Merhaba. Forum içi ve forum dışı sık sık Şeriat hakkında olumsuz söylemlere denk geliyorum ve bunu söyleyenler maalesef bilinçsiz Müslümanlar.
Bir Müslüman olarak bu konuyu açma gereği duydum.
Arkadaşlar, Şeriat dediğimiz şeyin en kısa tanımı şudur: Allah'ın uygun gördüğü sistem.
Bu sosyal yaşantıda da geçerli, devlet yönetiminde de geçerli, ticarette de geçerli. Yani anlayacağınız, bir insanın bütün yaşantısını kapsayan, insanın nasıl yaşaması gerektiğini belirleyen sistemdir.
Bu sistemi belirleyen ise Ahmet, Mehmet ya da X ülkenin yöneticisi değildir. Şeriat sistemi tamamen Allah'a aittir. Bu sistemi uyguladığını öne süren ama aslında uygulamayan, kendi çıkarlarına göre hareket eden kişiler yüzünden Şeriat sistemini yanlış bilmeyin.
Arkadaşlar gerçekten üzülüyorum. Bir Müslüman çıkıyor diyor ki "Şeriat'ten Allah korusun." Yani diyor ki "Allah'ın belirlediği sistemden Allah korusun."
Vallahi üzülüyorum. Dinimizin emir ve yasaklarını yanlış uygulayan kötü kişiler yüzünden Rabbiminiz emrettiği sistemin kötü bir sistem olduğunu söylüyoruz, Allah muhafaza bu dinden çıkmaya sebeptir. Allah'ın emrettiği sistemi reddetmek dinden çıkarır insanı.
Şunun farkındayım. Şimdi Türkiye'ye şeriat gelse, bu yönetim ile olmaz. Çok yanlış kişiler ipe gider, evet bu kadro ile şeriat gelemez ama yine de biz bir Müslüman olarak Şeriat'e, yani Allah'ın belirlediği sisteme biat etmek durumundayız.
Biliyorum ki çoğunluğumuz Müslümanız. Gayrimüslimlere de saygım var ama özellikle Müslüman olanlar, Allah rızası için Şeriat'in ne olduğunu detaylı bir araştırın.
Allah'ın emrettiği ile insanların yaptığını birbirine karıştırıp yanlış hüküm vermeyin.
Şeriat sistemi hakkında
53
●3.360
- 21-01-2026, 11:56:06Teoride söyledikleriniz doğru olabilir. Ancak insanların asıl korktuğu şey, Allah’ın koyduğu ilke ve sistemler değil; bu sistemleri uygulayan insanların kendisidir.
Şeriatın pratikte hiçbir ülkede tam ve adil biçimde uygulanamamasının nedeni de budur. Çünkü uygulayıcı her zaman insandır; insan ise hata yapar, çıkarına göre yorumlar ve gücü suistimal edebilir.
Bugün bir fetva çıkarılır, yarın hukuki ya da dini bir boşluk bulunur. Bunun sonucunda bir bakarsınız aydın ve farklı düşünen insanlar susturulmuş, muhalif sesler ortadan kaldırılmış, kadınların yaşam alanları kısıtlanmış olur.
Dolayısıyla sorun, inançta ya da teoride değil; yetkinin insanın eline geçtiği noktada ortaya çıkan keyfî ve denetimsiz uygulamalardadır.
