Küçük yaşlardan itibaren internetin içindeyim, hep sosyal platformlarında bulundum. İlk sözlükler, forumlar ve daha sonra da sosyal medya. Türkiye'de gezi direnişinden sonra (sosyal medyanın gücü fark edildiğinden) her seçim/referandum öncesi çok ağır bir şekilde hissettiğim, algı yönetimine inanılmaz bir bütçe ayırma ve çalışma oluyor. Nedense seçimlerin olmadığı 2-3 yıllık süreçlerde tüm internet platformlarında bir siyasi yapının destekçileri azınlıkta olsa da birden Twitter'da bile muhalif-destekçi sayıları %50-%50 gibi oranlara çıkıyor. Ardından seçim ilanı ve seçimler, sonrasında da yine internet ortamında azınlığa düşüyorlar. Her gün bir girip baktığım ekşi sözlük dahil olmak üzere gördüğüm tüm sosyal medya platformlarında yine bir patlama var. Atatürk profil fotoğraflı "ben de muhalifim ama" trolleri de malum binanın yeni spesiyali sanırım.
Burada da artık çok fazla karşılaşıyorum ve buraya gelecek kadar bütçe ayırmış olmaları benim seçim alıcılarımın sinyallerini patlatıyor. Kış bittiği gibi seçime gideceğimize neredeyse eminim. Para verilse dahi birçoğumuzun yapmayacağı utanmazlıkları yaptıkları için
bu kişilerin sadece fikirlerini belirtiyor olma ihtimalleri yok, başta anlattığım gibi fikir belirtiyor olsalar hep belirtiyor olurlar, sadece henüz açıklanmamış sürpriz seçimlerden önce birden ortaya çıkarak ve seçimlerden sonra da yok olarak değil.
Şimdi gördüm daha dün, Medyascope seçim olmasa da bu trollük artışı konusunu ele almış:
https://www.youtube.com/watch?v=ky20YdaoeHc