• 19-01-2022, 23:24:40
    #55
    sadece söyleceğim beş ülkeden birinin havalimanına beni bırakmalarına razıyım paraya gerek yok
  • 20-01-2022, 00:27:15
    #56
    Kurumsal PLUS
    Seopeak adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    1 milyona ancak passat alırsın
    Merhabalar, üstünüze alınmayın ama bu mesajı görünce aklıma bu geldi


    https://www.youtube.com/watch?v=ZPK5y4WPvn4
  • 20-01-2022, 00:30:11
    #57
    100.000$ bile etmiyor artık ülkede pek paranın değeri yok
  • 20-01-2022, 01:54:19
    #58
    1 ev ve 100k param olsun gitmem.
    • dertliA
    dertliA bunu beğendi.
    1 kişi bunu beğendi.
  • 20-01-2022, 02:28:09
    #59
    Ne gidicem kalırım, yaşarım yatır bankaya faiz ye bol bol, nede olsa günah değilmiş...
  • 20-01-2022, 03:34:59
    #60
    Seni bağlayan şeyler olduktan sonra 1 milyonun değil 100 milyonun da olsa inan yaşarsın.. paradan değerli şeyler var.. (aile gibi)
  • 20-01-2022, 11:00:57
    #61
    Bi bitmedi arkadaş, giden gitsin kalan kalsın artık.
  • 20-01-2022, 15:06:28
    #62
    Parası olana cennet gibi ülke Türkiye. 100 milyon olsa giderim, 10 milyon olsa giderim diyenler düşünmeden konuşmuş, 100 milyon dediğin 7,5 milyon dolar yapıyor, dünyada bu para ile krallar gibi yaşayıp yaşadığın ülkenin her türlü imkanından faydalanacağın sayılı ülkelerden biri Türkiye.

    Böyle soruları parası olmayana sorun, parası olanın keyfi yerinde zaten.
  • 20-01-2022, 17:21:23
    #63
    McCall adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Türkiye’desiniz size Ev + 1 Milyon TL veriyoruz ve geri kalan hayatınızda Türkiye’de yaşamaya devam ediyorsunuz , diyelim parayı katladınız 100 Milyon yaptınız yine de Türkiye’de kalmak zorundasınız kabul eder misiniz ?

    Ben şahsen bırakın 1 Milyonu 10 Milyon bile verseler yine aklımı bu ülkeden kaçmaya yorarım çünkü bu ülkede yaşamak inanın eziyet hep bu konular açılıyordu diyordum kendi kendime “insanlar bir şeye sinirleniyor sonra buraya içini döküyor” genelde de öyle oluyor zaten ama benim durumum daha farklı ben bir şeye değil herşeye bunaldım Bi sorun biter başka bi sorun başlar. İşe girersin az para kazanıyım birikim yapıyım dersin sana köle gibi davranırlar düzgün davranılmasını istiyorsan en az 1 yıl sabretmelisin ki seni adam yerine koysunlar ilk haftalar zaten bildiğiniz eziyet tüm işleri yüklüyorlar, araba alıyım geziyim tozuyum dersin millet abuk subuk araba kullanıyor önüne kırar kornaya basınca da iner arabasından abuk subuk küfürler eder , benzinden hiç bahsetmiyorum . Bi doğa gezisine çıkalım hava olur değişiklik olur dersin millet alkol şişeleri atmış içip batırmış ortalığı bu ülkede herşeyin olabilecek en kötü versiyonu var . Köle gibi çalışıp kazandığın paranla köle muamelesi görüyorsun.

    Her Allah’ın günü bir olumsuzluk yaşanmak zorunda mı ?
    Aynı yanlışları yanımda götüreceksem gitmem ne bana ne yanlarına, aralarına gideceğim insanlara fayda sağlamaz. Soruna coğrafi veya toplumsal bahane aramak yanlış. Sorun adeta Blockchain gibi hepimize yerleşmiş olan kimi zaman anlamsız özgüvensizlik kimi zaman anlamsız aşırı özgüvenle kanıtlanmamış, teyit edilmemiş ve dert etmediğimiz hedeflerimiz, düşüncelerimiz, beklentilerimizin doğrularımıza kıyasla fazlalığında ne yazık ki. Haliyle bu yanlış alışkanlıklar ile farklı bölgelere gitmek çözüm getirmeyecek. Aynı zamanda her ne kadar gelişmiş canlılar olsakta dünya çapında insanların da bir memeli canlı olmasının getirdiği içgüdüsel, dürtüsel tavır ve yaşam tarzımızı da unutmamalıyız.

    Gitme veya kalmayı da temelde ekonomi ile bağdaştırmakta yanlış. Demezler mi sen kendi ülkende dilini, kültürünü bildiğin insanların arasında ekonomik, finansal olarak bireysel belirli bir başarı elde edememişken yurt dışında etme ihtimalinin zorluğunu düşünüyor musun? Aynı oranda, ezme de olmasada dünyanın bir çok yerinde ne yazık ki insan içgüdüsü ile sürekli yakın çevresi ve dışarıdaki insanlarla bir rekabet halinde. Gelişmiş toplumlarda, ülkelerde kozmopolitlik ve hoşgörü ile bu çok daha kontrollü gerçekleşebiliyor. Fakat bu Abd'de veya Almanya'da insanlar arasında birbirini aşağılama, ötekileştirme, başkasının yerine benim hakkım - benim önceliğim düşüncesinin olmadığı anlamına gelmemeli.

    Hem akıllı, bilgili olacaksın hem de yüksek statülü, rütbeli yeri geldiğinde kibara kibar, yeri geldiğinde hakkedene statün ile ( ki bu statü devletle ilişkili güçlü bir statü de olursa insanı çok daha güçlü koruyacaktır ) saygısızlığını engelleyebilesin veya bedelini - cezasını ağır bir şekilde ödetebilesin. Dünyanın her yerinde her canlı türünde başarısız, pasif, içe kapanık, sürekli sakin veya savunmasız olan canlılar ötekileştirilir ve daha fazla tepkiye maruz kalır. Bu psikolojik bir gerçek bilimsel testleri de var insanlar arasında. Birbirini tanımayan iki insan aynı şeyi yapabilmek için yan yana imtihana girdiklerinde biri kendini güçsüz, başarısız veya kendine güveni olmadığını kasıtlı olarak karşı tarafa hissettirdiğinde deneyde test edilen insanın ciddi bir şekilde özgüveni artıyor ve insani bir şekilde duruşu - tavırları kabarmaya başlıyor ( Bulursam eklerim )

    Udemy gibi proje için Eren Bali olarak elbetteki Abd ve Avrupa'daki melek yatırımcı ve iş ortamı çok daha mantıklı bir tercihtir. Fakat yurt dışında doğup büyüyüp Türk.net'i Sabancılardan satın alıp bugün kü başarılı popüler haline getiren MIT'de okuyan Cem Çelebiler gibi bu yatırım ve iş modeli de Türkiye içerisinde gayet mantıklı ve başarılı bir tercih olmuştur. Necati Şaşmaz'da Abd'de kuracağı şirket ile yaşama durumundayken Türkiye'de Kurtlar Vadisi projesi ile inanılmaz başarılar elde etmiştir. Tabi projede tek başına aldığı kişisel manevi - maddi başarı ve projenin ne iç siyasette ne uluslararası siyasette de kabul edilemeyecek ütopyaları hem projeyi hem kendisini ayrı bir başarısızlığa sürüklemiştir o ayrı.