konu sahibi arkadaşımızın ısrarla kabul etmediği şey; trafik cezası tutarlarının asgari ücrete göre ayarlanıp can yakmayacak miktarlarda tutulması amaçlanarak belirlenmiyor olduğu.
Hatta bilakis ceza olması için kişinin canının yanması lazım ki yaptığı hata ile başka birinin canını geri dönüşsüz şekilde yakmasın. Yapılan hatanın illa ki ölümcül bir risk taşıması da gerekmiyor. 3 dakika ya da 30 saniye için olması da bir şey farketmiyor. Sonuçlarının ne zaman ağır olacağını kestirmek zaten pek mümkün değil. Kurallar belirli sebeplere göre konuyor ve ihlal edenlerin bedelini ödemesi lazım. Ancak gelire göre düzenlenmesi fikri, her ne kadar eşitlik ilkesine aykırı da olsa ve uygulanabilirlik açısından adaletli şekilde pratiğe geçirebilir mi emin olmamakla beraber, bana da çok mantıksız gelmiyor. Ama gelire göre düzenlenmesinden kastım asgari ücretlinin canını yakmayacak şekilde değil, yüksek gelirlinin de canını yakacak, onun için de caydırıcı olacak şekilde düzenlenmesi. Bağdat caddesindeki eski moda serseri zengin bebelerinin o furyası azaldı mesela ama tamamen bitmedi maalesef. Makas atarlarken ve olağanüstü hızla giderlerken şöyle bi 1*2 milyon TL ceza gelse de anaları babaları alkollü bebelerin altından o arabaları alırlar belki o zaman..
Bu arada paylaşımdan gördüm ceza miktarlarını ve alkollü araç kullanmanın cezası oldukça düşük tutulmuş şaşırdım. Çok zenginleri tamamen hesaptan çıkarak olsak bile ceza yeterince caydırıcı değil bence..
Belirli bir alkol seviyesini geçtikten sonra kişinin gözü değil 6000 TL, 600 000 TL olsa görmez zaten ama rakam çok daha yüksek, ocak söndürecek bir miktarda tutulsa, kimse ya 2 bira içeceğim zaten bir şey olmaz diyerek kolay kolay araba ile çıkmaya cesaret etmez diye düşünüyorum.