Bu tür meseleler pek çok problemini çözmüş, görece yaşamın daha rahat olduğu toplumlarda kolay çözülür. Ama bizde çözüm biraz zor.
20'li yaşlarda iken Ankara'da 30 yaş üzeri bir kadın ayakta kaldıysa yer verirdim. Aynı şekilde sevgililer yada evli çiftler bindiğinde yanımdaki koltuğa kadın oturunca sevgilisine/eşine yer verirdim. Ankara'da hala öyledir muhtemelen. Bu centilmenliktir. 18-20 yaşındaki bir genç kıza değil ama, 30-40 yaşında çalışan bir kadına yer vermek inceliktir. Aynı şeyi dar bir kaldırımda yürürken de yaparım. Tek kişilik bir geçiş varsa karşımdaki kişi kadınsa (yaşı vs önemli değil) geçiş önceliğini karşı tarafa veririm.
Otobüste yaşlı, hamile, çocuklu kadın/erkek var ise zaten onlara yer veriyordum.
Sonra İstanbula taşındım 7 sene önce. Günde 10-12 saat çalışıp, bir buçuk iki saat de trafikte kalınca ayakta yolculuk yapmak zulüm oluyordu. Eğer oturuyorsam, çok yaşlı, çocuklu yada dönemsel bir rahatsızlığı olan (hasta, kolu bacağı alçılı vb) biri varsa onlara yer verirdim. Onun dışında pek yer vermedim. Çünkü 2 saat tıkış bıkış otobüste ayakta bile zor duruyor insan.
Bir kadına otobüste yer verirken onun aciz olduğunu, erkeklerden güçsüz olduğunu düşündüğümden değil, kadınların daha hassas, daha nazik olduğu düşünmemden kaynaklı. Ayrıca bu tür davranışları yaparken karşı tarafa ne hissettirdiğiniz de önemli. Bir kadına yer verirken onun aciz olduğunu düşündüğünüzü hissettirirseniz, onun güçsüz olduğunu hissettirirseniz, yada yukarıda yazan bir arkadaş gibi, ona yavşamak, askıntı olmak için yer verdiğinizi hissettirirseniz bu teklifinizi zaten kabul etmeyecektir.
Ayrıca, otobüste bir kadına yer vermeyi güzümüzde bu kadar da büyütmemek lazım. Yer verirsen kibarlık etmiş, nezaket göstermiş olursun. Vermezsen de sadece yer vermemiş olursun. Yer vermemek kimseyi kaba, nezaketsiz yapmaz.