• 29-09-2012, 23:08:07
    #10
    Kimlik doğrulama veya yönetimden onay bekliyor.
    Devletin dini İslam'dır ibaresi 1924 Anayasası'ndan 1928'de çıkarıldı. Bunun yanında devletimiz aynı Anayasa'da 1937'de yapılan değişiklikle Laik bir devlet olmuştur. Bu maddeler de daha sonraki Anayasalarda da değişiklik olmadı.

    Laik bir devlette, devlet veya devletin kolluk kuvetleri dini kurumlara devletin varlığına ve bütünlüğüne zarar vermediği sürece mudahale edemez.


    Gülen cemaatinin dünyanın dört bir köşesinde okulları var orada yapılan da misyonerlik ama o devletler Gülen okullarına bir şey yapmıyorlar.
  • 29-09-2012, 23:11:20
    #11
    çoluğumuz çocuğumuz face te akşama kadar, bi de facebook reklam vermiş yan tarafa, okuyup beyni yıkanıp saçma sapan işler peşinde koşmasın diye dedim, hangimiz müsade ederiz ki oğlumuzun kızımızın hristiyan olmasına, şahsen ben etmem eden olursa da saygı duyarım
  • 29-09-2012, 23:23:04
    #12
    Rorschach adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Devletin dini İslam'dır ibaresi 1924 Anayasası'ndan 1928'de çıkarıldı. Bunun yanında devletimiz aynı Anayasa'da 1937'de yapılan değişiklikle Laik bir devlet olmuştur. Bu maddeler de daha sonraki Anayasalarda da değişiklik olmadı.

    Laik bir devlette, devlet veya devletin kolluk kuvetleri dini kurumlara devletin varlığına ve bütünlüğüne zarar vermediği sürece mudahale edemez.


    Gülen cemaatinin dünyanın dört bir köşesinde okulları var orada yapılan da misyonerlik ama o devletler Gülen okullarına bir şey yapmıyorlar.
    Şahsen, devletin kurallarının ne olduğu beni pek ilgilendirmiyor, çevremde misyonerlik yaptırmadım, yaptırmam da böyle gördük böyle büyüdük. Başka dine inananlara saygı duyarım, fakat misyonerlik farklı birşey.
  • 29-09-2012, 23:32:14
    #13
    Rorschach adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Devletin dini İslam'dır ibaresi 1924 Anayasası'ndan 1928'de çıkarıldı. Bunun yanında devletimiz aynı Anayasa'da 1937'de yapılan değişiklikle Laik bir devlet olmuştur. Bu maddeler de daha sonraki Anayasalarda da değişiklik olmadı.

    Laik bir devlette, devlet veya devletin kolluk kuvetleri dini kurumlara devletin varlığına ve bütünlüğüne zarar vermediği sürece mudahale edemez.


    Gülen cemaatinin dünyanın dört bir köşesinde okulları var orada yapılan da misyonerlik ama o devletler Gülen okullarına bir şey yapmıyorlar.
    Devlet halkın dini ihtiyaclarına destek olur, din özgürlüğü farklı birşey ideoloji ve sistemden söz açılmışken madem, çoğu BM ülkelerinde gittikçe artan islamifobi vardır bizleri pek sevmezler ama bir gönül ehlinin bakış açısıyla misyonerlik kavramını Türkiye sınırları içerisinde bu zihniyetle hayal etmek bu olayı simgeleştirip sadece taraf toplamak olarak düşünülür, kişisel olarak düşünürsek (kendi adıma konuşuyorum) ben tv de herhangi bir ülkenin çocuğu vs. bizim İstiklal Marşımızı yada şarkılarımızı Türkçe söylediğinde yapılanlardan gurur duyuyorum..
  • 29-09-2012, 23:43:36
    #14
    Misyonerliği Anayasa'nın 24, 25 ve 26. maddeleri kapsamında değerlendirmek gerekir:

    "VI. Din ve vicdan hürriyeti

    MADDE 24. – Herkes, vicdan, dinî inanç ve kanaat hürriyetine sahiptir.

    14 üncü maddehükümlerine aykırı olmamak şartıyla ibadet, dinî âyin ve törenler serbesttir.

    Kimse, ibadete, dinî âyin ve törenlere katılmaya, dinî inanç ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; dinî inanç ve kanaatlerinden dolayı kınanamaz ve suçlanamaz.

    Din ve ahlâk eğitim ve öğretimi Devletin gözetim ve denetimi altında yapılır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilk ve orta-öğretim kurumlarında okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. Bunun dışındaki din eğitim ve öğretimi ancak, kişilerin kendi isteğine, küçüklerin de kanunî temsilcisinin talebine bağlıdır.

    Kimse, Devletin sosyal, ekonomik, siyasî veya hukukî temel düzenini kısmen de olsa, din kurallarına dayandırma veya siyasî veya kişisel çıkar yahut nüfuz sağlama amacıyla her ne suretle olursa olsun, dini veya din duygularını yahut dince kutsal sayılan şeyleri istismar edemez ve kötüye kullanamaz.

    VII. Düşünce ve kanaat hürriyeti

    MADDE 25. – Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir.

    Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce ve kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.

    VIII. Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti

    MADDE 26. – Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu fıkra hükmü, radyo, televizyon, sinema veya benzeri yollarla yapılan yayımların izin sistemine bağlanmasına engel değildir.

    Bu hürriyetlerin kullanılması, (Ek ibareler: 3.10.2001-4709/9 md.) millî güvenlik, kamu düzeni, kamu güvenliği, Cumhuriyetin temel nitelikleri ve Devletin ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünün korunması, suçların önlenmesi, suçluların cezalandırılması, Devlet sırrı olarak usulünce belirtilmiş bilgilerin açıklanmaması, başkalarının şöhret veya haklarının, özel ve aile hayatlarının yahut kanunun öngördüğü meslek sırlarının korunması veya yargılama görevinin gereğine uygun olarak yerine getirilmesi amaçlarıyla sınırlanabilir.

    (Üçüncü fıkra mülga: 3.10.2001-4709/9 md.)

    Haber ve düşünceleri yayma araçlarının kullanılmasına ilişkin düzenleyici hükümler, bunların yayımını engellememek kaydıyla, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin sınırlanması sayılmaz.

    (Ek fıkra: 3.10.2001-4709/9 md.)Düşünceyi açıklama ve yayma hürriyetinin kullanılmasında uygulanacak şekil, şart ve usuller kanunla düzenlenir."

    http://www.anayasa.gov.tr/index.php?...&id=188&lang=0

    Bu bağlamda "kamu düzeni"ne aykırı olmadığı müddetçe misyonerlik serbesttir. "Ben mahallemde misyonerlik yaptırmam arkadaş" deyip kaba kuvvete başvurmayı düşünenler filan varsa, yaptıklarının hukuk sisteminde haklı bir tarafı olmadığını belirtmek isterim.