• 09-07-2010, 03:19:01
    #1
    Az önce bir konu gördüm, Aşk nedir diye Aklıma gelmişken sorayım dedim , hepimiz belki bunu bir çok kez tartışmışızdır farklı ortamlarda.

    Arkadaşlar Aşk mı , Sevgi mi ?
    Hangisi daha ağır basar. benim görüşüm Sevgi, Aşk bir zaman sonra yerini Sevgiye bırakır ya sizce ?
  • 09-07-2010, 03:20:19
    #2
    Üyeliği durduruldu
    Aşk diye bişey mi vardı ?
    Edebiyat olsun diye söylemiyorum; varlığına inanmıyorum.

    Edit: Allah aşkı başkadır. Haşa, ona sözüm yok.
  • 09-07-2010, 03:21:11
    #3
    SystemMaiN adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aşk diye bişey mi vardı ?
    Edebiyat olsun diye söylemiyorum; varlığına inanmıyorum.

    Edit: Allah aşkı başkadır. Haşa, ona sözüm yok.
    Belki birileri için vardır.

    Edit: şüpesiz ona kimsenin sözü yoktur.
    Gerçekten bir kaç defa tartışgım konulardan biri. onun için cevapları çok merak ediyorum
  • 09-07-2010, 03:27:02
    #4
    Aşk sadece bir takıntılıktır. Yani insan sevdiği kişiyi görünce heyecanlanır felan her insanda böyledir bu sevginin belirtisi herkes buna aşk der. Gerçekten inanmıyorum aşkın varlığına.

    Herşey sevgiye bağlıdır, insan birine aşık olduğunda bile kökü zaten sevgidir yani. Var mı ötesi.
  • 09-07-2010, 03:27:42
    #5
    Sevgi bir ömür süreceğine inandığım ve değer verdiğim çok özel bir duygudur insanlar için. Sevgisiz yaşayamam.

    Aşk, hiçbir derdin yerini tutmayacak acılar yaşatır insana. Kâh heyecan, kâh üzüntü, kâh romantiz ve varolduğu sürece cinsel dürtü... Aşk bitmeye mahkum bir duygudur arkadaşlar.

    İnsanın gözünü kör eden aşk bittiğinde, açılan gözün değdiği yerde sevgi yoksa ayrılırsınız..

    pişman olursunuz...
  • 09-07-2010, 03:28:21
    #6
    Bence sevgi. Bu konuda okuduğum bir makaleden alıntı yapayım izninizle.

    Alıntı
    SEVGİ GEREKLİ, AŞK RİSKLİDİR

    Neredeyse klasik bir münazara konusudur: Evlilikte aşk lâzım mı, değil mi? Beylik bir cevap olarak herkes “Tabiî ki lâzım” der. Oysa bence sevgi şarttır, ama aşk şart değil, hatta risklidir bile. Hemen itiraz etmeyin, önce isimlendirmeyi doğru yapalım. Kullandığım mânâda sevgi, karşısındakine ihtiyacını hissetmek, onunla beraber olmaktan mutluluk duymak, onun eksiklerini de hoş görmektir. Aşk ise ona muhtaç olmak, onsuz olamamak, eksiklerini ise görmemektir. Böyle bir aşk, aslında sağlıksız (gözü kör de denir) bir ruh hâli değil midir? Peki sağlıksız bir duyguyla sağlıklı bir beraberlik nasıl kurulur? Depresyon tedavisinde kullanılan bazı ilaçların abartılı aşk duygularını da azalttığını biliyor muydunuz? Saplantı düzeyindeki aşk, bir hastalık bile sayılabilir aslında. Ama modern çağın klişelerinin dayatmasıyla, çoğu gençler aşk evliliğini en büyük hayalleri olarak kabul ederler. Bu kişilerin çoğu, aşık olduklarında karşılarındaki kişinin eksiklerini, uyumsuz yönlerini görmez, o coşkulu duygunun esiri olup mantığı tamamen bir kenara atarak yanlış evlilikler yaparlar.

    Aşık olmuş birisi için karşısındaki, dünyanın en mükemmel kişisidir, kusursuzdur, onun için yaratılmıştır, o olmazsa hayat boyu mutsuz kalacaktır. Oysa aşk bir duygu ve duygular da geçici olduğu için bir süre sonra aşk küllenmeye başladığında, önceleri görülmeyen yanlışlar göze batmaya başlar. Coşkuyla başlayan ilişki hüsranla biter çoğunlukla. Aslına bakarsanız, aşık olan için bu denli riskler taşıyan bu duygu, aşık olunan kişi için bile çok rahatsız edicidir. Olduğundan büyük görülmek insanı rahatsız etmez mi sizce? İlişkinin doğallığını, davranışların içtenliğini öldürmez mi? Zaten o yüzden değil midir ki, çılgınca aşık olunanlar genellikle aşıklarına karşılık vermez, acı çektirir? “Delice sevdim, ömrümü verdim” diye başlayan şarkılar, “O beni sevmedi, kalbini vermedi” diye devam etmez mi hep?

    Tesadüf değildir bu. Aklı başında hiç kimse, olduğundan büyük görülmek, hak ettiğinden fazla ilgi ve sevgi görmekten mutlu olmaz—kısa süreli bir zevk dışında. Üstelik bu tip gerçekçi olmayan sevgiler, abartılı hayranlıklar, yöneldiği kişinin zihnine “Ben onun zannettiği gibi mükemmel değilim. Öyle olmadığımı fark ettiğinde ne olacak?” tedirginliğini kazır. Böyle seven, sevdiğini zorlu bir cendereye sıkıştırmıştır aslında. Ve göğe çıkaranlar, hayallerinin gerçek olmadığını görünce ortada bir yerde kalamaz, bu kez de yerin dibine batırırlar sevdikleri(!) kişiyi. Büyük beklentiler büyük hayal kırıklıklarını hazırlar. Siz siz olun, eğer karşınızdaki size olduğunuzdan daha fazla kıymet veriyorsa, sizi olduğunuzdan mükemmel görüyorsa, size sırılsıklam aşıksa, uzaklaşın ondan. Dozunca seven, hatalarınızı da gören, ama iyi yönlerinizin hatırına onları affeden, sizden abartılı şeyler beklemeyen, zorlamayan, destekleyen bir sevgi çok daha güzel değil mi?
  • 09-07-2010, 03:30:37
    #7
    WebEngineer adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Aşk sadece bir takıntılıktır. Yani insan sevdiği kişiyi görünce heyecanlanır felan her insanda böyledir bu sevginin belirtisi herkes buna aşk der. Gerçekten inanmıyorum aşkın varlığına.

    Herşey sevgiye bağlıdır, insan birine aşık olduğunda bile kökü zaten sevgidir yani. Var mı ötesi.
    Ama böyle birşey'de var, Kız arkadaşımla 6 yıllık bir birlikteligim var onu çok seviyorum onun için yapamıyacagım şey yok ama ilk günler daha farklıydı hatta yemek bile yiyemezdim müzik dinler paso içerdim görünce elim titret kalbim duracak olurdu ve şuan yine aynı kişi ama bunların hiç biri yok. Ozaman aşıktımda şimdi seviyormuyum
  • 09-07-2010, 03:32:37
    #8
    Sevgi. Aşk bir anlık duygu, bir daha yaşama ümididir.
  • 09-07-2010, 03:33:32
    #9
    teknohaberci adlı üyeden alıntı: mesajı görüntüle
    Sevgi bir ömür süreceğine inandığım ve değer verdiğim çok özel bir duygudur insanlar için. Sevgisiz yaşayamam.

    Aşk, hiçbir derdin yerini tutmayacak acılar yaşatır insana. Kâh heyecan, kâh üzüntü, kâh romantiz ve varolduğu sürece cinsel dürtü... Aşk bitmeye mahkum bir duygudur arkadaşlar.

    İnsanın gözünü kör eden aşk bittiğinde, açılan gözün değdiği yerde sevgi yoksa ayrılırsınız..

    pişman olursunuz...
    Bu işte sorumun cevabı