Hatay'da doğdum Hatay'da büyüdüm...
Başlıkta da belirttiğim üzere, üç yıl evvel bugün ailemizle oturduk yemeğimizi yedik, sohbetimizi ettik. Hiç unutmam Galatasaray-Trabzonspor maçı vardı izledik ardından gece yarısı herkes yatağına geçti uyumaya başladı.
Biz de genelde internet üzeri işini yapanlar sabaha kadar sessizlikte çalışırız. Bu saate kadar ayakta olmamın tüm ailemin hayatını kurtaracağını tahmin edemezdim.
Artık biz de işlerimizi bitirip yatmaya hazırlanırken yerin altından boğucu bir ses yükseldi. Dar bir sokakta oturuyordum. Kamyon, tır falan geçiyor diye düşündüm. Tabii ki bu düşünce bir saniye falan sürebildi.
Ardından sarsıntı başladı. Hemen evdekileri uyandırdım. Ama öyle bir sarsıntıydı ki yataktan kalkmalarına müsaade etmiyordu sürekli bir duvara fırlatıyordu.
Avizeler kafamıza düşmeye başladı, diğer yandan kafamızı bulduğumuz örtülerle kapatmaya çalışırken duvarlar patlamaya başladı derken bulunduğum bina üç kat yerin altına çöktü, kapıya doğru koşarken çökmenin etkisiyle kapının kilidinin içeri göçtüğünü gördük. Çelik kapıyı kıramadık. Sadece duvar dibine çökerek ölümü bekledik.
Tozdan kimse kimseyi görmüyordu kendi ailemi dokunarak tanımaya çalışıyordum. Derken artık duvarlarla beraber duvardaki petekler de ayaklarımıza düşmeye başladı, zaten elektrikler kesik. Telefonlar bir taraflara uçmuş flaş namına hiçbir şey yok. İnsanın bir saat önce huzurlu şekilde uyumaya gideceği bir ev paramparça olmuş yağmur suyunu odanın içinde artık kafamızda hisseder duruma gelmiştik. Altıncı katında oturduğum binadan sabaha karşı üçüncü kattan olarak çıkabildik.
Çıktığımızda akrabalarımız, arkadaşlarımız bir saat dayanamadan ölmüştü. Yarına plan yaptıklarımız yoktu. Gelecek ay da marketle uğraşmayalım ya diyerek aldığımız şampuan bile elimizde yoktu. Şehir öyle bir haldeydi ki kuşlar yesin diye atılan ekmekleri yedik, bir şişe bulduğumuz suyu beş tanımadığımız kişiyle paylaştık. Çünkü ayakta kalmamız gerekiyordu. Bu durum birkaç gün sürdü. Çünkü ne bir market ne de milyon paran olsa işe yaramayacak bir durumdu.
Çadırlarda olsun, konteynerda olsun bir şekilde aylarımızı geçirdik.
Ve şimdi üç yıl geçti... Canımız sağ, malı Allah verdi yine verir. Her halimize şükür.
Sizden isteğim şudur ki: Sevdiklerinizi gerçekten sevin. Anneniz, babanız hayattaysa güzel vakitler geçirin. Değil yarın bir dakika sonrasının garantisinin olmadığını ben üç yıl önce anladım.
Yetim kalan, öksüz kalan, bir bacağı olmayan, hala konteynerda kalan o kadar çok kişi var ki. Biz ayağa kalktık şimdi o çocuklara, çalışamayacak durumda olan abilerimize, ailesini kaybeden ablalarımıza elimizden geldiğince yardım ediyoruz. Maddi manevi etmeye de devam edeceğiz.
Bu süreçte internet aracılığıyla tanıştığımız çok kişi hal hatır sordu sürekli, evini ekmeğini paylaşmak isteyenler oldu. Ama birkaç kişi var ki, sadece bize değil tüm memlekete yardımcı olabilmek için uğraştılar.
@SmmXL; Ömer -hala buradakileri unutmaz- , @Kasim; Kasım abimiz kamyonlarla gecesini gündüzüne katarak buralara geldi, @Burti; ve ekibi sağ olsun o durumdaki şehrin internet sorununu çözmek için deprem bölgelerini dolaştılar.
Aklıma gelmeyen isimler, hepinizden Allah razı olsun bugünün yıl dönümünde.
06.02.2026 tarihini ve açılan konuları görünce biraz olsun rahatlamak için paylaşmak istedim, Allah hepinize sağlıklı ömürler versin. Ülkemizi afetlerden korusun.
İyi geceler.
Üç yıl önce neler mi oldu?
13
●388
- 06-02-2026, 00:34:52
- 06-02-2026, 00:37:12Allah bir daha o günleri yaşatmasın Bir yanımız Kar bir yanda arabanın içinde kaloriferi açmışız pencere aç kapa yapmak kuyuduan su içmek saniye başı panikle davranmak hala o travmaları unutamıyorum. Akrabam neredeyse ölecekti. Çok şükür rabbime bugünler hayal gibiydi benim için
- 06-02-2026, 00:40:31Çok acı bir durum gerçekten. Umarım psikolojik olarak açmışsnızdır. Allah bir daha yaşatmasın
- 06-02-2026, 00:53:07Yaşadığım şehirde yıkım olmadı ama insan insanı tanımadı deprem anı trafik karıştı.
Abim o gece evde değil arkadaşında kalmıştı.
Deprem başlayınca hemen beni de kaldırdılar deprem anında dışarı çıkacağız babam eli ayağı titrediğinden kapının açma yerinin 20 cm aşağısında açma yeri arıyordu, en son ben açtım indik aşağı.
Sonrasında aklımıza karedenizli komşumuz geldi ( 70+ yaşlarında sanırım ) oğlu o gece başka ildeydi yukarı çıkıp onu indirdik.
Ama şunu öğrendik bir zorluk 1000 yıllık sevgi yaratabiliyor.
1-2 ay nenemgilde kaldık komşum olan nenemle 1-3 ay önce tanışmıştık sonrasında hala konuşuyoruz.
