Faizsiz hayat bir hayalden ibarettir. ben bu mantığı anlamakta zorlanıyorum. fazisiz bir yaşam istemeye itirazım yok, o zaman herşeyden uzak durmak lazım. bu bir açık büfe değil ki istediklerini seçip istediklerini seçmeyesin...
Şimdi... diyelim ki sen faizsiz bir hayat istiyorsun. ama yediğin etten, yumurtadan, içtiğin site ve ekmeğe kadar beslenmekte kullandığın herşey bir işletmeden geliyor. o işletme bakım onarım yem su elektrik için faizli işlem yapıyor. büyük bir işletme zaten asla kendi sermayesi ile donmez, kredi ile döner. haydi koy bunu bir kenara, elektrik su, taksitlendirme, gecikme faizleri... bunlar hep faiz. bankacılık işlemi de yapmaman lazım. katılım bankası bana deme, onlar kar payı adı altında çalışıyor ama bu bir masal. herhangi birşeyin karına ortak olup da zararına ortak olmamak olur mu hiç... mesela ben bu tip bir bankadan kredi aldım. kar payı altında benden ek para istediler. dedim ki "zarar ettim, geçmiş olsun, üzerine para vermen lazım". ortağız ya iş modeline....
oturduğun binanın inşaat demiri, bindiğin otobüsün satın alınması... o otobüsü alan şirketin otobüsü amortis man olarak yazması... devletin faizleri... hatta devletin kedni kurumlarına verdiği faizler...
bu durum bana hep şu sözü hatırlatıyor...
"ne yersen O'sun" demiş ya biri... öteki de cevap vermiş..
"Vejeteryan birini yersek biz de vejeteryan olurmuyuz"....
anlamsız birşey anlatabiliyormuyum. dünyanın kurallarından uzak duramazsın. faiz elindeki herhangi bir maldan emek sarfetmeden para kazanmak değil mi.. ya o zaman kira gelirleri... tamam buna da bir açıklama getirdiler ama ona bakarsan faizle toki evleri alma işinde de açıklama getirdiler öyle değil mi... yani neymiş... bana uygun geliyorsa faiz kötü, gelmiyorsa iyidir....
para bir değiş dokuş aracıdır. bir araba kullanarak para kazanabilirsan o arabanın ederi kadar altın, elmas, at, inek ve evet, para da aynı miktarda kazanç getirebilmelidir.
sen şuna bak... faize yatırdığın parayı doğru yollarla mı kazandın. uyuşturucu satıp milletin kakına girerek kazandığın para faize de koysan, cami de yaptırsan, kilise de yaptırsan döner seni kovalar...
eskiden faiz son derece fena birşeymiş, bak buna katılıyorum. adamın devesi yok gidip komşusundan iiki deve borç alıyor, üç deve geri vermesi lazım, yani fazini, veremiyor, komşusu da gelip adamın karısını, kızını alıp gidiyormuş.... yada erkek devesini alıp gidiyormuş ve adamın sürüsü artık çoğalamıyormuş. anlatabildim mi olayı... bugün artık olay bu şekilde çalışmıyor....
amaaaaa.... dersen ki... yada sorarsan ki.... "bana faizi kötüleyenler nasıl para kazanıyor ve o kazandıkları paraya faiz alıyorlar mı"..... işte bunu kimse istemez.
bu faiz olayının amacı sakın sorgulamayı ve kendi kirli kazançlarını örtmeye çalışanlar olmasın... ama sorma, sorgulama... nedenini niçinini merak etme... bunu araştırma, tarihte olaylar bu konuda nasıl gelişmiş bakma...
öğrenme...,
öğrenme ki bu düzenden beslenenler daha da şişmanlayabilsin..
sen sorarsan ben sorarsam nice olur üst kattakilerin hali...