliyet/karlılık olarak çokta mantıklı olmayacaktı.

    2. Elimde bir verim var bu veriyi işleyip rapor almam gerekiyor bunun için hazır bir docker konteynerım var. Direkt bu konteyner çalıştırıyorum sonuçlarını Google Drive, aws s3 gibi alanlara yüklüyorum ve ne zaman ihtiyacım olursa erişiyoruz.

    ==> Lakin biz bir makinayı aylık kiralamış olsaydık çoğunlukla boşta durmuş olacak idi.


    Yeni kurulacak herhangi bir sektördeki şirkete önerlerim şunlar olur du;


    - Pazarlama
    - Pazarlama
    - Pazarlama
    - Alt yapınız / üst yapınız ne kadar iyi olursa olsun pazarlayamadıktan / satamadıktan sonra hiç bir anlamı yok. Sattıkça / pazarladıkça Kapital ( Para / Varlık ) oluşturacaksınız.


    "bina dikip içine sunucular doldurup sunucuları yabancı şirketlere veya küçük hosting firmalarına kiralayan mantıkla devam ediyor gibiler" aslında sorunuzun cevabı sorunun içerisinde. Şirket / Firmaların en temel kuruluş amacı x tutarında bir yatırım yapıp x ay/yılda parasını amorti etmek ve sonrasında kazanç/gelir sağlayarak kazanç/gelirlerini büyütmek üzerine odaklanır.

    Girişimler ise genellikle daha yenilikçi, hızlı ve esnek çözümler arayıp üretmeye odaklıdırlar. Bir girişim başarılı bir yenilik, çözüm sunuyorsa bunu kapitali ( para / varlığı ) büyük olan firmalar sunar, satar veya firmanın bünyesine dahil olurlar yada iş ortaklığı kurarlar çünkü başarılı girişim bir şirketin/firmanın "Yatırımın Geri Dönüşü Hızlanır" .
  • 22-03-2025, 03:42:56
    #12
    Fikir Üssü adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Rica ederim,

    bilgi , tecrübeler tartıştıkça/paylaştıkça daha da değerlenir. Konu dikkatimi çekti ve direkt olarak tecrübe , deneyimlerimi paylaşmak istedim.

    Aslında çok iyi türk girişimlerimiz mevcut lakin Türkiye pazarı çok dar olması ve karlılık mevcut değil. Buna ek olarak datacenter kullanılan malzeme, sistemlerin hepsi yurt dışı şirketlerine ait bu şirketlerin çoğu Türkiye'de faaliyet bile göstermiyor siz sadece ihaleler ile şirketlere alım yetkisi vererek alıp, getiriyor ve özel ekip kiralayarak kurmalarını sağlıyorsunuz ve eğitimler için personellerinizi yurt dışına gönderiyorsunuz. ( Ufak bir haber: https://www.paradergi.com.tr/is-duny...slinda-ne-oldu Alıntı yapacağım kısım : "Akbank da mainframe üreticisi IBM olduğu için IBM Türkiye'den destek istedi. O dönemde sorunu çözmek adına IBM Almanya'dan sorumlu bir ekip Türkiye'ye getirildi. Ve ancak bir gün sonra disklere erişim sağlanabildi." )

    Benim için en çok önemli sebebi ise: Türkiye'de kişi başına girişime yapılan yatırım 8-9 dolar, ABD'de kişi başına girişime yapılan yatırım 600-800 dolar civarında.

    Bu sebepten Amerika merkezli şirketler kurularak tamamen Amerika'ya ait olan lakin Türk girişimciler tarafından kurulan şirketlerimiz çok fazlaca mevcut.


    https://www.youtube.com/watch?v=TRwT6n-zJZE
    müsait olunca izlemenizi tavsiye ederim. Bazı sorularınızın cevapları bu podcast değinmişlerdi.

    Marketplace olayı aslında tamamen bir pazarlama yöntemi. Her şey hazır şekilde alıp kurulumu yaparak kullanabiliyorsunuz. Ben sunucu yönetimi bilmiyorum diyelim bir kaç tıklama ile hazır markette sergilenen sunucu imajını kurarak kullanıma hazır hale getirebiliyorum.

    Docker olayına gelecek olursak yurt dışında rekabet çok fazla olduğu için sunucuları saniyelik ücretlendirme olarak satıyorlar. Ben direkt kendi projemi docker bir konteyner içine a-z %100 verimli çalışacak şekilde sanal ortam inşa ediyoruz sonrasında örneğin ihtiyacım olduğunda direkt sunucuyu açıp + docker ki konteyner çalıştırıp işlemlerimi bitirip direkt sunucuyu tekrar kapatıyorum.

    Docker avantajları;

    -Hızlı Dağıtım ve Ölçeklendirme
    -Kaynak Verimliliği
    -Taşınabilirlik ve Tutarlılık
    -Hızlı Geri Dönüş ve Temizlik

    Gerçek dünya örnekler vereyim;

    1. Bir oyun firması, bir etkinlik yapacak ve oyuncuların çok fazla online olduğu durumda saatlik sunucu kiralayarak çoklu oda destekleri docker ile açmaları 1 dakikayı bulmaz.

    Örneğin :

    Sunucu 1 : docker run -d -p 25565:25565 --name oda1 -e EULA=TRUE oyunSunucuDockerAdi
    Sunucu 2 : docker run -d -p 25565:25565 --name oda2 -e EULA=TRUE oyunSunucuDockerAdi
    Sunucu 3 : docker run -d -p 25565:25565 --name oda3 -e EULA=TRUE oyunSunucuDockerAdi

    ==> Lakin biz 3 sunucu kiralamış olsaydık maliyet/karlılık olarak çokta mantıklı olmayacaktı.

    2. Elimde bir verim var bu veriyi işleyip rapor almam gerekiyor bunun için hazır bir docker konteynerım var. Direkt bu konteyner çalıştırıyorum sonuçlarını Google Drive, aws s3 gibi alanlara yüklüyorum ve ne zaman ihtiyacım olursa erişiyoruz.

    ==> Lakin biz bir makinayı aylık kiralamış olsaydık çoğunlukla boşta durmuş olacak idi.


    Yeni kurulacak herhangi bir sektördeki şirkete önerlerim şunlar olur du;


    - Pazarlama
    - Pazarlama
    - Pazarlama
    - Alt yapınız / üst yapınız ne kadar iyi olursa olsun pazarlayamadıktan / satamadıktan sonra hiç bir anlamı yok. Sattıkça / pazarladıkça Kapital ( Para / Varlık ) oluşturacaksınız.


    "bina dikip içine sunucular doldurup sunucuları yabancı şirketlere veya küçük hosting firmalarına kiralayan mantıkla devam ediyor gibiler" aslında sorunuzun cevabı sorunun içerisinde. Şirket / Firmaların en temel kuruluş amacı x tutarında bir yatırım yapıp x ay/yılda parasını amorti etmek ve sonrasında kazanç/gelir sağlayarak kazanç/gelirlerini büyütmek üzerine odaklanır.

    Girişimler ise genellikle daha yenilikçi, hızlı ve esnek çözümler arayıp üretmeye odaklıdırlar. Bir girişim başarılı bir yenilik, çözüm sunuyorsa bunu kapitali ( para / varlığı ) büyük olan firmalar sunar, satar veya firmanın bünyesine dahil olurlar yada iş ortaklığı kurarlar çünkü başarılı girişim bir şirketin/firmanın "Yatırımın Geri Dönüşü Hızlanır" .
    Çok teşekkür ediyorum yazdıklarınız benim için çok değerli ve sorularımın da fazlasını bile içeriyor. Podcasti de en yakın zamanda izleyeceğim. Arada bu tür sorularım oluyor özellikle sunucular, bulut bilişim vb. üzeine sürekli fikir üretip bunları tartışmayı seviyorum bu konularda ileride size özelden ulaşmamda bir sakınca var mı ?