Engin Bey diyor ki, "Türk'ün parası Türkiye'de kalsın". Örneğin artık SH'tan hizmet aldığımızı düşünürsek ödediğimiz ücret bir şekilde yurt dışına gidiyor.
SH olarak yurtdışına ödediğimiz bir para yok. Bu hatalı bilgi ve kuru karalamadır.
Aksine şirketi satın almak için 100 milyon üzerinde ödemeyi ingilizler yaptı ve bu parayı Türkiyede Türk mecralarında harcıyoruz.
Üstüne şuan mühendisliği sürmekte olan 3 yeni datacenter alanı için bir o kadar parayı yine Türk şirketlerine, Türk mühendislerine harcayacaklarsa.
Üstüne birde bu alanlara dünyanın en büyük GLOBAL şirketlerini getirip onlara Türk ekip ile hizmet sağlayacaklar, sonra bu GLOBAL şirketlere Türkiyeden fatura kesip, vergiyi Türkiyeye ödeyeceklerse bence sorun yok.
Buna alternatif olarak Türk şirketi gibi görünüp, vergiden yırtmak için 40 takla atıp kıbrısta, maltada, amerikada şirket kurup sonrada yabancılar sömürüyor gibi kuru sıkı söylem ile sunucu satmaya çalışan arkadaşlarda var sektörde. Bence değerlendirmeyi gerçekler ile yapmak gerek.
Türkiye içerisinde verimerkezi işinin rengi değişiyor ve büyük kapital işe giriyor artık. Vodafone 80 milyon harcadığını söylüyor, Türk Telekom 150 harcayacağını söylüyor, Turkcell 100 harcayacağını söylüyor, bu şirketlerin hangi ülkeye ait olduklarına değil, bu şirketlerin ülkemize ve sektöre neler kazandıracağına odaklanmak gerek.
300 mbit unmetered trafik ile 1500 usd değerindeki sunucuyu 200 TL ücret ile sağladıktan sonra şirketin hangi ülke merkezinde olduğuna mı dikkat edeceksiniz? yoksa hala size kalite sorunlarından ötürü kötü hizmet sağlayan kapasite kaynak ve imkan olarak %50 sini bile sağlayamayan ve daha fazla ücret isteyen ama sahibi Türk olan bir şirkete mi? Paranın dini ve ırkı yoktur, ticaret yapmak istiyorsanız paranın kurallarına uymanız gerekmektedir.