1. Mustafa Kemal Atatürk
Çünkü bu listedeki insanların çok büyük kısmı devleti yönetmiş veya büyütmüş, Atatürk ise devletin kendisini yeniden tasarlamıştır.
Askerî liderliği zaten tartışmasız biçimde çok yüksek; fakat onu birinci yapan asıl şey savaş sonrası dönemde yaptığı kurumsal dönüşüm. Eğitim, hukuk, yönetim, ekonomi ve toplumsal yapı aynı projenin parçalarıydı. Atatürk dönemindeki reformların kapsamı gerçekten olağanüstü genişti.
Ekonomide de sadece mevcut üretimi sürdürmekle kalmayıp sanayileşmeyi devlet politikası haline getirmesi önemli.
Benim puanlamamda en dengeli profil onda.
2. Fatih Sultan Mehmed
Burada çok az farkla ikinci.
Fatih'in muazzam tarafı şu:
Asker + stratejist + hukukçu + merkeziyetçi devlet kurucusu + bilim ve teknoloji meraklısı + diplomat.
İstanbul'u fethetmesi elbette devasa bir askerî başarı. Ama bundan daha önemlisi, fetih sonrasında İstanbul'u bir imparatorluk başkentine dönüştürmesi ve merkezi devlet yapısını güçlendirmesi.
Fatih'in askerî teknolojiye ve farklı kültürlerden uzmanlara açık olması da onu kendi çağında olağanüstü bir lider yapıyor.
Atatürk ile arasındaki temel fark:
Fatih mevcut Osmanlı'yı imparatorluğa dönüştürdü; Atatürk ise imparatorluğun yıkıntısından bambaşka bir devlet kurdu.
3. II. Mahmud
Bunu özellikle yüksek koyuyorum.
Çünkü II. Mahmud'un yaptığı şey gerçek anlamda sistemik dönüşüm.
1826'da Yeniçeri Ocağı'nı kaldırmak başlı başına devasa bir siyasi riskti. Ardından yeni ordu, merkezî bürokrasi, yeni devlet kurumları ve modern yönetim yapıları oluşturdu.
Üstelik bunu, reform karşıtı güçlerin çok ciddi olduğu bir ortamda yaptı.
II. Mahmud'un en büyük özelliği: Devletin çalışmayan organını değiştirmeye cesaret etmesi.
4. Yavuz Sultan Selim
Burada askerî-stratejik yetenek devreye giriyor.
Yavuz'un sekiz yıllık saltanatı Osmanlı'nın jeopolitik konumunu olağanüstü biçimde değiştirdi.
Doğu Anadolu, Suriye, Mısır ve Hicaz hattında meydana gelen dönüşüm Osmanlı'nın sonraki yüzyıllarını belirledi.
Fakat onu ilk üçe koymamamın nedeni:
Kurumsal ve ekonomik dönüşüm konusunda Fatih, Mahmud ve Atatürk kadar kapsamlı olmaması.
Askerî-stratejik puanı ise olağanüstü yüksek.
5. Kanuni Sultan Süleyman
Kanuni'yi burada görmek bence kaçınılmaz.
Çünkü onun döneminde Osmanlı:
- askerî açıdan dünyanın en güçlü devletlerinden biri,
- diplomatik açıdan Avrupa siyasetinin merkezindeki aktör,
- hukuk ve bürokrasi açısından son derece gelişmiş,
- ekonomik açıdan büyük bir imparatorluk
Kanuni'nin avantajı çok güçlü bir sistemi uzun süre olağanüstü etkin biçimde yönetebilmesi.
Fatih'in önünde olmamasının sebebi ise şu:
Fatih sistemi daha fazla kuran adam; Kanuni ise o sistemi zirveye çıkaran adam.
6. Orhan Gazi
Burada özellikle “devlet inşası” kriteri nedeniyle çok yükseliyor.
Osman Gazi'nin oluşturduğu siyasi çekirdeğin kurumsal bir devlete dönüşmesinde Orhan'ın rolü son derece önemli.
Bursa'nın alınması, Anadolu'daki genişleme, Rumeli'ye geçiş ve askerî-idarî yapıların gelişmesi onun döneminde gerçekleşti.
Dolayısıyla Osmanlı'nın sonraki büyüklüğünün altyapısında Orhan'ın payı çok büyük.
7. Osman Gazi
Osman Gazi'nin en büyük avantajı, ortada henüz gerçek anlamda bir Osmanlı devleti yokken devletin temelini atmasıdır.
Fakat kaynakların erken dönem Osmanlı tarihini sonraki yüzyıllardan aktarması nedeniyle onun kişisel başarılarını değerlendirirken Orhan veya Fatih kadar kesin konuşamayız.
Yine de:
Devlet kuruculuğu açısından ilk sıralarda olması kaçınılmaz.
8. III. Selim
III. Selim'i özellikle bir nedenle çok önemsiyorum:
Tehlikeyi erken gördü.
Avrupa'nın askerî ve teknolojik üstünlüğünün Osmanlı için ciddi bir tehdit haline geldiğini anlayarak Nizam-ı Cedid reformlarını başlattı. Yeni ordu, yeni mali kaynak ve idarî reformlar bu projenin parçalarıydı.
Fakat reformları siyasi olarak sürdüremedi.
Bu yüzden:
Vizyonu çok yüksek, uygulama gücü II. Mahmud'un altında.
9. Pargalı İbrahim Paşa
Burada artık çok güçlü bir sadrazam görüyoruz.
Askerî operasyon, diplomasi, Avrupa siyaseti ve devlet yönetimi konusunda ciddi kapasitesi vardı.
Mısır'daki idari düzenlemeleri de yalnızca saray siyasetinden ibaret olmadığını gösteriyor.
Fakat onu daha yukarı çıkarmıyorum.
Çünkü:
siyasi kariyeri kısa,
iktidarı kişisel güce fazlasıyla bağlı,
kurumsal mirası Fatih veya Mahmud düzeyinde değil,
teknoloji ve ekonomik dönüşüm açısından elimizde onu çok daha yukarı çıkaracak güçlü bir tablo yok.
Dolayısıyla çok yetenekli bir devlet adamı, fakat “tarihin en büyük devlet adamlarından biri” kategorisinde ilk 5'e koymam.
10. Sokullu Mehmed Paşa
Sokullu'yu İbrahim Paşa'nın hemen arkasına koyuyorum.
Neden?
Çünkü Sokullu'nun güçlü olduğu alanlar:
uzun süreli yönetim,
diplomasi,
strateji,
imparatorluk koordinasyonu,
büyük altyapı/jeopolitik projeler,
üç padişah döneminde devlet sürekliliği.
Gerçekten olağanüstü bir sadrazam. 1565–1579 arasında üç padişah döneminde sadrazamlık yaptı.
Ama onu daha yukarı koymamamın nedeni şu:
Sokullu'nun temel başarısı, mevcut Osmanlı devlet mekanizmasını çok iyi işletmesidir.
Benim “devlet adamı” tanımımda ise devletin gelecekteki kapasitesini dönüştürmek daha ağır basıyor.
Bu nedenle Sokullu'nun önüne İbrahim Paşa'yı koymamda ciddi bir sorun görmüyorum, fakat aralarındaki farkın kesin ve ölçülebilir olduğunu da iddia etmiyorum.
