• 13-01-2024, 20:28:48
    #10
    xertanx adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Okumaya üşendim hocam yazmaya üşenmedinizmi
    Muhtemelen bana yazdınız, tarafsız bir bakış açısına sahip olmadığınız sürece anlayabilmenizi mümkün bulmuyorum zaten.
  • 26-01-2024, 00:40:34
    #11
    Üyeliği durduruldu
    berkaydemirel adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Bizim aile, akraba durumları inanılmaz karışık. Her gün farklı birinin sorunu, her gün tanımadığım bambaşka insanlar için yapılması gereken ufak tefek de olsa değişik işler, her gün o ne demiş bu ne demiş durumları. 6 - 7 yaşlarımdan beri bu konuları hiç sevmem, evde sürekli konuşulur, konuşulmadığı bir günü göremezsiniz. Bu yüzden ben de küçük yaşlarımdan beri sırasıyla 3. derece, 2. derece olarak uzaklaştırdım akrabaları çevremden. Kimisi için aile, vazgeçilemeyecek, derdin olduğunda sana yardımcı olacak bir topluluk olarak gözükse bile benim gözümde sırta kamburdan başka bir şey değil. Yaklaşık 3 sene dayımın yanında çalıştım, bu 3 yıl yaklaşık 300 yıl falan sürdü. Özellikle bu dönemden sonra, aileme anlatıp "o senin dayın, oradan ekmek yiyiyorsun" vb. laflar duydukça (şımarıklık gibi algılanmasın, büyük bir firmanın bir şubesinin müdürü idi, o şubede temizlikten mal indirmeye, çay servisinden ön muhasebesine kadar bakıyordum) daha çok sinirleniyorum.

    E tabii ki de dayınız olunca laf da edemiyorsunuz, ben fazlasıyla saygılı bir insan olduğum için son saniyesine kadar tuttum kendimi ama yıllarca mobbing, haksızlık, hakaret gibi konulara maruz kalınca dayımı da sildim tamamen, bizimkileri de bazı konularda sildim sırf bu yüzden. Bir kere bile arkama destek olup da "sen hayırdır, yeğenine böyle davranıyorsun?" gibi bir cümle kurmadıkları için daha da hiçbir işimi bizimkilere güvenerek yapmadım.

    Velhasıl kelam, eğer ki ben bu yakın akraba, uzak akraba mevzuları içerisinde kalsaydım bugün evimin geçimini webmasterlıktan sağlayan biri olarak özgür, kendi ayakları üzerinde duran, kimseye ihtiyacı olmayan bir insan olamazdım. Aynı iş yerinde millete çay servis edip, yerleri süpürüp, tırı indirip, muhasebeyi yapar ve asgari ücretin bir tık bile sayılmayacak kadar üzerinde maaş alarak sabahın köründen gecesine kadar çalışmak zorunda kalırdım.

    Bugün dönüp arkama baktığımda iyi ki de bu kararları almışım diyorum. Size ailenize rest çekin demiyorum, herkes benim yaşadıklarımı da yaşamak zorunda değil fakat yine de belirli konularda, özellikle hayatınızı ve geleceğinizi ilgilen konularda kesin sınırları olan, net bir insan olmalısınız. Öbür türlü herkes sizi kullanmaya, sindirmeye, hayatınızdan çalmaya başlıyor ve konu sahibinin söylediği gibi işten eve evden işe çalışan, dünyadan bir haber, zevklerini keşfetmemiş, iyi bir ihtimalle köyünden ya da işyerinden asla istemediği bir evliliği yapmak zorunda kalacak olan adam olabilirsiniz.

    Hayat bazen bazı şeyleri idrak edebilmeniz için beklemiyor, sorgulayıp nasıl bir insan olmak istediğinize karar verin çünkü gelecekte dönüşü olmayan bir yerde küçücük hayatınızla "ben nerede hata yaptım?" diyebilirsiniz.


    https://www.youtube.com/watch?v=mcEOVi3AqNQ
    Çok zararlı ve orta zararlı akrabaları çöpe attım. Zararı olmayan ama iyi niyetle akıl vereyim derken cehalet veya ukalalık sonucu boş yapan akrabalarla ise seyrekçe görüşüyorum.

    Kendi işleri yerinde giden insanlar kendinden altta kalan kişilere akıl verme konusunda öyle cömert oluyorlar ki. Patavatsızlıkta sınır tanımıyorlar. Hiç bilgileri ve deneyimleri olmayan konularda yol gösterip iyilik yaptıklarını zannediyorlar.

    Ancak aynı akraba sürüleri ahlaksızllık yalakalık ispiyonculuk torpil vs ile biryerlere gelmiş insanlara imreniyorlar. Basit bir konuda bile bir fikir beyan edince ahlaksız olan bireye daha fazla güveniyorlar.

    Bu tür şeyler bizzat yaşanmadan anlaşılmaz. Toplumdaki ahlaksızlık ve adaletsizlik işte bu şekilde yayılıyor ve güçleniyor.
  • 26-01-2024, 00:46:09
    #12
    looktr adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Çok zararlı ve orta zararlı akrabaları çöpe attım. Zararı olmayan ama iyi niyetle akıl vereyim derken cehalet veya ukalalık sonucu boş yapan akrabalarla ise seyrekçe görüşüyorum.

    Kendi işleri yerinde giden insanlar kendinden altta kalan kişilere akıl verme konusunda öyle cömert oluyorlar ki. Patavatsızlıkta sınır tanımıyorlar. Hiç bilgileri ve deneyimleri olmayan konularda yol gösterip iyilik yaptıklarını zannediyorlar.

    Ancak aynı akraba sürüleri ahlaksızllık yalakalık ispiyonculuk torpil vs ile biryerlere gelmiş insanlara imreniyorlar. Basit bir konuda bile bir fikir beyan edince ahlaksız olan bireye daha fazla güveniyorlar.

    Bu tür şeyler bizzat yaşanmadan anlaşılmaz. Toplumdaki ahlaksızlık ve adaletsizlik işte bu şekilde yayılıyor ve güçleniyor.
    -------

    Alıntı
    Ancak aynı akraba sürüleri ahlaksızllık yalakalık ispiyonculuk torpil vs ile biryerlere gelmiş insanlara imreniyorlar. Basit bir konuda bile bir fikir beyan edince ahlaksız olan bireye daha fazla güveniyorlar.
    Şu sözünüz inanılmaz doğru keza mesajda anlattığım "dayı" sıfatlı kişi aynen bu şekilde bir yerlere gelmiş bir şahıs ve ne zaman işine gelmeyen fakat doğru bir şey söylesem çocuk gibi yüz yapar ve trip atardı. Aramızdaki 20 yaş farkına istinaden kim genç kim olgun bir adamdı bilemediğim sınırlara itiyordu beni

    Gerçekten yaşamayan bilmez...
  • 26-01-2024, 00:53:08
    #13
    Üyeliği durduruldu
    berkaydemirel adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    -------



    Şu sözünüz inanılmaz doğru keza mesajda anlattığım "dayı" sıfatlı kişi aynen bu şekilde bir yerlere gelmiş bir şahıs ve ne zaman işine gelmeyen fakat doğru bir şey söylesem çocuk gibi yüz yapar ve trip atardı. Aramızdaki 20 yaş farkına istinaden kim genç kim olgun bir adamdı bilemediğim sınırlara itiyordu beni

    Gerçekten yaşamayan bilmez...
    O yine küçük çaplı kalmış. Tvde milyonlarca dolarla reklam yayınlayan holdinglerin İK hikayeleri Aziz Nesin hikayesi gibi...
    Efsane nasil1firma sitesinde ne güzel okyup görüyorduk. Türkiye koşullarında yaşatmazlar öyle siteyi. Çöplükte yaşıyoruz.