sana bir abla tavsiyesi.
ülke batmadıkça bağkurdan zarar görmezsin. aldıkları fahiş prim ücretini asla desteklemiyorum ancak bağkuru ödeyemeyecek kadar az kazanıyorsan işini de bir değerlendirmen lazım.
Bağkur primleriyle biriktirdiğin altın hep elinin altında ve emin ol her zaman toplu para için bir planın olacak, senin olmasa çevrendekilerin olacak, ev al, araba al diyecekler, kendin ev almak isteyeceksin vs. Bu primlerle ev alınmaz ama ön ödeme yaparsın. Bu doğru.
Ancak, hastalıkların grip nezleden ibaret olduğunu düşünme. skolyoz gibi ciddi hastalıklar sonradan çıkabiliyor veya kalp ameliyatları, anjiyolar. yani 45 yaşından sonra organların yaşlandıkça bazı iyi doktorların özelde değil devlette olduğunu göreceksin. paran olsa da devletteki xx doktora gitmek isteyeceksin ama o alternatifin artık yok çünkü bağkur borcun var. Devlet bağkur borcu olanlara da tedavi sağlayabilir ama büyük ameliyatlarda nasıl bir prosedür izlerler bilmiyorum.
ayrıca 61 yaşında ölürsen arkanda bıraktığın kişi her ay maaş alacak. biriktirdiğin altınların 20 sene harcanmadan birikeceğine inanmak fazla iyimser. Toplu para cezbedici. Altınlar hesabında birikmeye başladıkça her gün o altınları hatırlayıp kenarda şu kadar param var diyeceksin. sonra o düşünceler şuna dönüşmeye başlıyor, kenardaki paramla araba alınıyor.. xx alınıyor.. hatta uzun zamandır istediğin gelişmiş bir bilgisayar 70 bin lira mı, aa sende o para var vs vs durumları doğuyor. hesaplarda biriken para daldaki kuş gibi. bağkur kafesteki kuş. primler devam ederken ölürsen yine varislerine kalacak. evlenmeyi ve çocuk sahibi olmayı düşünmüyorsan altına yatır. ama çocuk sahibi olacaksan çocuklar için bağkur gerekiyor yani çocukların senin bağkurun üzerinden tedavi olacak ve emin ol çocuklarının ilk 6 yılında devlet hastaneleriyle çok işin olacak.