• 13-08-2007, 01:55:17
    #10
    Bilisimworld adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    bence modlukda kimlik bilgisi pekde önemli bişi degil.
    Ben abimle beraber acdıgımız forum sitesinde 1 bucuk yıl sonra mod olabilmişdim
    Mesaj yazmak konu acmak cok basit şeyler. önemli olan kaliteli paylasım yapan kaliteli insanları seçebilmen. Bence kendine seç 15-16 yasında birini ustalık yap ona nette cogu insanın ustası vardır benimde vardı şimdi bana usta diyen bir sürü insan var.
    Cocuga işin inceliklerini ögret bi mod admin nasıl olmalıdır bunu kavrat dahada sırtın yere gelmez
    Forum işinde uslub ve bilgi çok önemli mod olan adam kendi bölümünde sorulmus bir soruya yada istenmiş bir yardım çagrısına bişi yapamıyorsa ondan ne köy olur ne kasaba ( Herşeyi bilecek diye bişi yok ancak bilmesede olasılıkları sıralamalıdır. )

    bendede var öğretirsen olur arkadaşa katılıyorum.bendede çok mod var bende bırakacağım db iyileşsin satıp parka çekcem bence dbyi sta kurtul
  • 13-08-2007, 02:17:10
    #11
    önce forumdakilerle arana mesafe koymalısın.
    her havlayana hoşt denmez.
    cevap vermeyeceksin adamlara oldu bitti.
  • 13-08-2007, 02:45:26
    #12
    tüm forumlarda aynı demekki 5 tane mesaj atıyorlar onun 4 tanesi "paylasim için saol" 1 taneside "ben geldim" mesajı ardından bir özel mesaj beni mod yapsana
  • 13-08-2007, 02:51:17
    #13
    Üyeliği durduruldu
    Türkiyede "forum" denince fazla birşey beklenemez.

    Eskiden çalıştığım bir site vardı, yüzlerce hatta binlerce gerizekalıyı idare etmeye çalışmak
    çok bunaltıcı oluyordu. Bazılarını hala burada görüyorum ayrıca...

    M. Kuzuoğlun'un güzel bir makalesi var mesela, okuyun derim.
    Alıntı
    Parametreler nasıl da hızlı değişiyor. Ortaokulda bir öğretmenim sorusuna 'Harika' diye cevap verince küfretmişim gibi bakmış, uzun uzun tepkilerimi incelemişti. Meğer onların zamanında 'harika' sıfatı dalga geçilen şeyler için kullanılırmış. Hayır, öyle 'Vefa meğer İstanbul'da bir semt adıymış' kalıbına girmeyeceğim ama bütün son 10 yılda teknooljik cihazarın, standartların bizi getirdiği noktayı da unutmayalım.
    Örneğin cep telefonlarıyla kısa mesaj yazma konusundaki 140 karakter sınırlaması ve 9 tuşla yazmanın zorluğu sıradan insanların bile kısaltmalar konusunda uzmanlaşmasına yol açtı. Üstelik hiç yadırgamadan ısındık. Eşimiz, dostumuz SMS ile 'cok sikici bir gundu' diye mesaj attığında aradaki farkı kaptık hemen.
    Geçen haftaki yazımda değindiğim kullanım kılavuzlarının ardından okurlarla gayet keyifli yazıştık. Sahi bu kullanma kılavuzları konusunda firmalar daha yaratıcı şeyler denemezler mi hiç? Örneğin web üstünde bir Wiki kursalar ve o cihazın kullanıcıları orada kendi tecrübeleriyle bir kılavuz yaratsalar fena mı olur? Hadi diyelim bunu basıp dağıtmadılar; böyle bir şey sitelerinde olsa çok mu kötü olur? (Alın size bir site fikri işte).
    Teknoloji üreticileri kullanıcılarına o kadar uzak ki, her yıl yüz binlerce cihaz satan kurumların sitelerinde bir forum/yorum bölümü bile yok. İletişim numaraları sadece iş saatlerinde ve hafta içi çalışıyor. Web sitesindeki iletişim formunu dene de cevap bekle...
    Bir okuyucum bence (bugünkü anlamıyla) 'harika' bir fikir olarak okunup da anlaşılamayan kitaplar için kılavuz projesini yazmış. Listede dini kitaplar, anayasa gibi dikkate değer başlıklar var. Sahi kaç kişi kendini bağlı hissettiği dinin kitabını okumuştur acaba? Okunmadıktan sonra bir dinin kitabının olması, 'kitabi' olması ne ifade eder? Bir insan din kavramına inanıyorsa kitabını okumadan içi nasıl rahat eder? Ben yıllarca okuduğu duaların anlamını bilmeyen çok kişi gördüm. Kitaba girmeye bile gerek yok aslında.
    Anayasa da ayrı bir konu. Vatandaş olarak en temel haklarımızın bile farkında değiliz. Kimin neye hakkı var, neye yok bilmeyince de ortalık en çok bağırana, en çok adam tanıyana ve en yırtık olana kalıyor. Oysa hayvanlar âlemiyle insanlar âlemini ayıran en önemli şey, hukuk. Hayvanlar âleminde güçlü bir hayvan acıkınca gücünün yettiği bir diğerini avlar, yer. İnsanlar âlemindeyse hukuk vardır. Zayıfı korur, güçlüyü dizginler (Bütün hayvanlar eşittir ama bazı hayvanlar daha eşittir). Böylece birkaç bin polis binlerce kişiyi, birkaç yüz bin asker milyonluk ülkeleri dizginleyebilir. Kimi açıdan hayvanlar âlemini daha dürüst; hatta doğal bulsam da her an bir bıçkın benzerim tarafından alaşağı edilme endişesiyle yaşamak çok da hoş olmazdı herhalde. Hakkım olan için her seferinde kedi-köpek gibi hırlaşmak zorunda kalmıyor oluşum da fena sayılmaz.

    Teksoy gitti, meydan boşaldı
    Okumayınca, yazmayınca, durup bir an düşünmeyince, insanın bütün fikir parametreleri değişiyor. Ben buna 'Saadettin Teksoy Sendromu' diyorum. Şakayla gerçeği, doğruyla yanlışı tersyüz edip belirli bir zaman dilimi boyunca devam ettirince ona sahiden inanmaya başlıyor insan. (Ezilenler
    iktidar olsun, Teksoy göreve dönsün.)
    Eskiden boş vakitlerimde kitap okumaya çalışırdım. İnternet yüzünden giderek boş vaktimin kalmadığını, kitap okuma sürelerimin hızla azaldığını fark edince, kitaplara iş gibi belirli bir zaman dilimi ayırmaya başladım. Artık (kalırsa) boş zamanlarımda forumları takip ediyorum.
    Türk halkı fikir ishali olmuş... Yazıyor da yazıyor. Doluya da yazıyor, boşa da yazıyor. Siyasi forumlar zaten panayır yeri ama esas komedi alengirli işlerin döndüğü yerlerde. En garip klişeyse: Emeğe saygı. Bunu bir forumda görünce insan yazanın bir eser ya da fikir sistemi ortaya koyduğunu, bir su hayratı, köprü ya da okul yaptırdığını ve hürmet beklediğini sanıyor. Oysa adamın ettiği bir ***** filmi parçalara bölüp, paylaşım sitelerine yüklemek, en can alıcı sahnelerinin ekran görüntülerini galeri gibi dizmek... Saygı beklenen iş bu! Emeğe saygı... Bu cümlenin en çok geçtiği alanlardan biri de korsan film ve altyazı dağıtan forumlar. Sen adamın emeğini çal, çırp; sonra da bunu emekten say, saygı bekle. Emeğe saygı kuşağının kara kuşaklı temsilcileri...
    Parametreleri şaşmış, çivisi çıkmış neslin bir diğer forum klişesi de 'Beyler repleri unutmayalım'. Bu büyük işlere imza atanlar forumlardaki sıralamaları yükselsin diye kendilerine puan vermenizi istiyor. Böylelikle bu lağım çukurlarında biraz daha üstte oturma şansları oluyor. Alttaki cevaplar ise daha enteresan: Dostum bu kız Türk demişsin ama Alman bu... Ja, Ja diyor halleşirken... Bu nasıl dostluk, o kız Türk olsa ne olacak? Senin bu ortamdaki çaban niye? Bu kalite beklentisi neden?
    Siz seçim gündemini takip ededurun, ben forum kültürüne ilk fırsatta döneceğim. (Repleri unutmayalım tabii.)

    Saygılar.
  • 13-08-2007, 02:55:57
    #14
    güzel bir makale, tşk
  • 13-08-2007, 03:10:18
    #15
    vermeyeceksin dostum modluk..
    gelip benden de istiyolar.. adam mod olmak için 1 günde 400 msj yazdı ben bu adamı mod yaparsam bi zararı dokunur çünkü mesajlar sırf mod olabilmek için sapır saçma şeyler.. güvendiğin kişilere ve kızlara modluk vereceksin ben öyle yapıyorum hem havan oluyor msn de muhabbet falan hemde küfür yazamıyo kızlar
    sapıkça ama olsun küfür yemezsin
  • 13-08-2007, 03:18:07
    #16
    Boş konular bunlar...
  • 13-08-2007, 10:37:57
    #17
    Forum işleriyle uğraşması gerçekten çok zor 2 gece hiç uyumadığımı biliyorum.