Öncelikle Allah kolaylık versin hocam. İnanın ki şu an unutmanız için tek ihtiyacınız olan şey zaman; başka çaresi yok. Ne film ne de spor; bunlar size sadece anlık bir teselli sunar. Eğer barışma imkanınız vb. bir durum varsa barışmayı deneyin; unutmayın ki bu dünya üç günlük; sevin, sevilin. Ona karşı içinizde ne kaldıysa söylemekten asla çekinmeyin. Ayrıca şu zamanda kimsenin sevgisine de (hemen) inanmayın. Gerçekten tek koşulsuz, içten ve gerçek sevgiyi gördüğümüz kişi genelde annemiz oluyor.
Ben bu işlerden çok yorulduğum için sevgili yapmaktan inanın kaçar oldum. Kendimi eğitimime verdim, tezli yüksek lisansa başladım. Akademisyen olmak istiyorum; olana kadar da diğer alternatifleri değerlendiriyorum. Sizi o kadar iyi anlıyorum ki... Zamanında böyle olaylarda arkadaşlarımla sabahlara kadar tartışırdık; 'Acaba şundan mı oldu yoksa bundan mı?' diye. Ama inanın ki tek giden şey zamanım oldu.
Size tavsiyem; geri dönüşü olmasa da son kez içinizde ne varsa söyleyin, dökün ortaya. O barışmak için çabalamıyorsa siz de asla çabalamayın. Büyük bir hata yaptıysa ASLA ikinci bir şans vermeyin. Bu kadar uzun yazmışım; sizin şu anki acınızı iliklerime kadar hissediyorum. Altı yıl emek verilmiş, güzel bir ilişki yaşanmış; gerçekten yazık, çok üzücü bir durum. Ben de benzer şeyler yaşadığım ve tekrar yaşarım diye inanın kızlardan uzak durmaya başladım. Yazan eden oluyor; konuşurken hemen flört aşamasına girmeye kalkınca direkt kaçıyorum. Çünkü onca zaman konuşuyorsun, anında başkasını maddi olarak daha iyisini bulunca gidiyorlar. Seven taraf: '6 yıl az değil, seni çok seviyorum' vs. diyerek kıza neler söylüyor ama kızın 6 yıl gram umurunda bile olmuyor. Çünkü sen gerçekten seviyorsun, 6 yılını vermişsin.
Neyse hocam, inanın ben de ayrılmış kadar üzüldüm; biraz duygusallık da var. Allah kolaylık versin inşallah; ne zaman canınız sıkılırsa yazabilirsiniz. Çünkü sizi çok iyi anlıyorum. Burada bunu bizlerle de paylaşabilirsiniz, bu yasak değil.