Bu cevap, konu sahibi tarafından kabul edilebilir bir cevap olarak işaretlendi.
Bütün ümidim gençliktedir
İkiniz de birbirinizden ürün alıp veriyorsanız neden yasak olsun. Elbette yapabilirsiniz. İşin "100 lira aldım 100 lira verdim, elde var sıfır" mantığına girersek, oradan çıkamayız
Alıntı
2002 Dünya Futbol Şampiyonası maçlarını izlemek üzere Güney Koreye giderken uçakta anlatmıştı.
Zor günlerde, sıkıntılı günlerde, kriz günlerinde sıkça anlatılan bir fıkra
Mevsim yaz.
Fransada Riviera kıyısında küçük bir kasaba.
Yaz sezonu, ama günlerdir yağmur yağıyor, sokaklar bomboş.
Herkesin borcu var, kredi ile yaşıyorlar.
Yabancı bir turist geliyor, resepsiyona 100 dolar bırakıp odaya ve otele bakmaya gidiyor.
Otel sahibi parayı alıp, kasaba olan borcunu ödüyor.
Kasap 100 doları kaparak hemen toptancıya olan borcunu vermeye gidiyor.
Toptancı büyük bir sevinçle parayı alıp, kriz nedeniyle veresiye hizmet veren son defa birlikte olduğu hayat kadınına götürüyor.
Hayat kadını da parayı alıp aynı otele giderek, oraya olan borcunu ödüyor.
Ve o anda yabancı turist dönüyor, odayı ve oteli beğenmediğini söyleyip 100 dolarını alarak kasabayı terk ediyor.
----------
Fıkra böyle!
Fıkranın neyi anlatmak istediğine gelince
Turistin bu ziyaretinden somut olarak hiç para kazanan olmuyor, ancak 100 dolardan 400 dolarlık iş hacmi yaratılıyor.
Otel sahibi, kasap, toptancı ve hayat kadını; borçlarından kurtuluyor ve geleceğe umutla bakmaya başlıyor.
100 doların cepten cebe dolaşımıyla finansal darboğaz aşılmış oluyor.
O günlerde Türkiye yine bir ekonomik kriz içindeydi ve Şükrü Kızılot Hoca, kriz süreci yönetilirken nakit akışının ne kadar önemli olduğunu vurgulamak için bizlere o fıkrayı anlatmıştı.
Ortada bir 100 dolar vardı, 100 dolar o cepten bu cebe dolaşarak herkesin sorununu çözüyordu.
100 dolar somut olarak kimsenin cebine girmeden, sistemi kurtarıyordu.