İşin Arka Planını ve Edebi Derinliğini Merak Edenler İçin:
Bu üçlü zincirin (Cahit Sıtkı -> Dante -> Zebur) arkasında aslında edebiyat tarihinin çok hüzünlü ve ince hesaplanmış bir matematiği yatıyor. Adım adım gidelim:
1. Kutsal Kitap'ın Verdiği Süre (Mezmurlar 90:10) Eski Ahit'te yer alan Mezmurlar (Zebur) kitabının 90. bölümü, Hz. Musa'nın bir duası olarak bilinir. Burada insanın dünyadaki geçiciliğinden bahsedilirken çok net bir rakam verilir: "Ömrümüz yetmiş yıl sürer, / Bedenimiz güçlüyse seksen..." Orta Çağ'da bilimsel istatistikler olmadığı için, dindar bir toplumda "ideal insan ömrü" tartışmasız olarak bu ayetteki 70 yıl kabul ediliyordu.
2. Dante'nin Orta Yaş Krizi ve 1300 Yılı Gelelim dünya edebiyatının zirvesi sayılan İtalyan şair Dante Alighieri'ye. Dante, 1265 yılında doğdu. Hayatının en zor dönemi olan sürgün yıllarında, başyapıtı İlahi Komedya'yı yazmaya başladı. Kurgusal yolculuğunun başladığı tarihi de özellikle 1300 yılı olarak seçti.
Yani Dante, bu cehennem, araf ve cennet yolculuğuna çıktığında tam olarak 35 yaşındaydı. Eserin o meşhur ilk dizesi olan "Hayat yolumuzun ortasında / kendimi karanlık bir ormanda buldum" sözü, lafın gelişi söylenmiş bir metafor değildi. Kutsal Kitap'taki 70 yıllık ömrün matematiksel olarak tam yarısına gelmiş, deyim yerindeyse o dönemin "orta yaş krizine" girmişti.
3. Cahit Sıtkı'nın Hüzünlü İronisi Yüzyıllar sonra, ölüm korkusunu Türk edebiyatında en yoğun işleyen şairlerimizden Cahit Sıtkı Tarancı, 1946 yılında o meşhur "Otuz Beş Yaş" şiirini yazdı. Şiiri yazdığında o da tam 35 yaşındaydı. Kendini edebiyatın evrensel mirasına bağlamak için Dante'ye o meşhur selamı çaktı: "Dante gibi ortasındayız ömrün."
Acı Bir Detay: İşin en trajikomik ve hüzünlü tarafı ise şudur: Dante, ömrün yarısı dediği 35 yaşından sonra 70'i göremeden 56 yaşında sürgünde vefat etti. Cahit Sıtkı Tarancı ise bu şiiri yazdıktan sadece 11 yıl sonra, henüz 46 yaşındayken hayata veda etti. Yani ikisi de referans aldıkları o 70 yıllık "ideal ömrü" tamamlayamadı.